kulaklı ile cümle
kulaklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ona CD çalar ve kulaklık versek olmaz mı?¿No le podemos dar un walkman?
Ona CD çalar ve kulaklık versek olmaz mı?А хіба не можна було дати їй плеєр і навушники?
Ona CD çalar ve kulaklık versek olmaz mı?ألا يمكن أنعطيها مشغل السي دي و سماعات أذن
Popoff'a ne yapacağını karısı söylüyordu. Kablosuz bir kulaklığı vardı.Popoff era ? da sua moglie attraverso un auricolare senza fili.
Popoff'a ne yapacağını karısı söylüyordu. Kablosuz bir kulaklığı vardı.Popoff estabá siendo informado por su esposa a través de un auricular inalámbrico.
Popoff'a ne yapacağını karısı söylüyordu. Kablosuz bir kulaklığı vardı.Ο Popoff έπαιρνε πληροφορίες από την γυναίκα του μέσω ενός ασύρματου ακουστικόυ.
Popoff'a ne yapacağını karısı söylüyordu. Kablosuz bir kulaklığı vardı.Попов се свързваше с жена си чрез безжична телефонна слушалка.
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.Csak fel kellett vennem a fülhallgatót és figyelni, hogy mit vesz fel.
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.Det är bara sätta på dig hörlurarna och lyssna till det som det spelas in.
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.Es sólo ponerse los audífonos y escuchar como se está grabando.
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.Es sólo ponerse los audífonos y escuchar como se está grabando.
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.Ik deed gewoon de hoofdtelefoon op en luisterde naar het geluid dat opgenomen werd.
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.Jen si dát sluchátka a poslouchat jak se to nahrává.
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.Panet vain kuulokkeet päähäsi ja kuuntelet, kun se nauhoittaa.
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.Setz einfach die Kopfhörer auf und hör dir an was aufgenommen wird.
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.Zakładasz słuchawki i słuchasz tego co jest w danej chwili nagrywane.
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.Απλά βάζεις τα ακουστικά και ακούς καθώς ηχογραφεί.
Sadece kulaklığı takıp, kaydettiklerini dinleyecektim.Само ставите слушалица и слушате оно што се снима.
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR dakiHanno fatto un servizio sulla radio nazionale secondo cui questi ICD
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR daki ICD lerin performansları engellenebiliyor.Existoval dokonca typ kardiostimulátora, ktorého činnosť sa narušila priložením obyčajných slúchadiel.
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR daki ICD lerin performansları engellenebiliyor.Na NPR ukazał się artykuł o tym, że można zakłócić działanie ICD, przykładając do niego słuchawki.
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR daki ICD lerin performansları engellenebiliyor.S-a discutat la radio că dispozitivele ICD ar putea fi bruiate prin simpla apropiere a unor căști.
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR daki실제로 제세동기 위에 단순히 헤드폰을 올려놓아 작동을 방해한 사례가
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR dakiברדיו הציבורי שודרה כתבה והסתבר שבכמה משתלי היפוך הפרפורים הביצועים עלולים להשתבש
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR dakiكان هناك تقرير على "ان بي آر" أن بعض منظمات ضربات القلب تلك من الممكن تشويش أدائها
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR dakiイヤホンを近づけるだけで ICDの機能に影響があるというものでした
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Credo che praticamente ci siano questi ragazzi in India con le cuffiette ed il microfono, che ascoltano.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Cred practic ca seamana cu acei tipi din India cu casti, ii stiti, care asculta.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Creo que básicamente hay gente en India con audífonos, escuchando.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Domyślam się, że transkrypcję wiadomości głosowych robią pracownicy w Indiach.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Im Grunde genommen sind es wahrscheinlich diese Typen aus Indien mit Headsets, die rein hören.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Je crois que c'est comme ces personnes en Inde, équipées de casque, et qui écoutent.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.글쎄요, 저는 이 회사의 서비스 담당자들이 인도에서 서비스를 수행한다고 생각합니다.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Tôi nghĩ về cơ bản những anh chàng Ấn với tai nghe đang nghe cuộc hội thoại vậy
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Volgens mij zijn het mensen in India met koptelefoons die meeluisteren.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.Знаете, думаю, там просто слушают ребята в наушниках в Индии.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.אני חושב, בעיקרון, שאלו החבר'ה האלו בהודו עם אוזניות, אתם יודעים, שמקשיבים.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.اعتقد ان اؤلئك الموظفين في الهند يضعون سماعات الراس, تعلمون ما اعني, ويستمعون.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.このように考えるのは
Son model kulaklıklar.Earphones ayng sebelumnya.
Son model kulaklıklar.첨단 이어폰으로 교체한 거 결재 올릴 때
Son model kulaklıklar.Los últimos audífonos.
Son model kulaklıklar. Onlara sen onay verdin.السماعات الأخيرة قمت بالتوقيع عليها
Son model kulaklıklar.Os últimos fones de ouvido.
Son model kulaklıklar.Остання модифікація навушників.
Steve, bana bir iyilik yapar mısın? Kulaklıkla dinleyip, seviyelere benim için bakar mısın?Kan du bara lyssna på burkar, titta på nivåerna för mig?
- Tangles! Kulaklıkta ne duydun?Co takiego usłyszałeś w słuchawkach?
- Tangles! Kulaklıkta ne duydun?Mitä sinä kuulit kuulokkeista?
- Tangles! Kulaklıkta ne duydun? Tangles!¿Qué oíste en los audífonos? - ¡Tangles! - ¿Nos estará jodiendo?
- Tangles! - Kulaklıkta ne duydun? - Tangles!¡Tangles! - ¿Qué oíste en los audífonos? - ¡Tangles!
- Tangles! - Kulaklıkta ne duydun?Шта си то чуо са слушалицама?
- Tangles! Kulaklıkta ne duydun?Шта си то чуо са слушалицама?
Telefon kulaklığı.Auricolari del telefono.
Telefon kulaklığı.Des écouteurs.
Telefon kulaklığı.Ein Headset fürs Telefon.
Telefon kulaklığı.Headset till telefonen.
Telefon kulaklığı.Headset til telefon.
Telefon kulaklığı.이건 전화기 헤드셋이에요.
Telefon kulaklığı.Puhelimen kuulokkeet.
Telefon kulaklığı.Telefoniczny zestaw słuchawkowy.