Ana içeriğe geç
Sözlük

kula ile cümle

kula kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ben ona kulak asmadım.Я не звернув на нього уваги.
Valar’ın onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı.Nakonec však byli uklidnění jejich rabínem, který jim připomněl zmíněné verše.
Kulakları; gözleri kadardır.Nad nimi je umístěno zářící Boží oko.
Özellikle kulaklarında bulunur.Jenže mě to spíš tahá za uši.
Ancak bütün kasabaya kulaktan kulağa yayılır ve herkes inanır.Ať to slyší celý Izrael a bojí se.
Çoğunlukla gözlerinin ve kulaklarının arkasında beyaz bir benek bulunur.Občas se za okem a na vnitřním okraji uší objeví bílá skvrna.
AirPods Apple tarafından üretilen Bluetooth kulaklıklardır.AirPods jsou bezdrátová Bluetooth sluchátka vyrobená společností Apple Inc.
Kulak arkasında sigarayla dolaşır.Téměř neustále má za uchem nedokouřenou cigaretu.
Ama Isildur buna kulak asmamıştır.Salieri mu to nikdy nezapomněl.
Kulaklar: Orta büyüklükte, sarkık, üçgen şeklindedir.Uši střední velikosti, trojúhelníkového tvaru.
Sensei's Library'de Kulak Kızartan OyunSeznam hráčů go Profil na Sensei's Library (en)
Çok küçük bir çocukken geçirdiği ateşli bir hastalık sonucu bir kulağı duyma yeteneğini kaybetmiştir.Jako ještě velmi malé dítě prodělal horečku, jejímž následkem ohluchl na jedno ucho.
Genelde kulak çubuğu ile temizlenir.Pravidelné čištění uší je nutnost.
Erginleri konakçının yalnızca kulaklarına saldırır.Za stromy najde pouze jeho utržené ucho.
Kediler mükemmel bir kulağa sahiptirler.Žraloci mají výborný sluch.
Kulak püskülleri bulunmaz.Není viditelný ušní bubínek.
Uzun kulakları vardır.Má výrazné uši.
Balıklarda dış ve orta kulak yoktur.Ryby mají vnitřní ucho, postrádají však vnější i střední ucho.
Kulakları kesilmişti.Uši jsou zakulacené.
Adını büyük kulaklarının katır kulaklarına benzemesinden alır.Své jméno získal díky svým velkým uším.
Kulakları, en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır.Nepřehlédnutelné jsou jeho velké uši, které jsou schopny zachytit i ten nejslabší zvuk.
Kulakepçeleri büyüktür.Ušní bubínky jsou velké.
Diğer önemli fark kulaklarının büyüklükleridir.Hlavní rozdíl mezi nimi byli pouze vztyčené uši.
Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır.Vnukovi únosci uřízli ucho.
Aşil Operasyonu 30 Mayıs 2007'de bitti ve hemen ertesi gece bunu Lastay Kulang Operasyonu izledi.Operace Achilles oficiálně skončila 30. května 2007 a byla následována operací Rukojeť krumpáče.
Hızır eski kulağı kesiklerdendir, her şeyi duyar.Jindy má dlouhé uši, aby vše slyšela.
Siyah bir maske üzerine yana eğik bir külah giyer ve tahtadan bir kılıç taşır.Přes jedno oko nosí černou pásku a kouří.
Büyük hassas kulakları, uçmasını sağlayamayacak kadar küçük kanatları vardır.Samička má štít světle hnědý a kratší křídla, která ji neumožňují létat.
Dedem ve anneannemin anlattığı masal ve öyküler hâlâ kulaklarımda.Čas a prostor pohádkové idyly v Babičce.
"Kulak kızartan" hamle.Po každém bitu „naslouchá“.
Kulağa geldiği gibi kolay değildi.Ovšem není to tak jednoduché, jak by se mohlo zdát.
Ancak hayranları için Homer'ı çizerken kulağı "G" şeklinde çizmeye devam etmektedir.Pokud ovšem kreslí ucho pro fanoušky, tak stále Homera kreslí s uchem jako písmeno G.
Telefonun üst kenarında 3,5 mm kulaklık girişi bulunur.3,5 mm jack se nachází na horní straně telefonu.
İyinin kötüyü yendiği efsaneler, kehanetler kulaktan kulağa yayılır.Opakem sebenaplňujícího se proroctví je proroctví sebemařící se.
Adobe kulanıcıları resim indirmek ve yüklemek zorunda değildir.Půdopokryvné rostliny nemusíte sekat ani plít!
Açık kulaklarım var.Mají špičaté uši.
Kulakları da biraz daha belirgindir.Jejich zobák je o něco silnější.
Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar.Pomáhá udržet hlavu a uši v teple.
Bu çalışmalar 2006 yılından itibaren Fikri Kulakoğlu tarafından yürütülmektedir.V noci je pro zvýraznění od roku 2006 nasvícena.
Yabani tavşana göre daha küçük olan kulaklarının ucunda benekler vardır.A podle původního konceptu měly skrývat králičí uši.
Yarasaların kulakları çoğunlukla çok büyük ve kıvrımlıdır.Zranění zápěstí jsou tak velmi častá a nebezpečná.
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.Uši má v poměru k hlavě dosti malé.
Gözleri ve kulakları küçüktür.Oči i uši jsou malé.
Bedeni, gözü ve(ya) kulağı yoğun olarak yoran işler.El v-a creat voua auzul, văzul și inimile.
Kahrolası, kulağa hoş geliyor, onu küçük canavalara yaptık."La naiba, sună așa de bine, am făcut-o, mici monștrii”.
Gilgamesh, babası bir tür hayalet ve Kulaba’nın lordudur: 126 yıl.Ghilgameș, al cărui tată a fost o "fantomă", lord de Kulaba: 126 ani.
Yuvarlak kulakları iyi işitmesini sağlar ve orta kulağı iyi gelişmiştir.Aude bine din cauza urechilor sale rotunde, urechea sa medie fiind bine dezvoltată.
Diğer önemli fark kulaklarının büyüklükleridir.Una din caracterisitici este dimensiunea mare a urechilor.
Gözleri ve kulakları küçüktür.Ochii și urechile mici.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Elefanții vor încerca să pară mai amenințători prin ridicarea capului și întinderea urechilor.
Kulakları kesilmişti.Urechile sunt ascuțite.
Çığlık atarken dudaklar ve kulaklar geriye doğru çekilir.În timpul strigătelor, buzele se retrag și urechile sunt aduse înapoi.
Kulakları, en küçük hışırtıyı işitebilecek duyarlıktadır.Sensibilitatea lor e uimitoare, pot detecta cele mai mici vibrații.
Buna karşılık en yüksek rakımlı noktası Kula Kangri'nin zirvesi olup tam 7.553 m'dir.Cel mai înalt punct este vârful Kula Kangri, cu 7554 m.
Ses-ötesi ya da ultra sound, insan kulağının duyamayacağı çok yüksek frekanstaki seslere verilen addır.Senzorul de mișcare cu ultrasunete emite unde sonore de frecvențe înalte nepercetibile de auzul uman.
Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar.Pavilioanele mari ale urechilor ajută la controlul temperaturii corpului.
Kulak zarı; dış kulak ile orta kulağı birbirinden ayırır.Timpanul este membrana care desparte urechea externă de urechea mijlocie.
Büyük kulaklı devler yeraltında yaşarlar.Larvele de tăuni trăiesc în sol umed.
Dedem ve anneannemin anlattığı masal ve öyküler hâlâ kulaklarımda.Mama și bunica rămân șocate de cele văzute și auzite.
Bu kulağa çok hoş geliyordu.Sună numai bine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod