Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.És szóla a Pénuel férfiainak is, mondván: Mikor békességben visszatérek, lerontom ezt a tornyot.
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.Et il dit aussi aux gens de Penuel: Quand je reviendrai en paix, je renverserai cette tour.
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.In tudi možem v Penuelu reče: Ko se vrnem v miru, razrušim ta stolp.
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.I řekl obyvatelům Fanuel: Když se navrátím v pokoji, zbořím věži tuto.
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.기드온이 또 브누엘 사람들에게 일러 가로되 내가 평안이 돌아올때에 이 망대를 헐리라 하니라
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.Niin hän sanoi myös Penuelin miehille: "Jahka palaan voittajana, kukistan minä tämän tornin".
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.Por isso falou também aos homens de Penuel, dizendo: Quando eu voltar em paz, derribarei esta torre.
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.Şi a zis şi celor din Penuel: ,,Cînd mă voi întoarce în pace, voi dărîma turnul acesta.``
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.Tedy też powiedział mężom z Fanuel, mówiąc: Gdy się wrócę w pokoju, rozwalę tę wieżę.
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.tiltalte han dem på lignende Måde og sagde: "Når jeg kommer uskadt tilbage, vil jeg nedbryde Borgen her!"
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.Und er sprach auch zu den Leuten zu Pnuel: Komme ich mit Frieden wieder, so will ich diesen Turm zerbrechen.
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.Vậy , người cũng nói với dân Phê-nu-ên rằng : Khi ta trở_về bình_an , ắt sẽ phá_hủy cái tháp nầy .
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.Vậy, người cũng nói với dân Phê-nu-ên rằng: Khi ta trở về bình an, ắt sẽ phá hủy cái tháp nầy.
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.Y él habló también a los de Peniel, diciendo: --Cuando yo regrese en paz, derribaré esta torre
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.А той говори на фануилските мъже, казвайки: Когато се върна с мир, аз ще съборя тая кула.
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.Он сказал и жителям Пенуэла: когда я возвращусь в мире, разрушу башню сию.
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.ויאמר גם לאנשי פנואל לאמר בשובי בשלום אתץ את המגדל הזה׃
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.فكلم ايضا اهل فنوئيل قائلا عند رجوعي بسلام اهدم هذا البرج.
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.他 向 毘 努 伊 勒 人 說 、 我 平 平 安 安 回 來 的 時 候 、 我 必 拆 毀 這 樓
Gidyon onlara, ‹‹Esenlik içinde döndüğüm zaman bu kuleyi yıkacağım›› dedi.他 向 毘努伊 勒人說 、 我 平平安安 回來 的 時候 、 我 必 拆毀這樓
Gövde şekli geleneksel Amerikan tankını yansıtırken, kulesi alışılmadık modern bir görünüme sahiptir.Czołg ma typowo amerykański kadłub, ale konstrukcja jego wieży czołgowej jest wyjątkowo futurystyczna.
Gövde şekli geleneksel Amerikan tankını yansıtırken, kulesi alışılmadık modern bir görünüme sahiptir.Tvar konstrukce odpovídá tradičnímu americkému stylu, věž má však neobyčejně futuristický vzhled.
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)ATALAYAConstellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)TORRE DE VIGIAConstellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)TORRE DI GUARDIAConstellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)Tour de guetConstellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)VAKTTORNConstellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)WACHTTORENConstellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)WACHTURMConstellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)WATCHTOWERConstellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)WATCHTOWERConstellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)WIEŻA STRAŻNICZAConstellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)ΠΥΡΓΟΣ ΠΑΡΑΤΗΡΗΣΗΣConstellation name (optional)
GÖZCÜ KULESİConstellation name (optional)СТОРОЖОВА ВЕЖАConstellation name (optional)
Graham kuleleri, eski Merkez valisiGraham πύργους, πρώην κυβερνήτης του κεντρικού
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Dekat rumah Hamid, terdapat pos penembak jitu.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Dichtbij Hamid's huis, is ook een sluipschutter buitenpost.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.I närheten av Hamids hem,finns det också en utpost för prickskytte.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.In der Nähe von Hamids Haus gibt es auch einen Scharfschützen-Außenposten.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Niedaleko domu Hamida jest również stanowisko snajperów.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Près de la maison de Hamid, se trouve poste de sniper.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.V bližini Hamidovega doma, je tudi ostrostrelska postojanka.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Vicino alla casa di Hamid c"è anche una postazione di cecchini.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.هناك كذلك نقطة تمركز قناصة بجوار منزل حميد.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Aber Malchia, der Sohn Harims, und Hassub, der Sohn Pahath-Moabs, bauten ein andres Stück und den Ofenturm.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.A kõfal másik darabját javítgatá Malkija, Hárim fia és Hassub, a Pahath-Moáb fia, és a kemenczéknek tornyát.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Części zaś drugiej poprawiał Malchyjasz, syn Harymowy, i Hasub, syn Pachatmoabowy, także i wieżę Tannurym.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Druhý diel opravoval Malkiáš, syn Chárimov, a Chaššúb, syn Pachat-moábov, a vežu Pecí.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.Druhý pak díl opravoval Malkiáš syn Charimův, a Chasub syn Pachat Moábův, a věži Tannurim.
Harim oğlu Malkiya ile Pahat-Moav oğlu Haşşuv başka bir bölümü ve Fırınlar Kulesini onardılar.En anden Strækningistandsatte Malkija, Harims Søn, og Hassjub, Pahat-Moabs Søn, hen til Ovntårnet.