kulaklı ile cümle

kulaklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kulaklık girişi 2.5 mm'dir.Installert effekt er 2,5 MW.
Büyük kulaklı devler yeraltında yaşarlar.Disse svermerne lever i høytliggende eikeskoger.
Kulaklık, 2 küçük hoparlörün kullanıcının kulağına yakın yerde durmasını sağlayan bir çevre birimidir.Umum) adalah sepasang pengeras suara kecil yang digunakan sangat dekat dengan telinga.
Google Cardboard kulaklıkları basitdir, düşük maliyetli bileşenlerden oluşturulmuştur.Google Cardboard dibuat secara sederhana dengan menggunakan komponen – komponen dengan harga terjangkau.
Tavşan kulaklı bir şapka giyerek dolaşır.Hiasan rambutnya berupa topi kecil berbentuk telinga kelinci.
Kemik iletim bazı kulaklıklarda kullanılmaktadır.Tulang telinga Berfungsi untuk melindungi bagian dalam telinga.
Temmuz 2008'de Dr. Dre, yüksek performanslı kulaklık markası Beats by Dr. Dre'yi tanıttı.Vào tháng 7 năm 2008, Dr. Dre đã ra mắt một chi nhánh headphone lớn, Beats by Dr. Dre.
Bunun üstünde kulaklık, ışık sensörleri ve ön tarafa bakan bir kamera var.Ở trên là loa nghe, cảm biến ánh sáng, và máy ảnh trước.
HSP profili aracılığıyla kablosuz kulaklık ve kulaklıkları destekler.Nó hỗ trợ tai nghe không dây và tai nghe thông qua các hồ sơ HSP.
Radyoyu kulaklıktan çalma - 24 saate kadardır.Phát sóng 24h/7, phát mới 8h/ngày.
Valve ve HTC kulaklığın seçilen geliştiriciler için ücretsiz olacağını açıkladı.ValveとHTCは、同社が認めた開発者にはViveを無料で提供することをアナウンスした。
Tavşan kulaklı bir şapka giyerek dolaşır.ウサギの耳を模した帽子を被っている。
Fare kulaklı bir şapka takar.ネコ耳の帽子をかぶっている。
Aynı tip konnektöre sahip bir cep telefonu kulaklığı test edildi.携帯電話の通話ボタンも同様の意匠があしらわれているものがある。
Cihaz kulaklık üstündeki tekerleğini kullanarak kalibre edilebilir.可以使用耳机顶部的滚轮校准设备。
Kulaklık, 27 Kasım 2015 tarihinde serbest bırakıldı.该耳机于2015年11月27日发布。
Hollanda lop tavşanı, düşük kulaklı evcil tavşan türüdür.荷蘭垂耳兔則是美國最小的垂耳兔品種。
Kulaklıyı herkes aynı kabdan yer.含生负气皆从同。
Dolichotis, Antik Yunan'da uzun kulaklı (dolichoː ‘uzun’ + ōtː ‘kulak’) anlamına gelir.학명 "돌리코티스"(Dolichotis)는 고대 그리스어로 "긴귀"(from dolicho- ‘long’ + ōt- ‘ear’)를 의미한다.
Valve ve HTC kulaklığın seçilen geliştiriciler için ücretsiz olacağını açıkladı.밸브와 HTC는 그 이후로 헤드셋이 선별된 개발자들에게는 무료일 것이라 발표하였다.
İlk nesil kulaklıklar, orijinal iPod'la birlikte 23 Ekim 2001'de paketlendi.1세대 이어버드는 2001년 10월 23일 오리지널 아이팟에 포장되었다.
Kulak İçi kulaklıklar (İng.(예) 개가 귀를 기울인다.
İlk nesil kulaklıklar, orijinal iPod'la birlikte 23 Ekim 2001'de paketlendi.הדור הראשון של האוזניות הגיע עם הדור הראשון של ה-iPod Classic, ב-23 באוקטובר 2001.
Ses Kaydedici bir mikrofon veya kulaklıktan ses kaydı yapabilir.Sound Recorder може да записва звук от микрофон.
Kulaklık ve mikrofon içerir.Използване на камерата и микрофона.
Cihazın üstünde küçük bir hoparlör, kulaklık çıkışı ve mikrofon bulunmaktadır.Картата съдържа малък микропроцесор и памет.
Telefonun üst kenarında 3,5 mm kulaklık girişi bulunur.Na vrhu se nalazi 3,5 mm ulaz za slušalice.
Tavşan kulaklı bir şapka giyerek dolaşır.Muškarci su nosili jednog morčića u uhu.
İlk nesil kulaklıklar, orijinal iPod'la birlikte 23 Ekim 2001'de paketlendi.Následne ho spoločnosť najala a prvý iPod bol predstavený 23. októbra 2001.
Telefonun üst kenarında 3,5 mm kulaklık girişi bulunur.3,5 mm jack sa nachádza na hornej strane telefónu.
Genellikle iri kulaklı ve uzun burunludurlar.Väčšinou majú dobrý zrak a vynikajúci sluch.
Kemik iletim bazı kulaklıklarda kullanılmaktadır.Fotouporniki se uporabljajo tudi v nekaterih zvočnih kompresorjih.
AirPods Apple tarafından üretilen Bluetooth kulaklıklardır.AirPods on Apple'i poolt toodetavad juhtmevabad Bluetooth-kõrvaklapid.
Kulaklıyı herkes aynı kabdan yer.Okkad paiknevad võrsetel ühekaupa.
Kemik iletim bazı kulaklıklarda kullanılmaktadır.Tsinkõhkelemente kasutatakse nööpelementidena kuuldeaparaatides.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Aber ich wollte ihn nicht durch die Isolation von Menschen erreichen, ohne Ohrenschützer oder so etwas.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Dar nu am vrut să-l fac să izoleze oamenii, fără căşti sau lucruri asemănătoare.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.하지만 사람들을 소음과 떨어뜨려 놓거나 귀마개나 그런 비슷한 걸 만들고 싶지는 않았습니다.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Mais je n'ai pas voulu qu'il le fasse en isolant les gens, avec des cache-oreilles ou ce genre de choses.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Ma non ho voluto farlo isolando le persone, con dei paraorecchie o cose simili
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Nie chiałem jednak osiągnąc tego poprzez izolację, bez użycia nauszników i tego typu rzeczy.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Pero no quise hacerlo para aislar a las personas, sin EMF (campos electromagnéticos) o ese tipo de cosas.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Αλλά δεν ήθελα να το κάνω απομονώνοντας τους ανθρώπους ή με ωτοασπίδες ή παρόμοια πράγματα.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Но искам да го направя без изолиране на хората, без слушалки и такива неща.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Но мне не хотелось добиваться этого, изолируя людей, мне не нравятся затычки для ушей и тому подобное.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.אבל לא רציתי לעשות זאת ע"י בידוד אנשים, ללא מחממי אוזניים או סוג כזה של דברים.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.لكني لم أرد أن أصنعه بأن أعزل الأشخاص ، بدون سدادات الأذن وما شابهها.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.耳をヘッドフォンで覆ったり 複雑な技術を使うのではなく 複雑な技術を使うのではなく
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.Aber wenn Sie das nicht haben, können Sie vielleicht über Kopfhörer hören.
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.Dar dacă nu ai, poți să asculți la căști.
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.Ewentualnie możecie użyć zwykłych słuchawek.
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.고음질 서라운드 기기가 없다면, 헤드폰으로 들으시면 됩니다.
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.Maar als je het niet hebt, probeer dan een hoofdtelefoon.
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.Mais si vous n'avez pas ça, peut-être vous pouvez écouter dans votre casque.
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.Ma se non ce l'avete, forse potete ascoltarlo nelle vostre cuffie.
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.Nếu không, bạn có thể nghe bằng tai nghe.
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.Pero si no lo tienen, podrían escucharlo con auriculares.
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.Но ако нямате това, вероятно можете да слушате на вашите слушалки.
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.Но если у вас нет такой возможности, может вы можете взять ваши наушники.
Ama eğer o yoksa, belki kulaklıklarınızdan da dinleyebilrisiniz.אך אם אין לכם את זה, אולי תוכלו להאזין באוזניות שלכם.

İlgili Sayfalar