kulağın ile cümle
kulağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çince konuşan biri temel olarak, İngilizce konuşan birinin kulağına tuhaf gelebilecek şeyler söyleyebilir.中国語なら大丈夫です 過去でも現在でも未来でも "It rain" と言って構いません
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Det ena krafsade på ena änden av pinnen, det andra barnet lyssnade på andra änden.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Det ene kradsede på pindens ende, et andet barn lyttede i den anden ende.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Een krabde aan het eind van de stok, het ander luisterde aan de andere kant.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Egyikük a bot végét babrálta, a másik a bot túlsó végén hallgatózott.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Eins kratzte am einen Ende des Stocks, das andere lauschte am anderen Ende.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Jedno drapało koniec kijka, a drugie dziecko słuchało na drugim końcu.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Jedno škrábalo na konec tyčky a to druhé poslouchalo na druhém konci.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.한 아이가 막대의 끝을 긁고 있었고 다른 아이는 반대편에서 듣고 있었습니다
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.L'un grattait le bout du bâton, un autre enfant écoutait à l'autre bout.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Một em cào một đầu của cái gậy, và em kia lắng nghe ở đầu bên kia.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Uma estava a raspar numa das pontas do pau, e a outra criança ouvia na outra ponta.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Uno di loro percuoteva un'estremità del bastone, e l'altro poggiava all'orecchio l'altra estremità.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Uno raspaba un extremo del palo mientras el otro niño escuchaba en el otro extremo.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Unul zgâria la un capăt al băţului celălalt copil asculta la celălalt capăt al băţului.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Yang satu menggores ujung tongkat itu dan anak lain mendengar pada ujung satunya.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Το ένα παιδί ΄γρατζούνιζε' το ένα άκρο, το άλλο άκουγε από την άλλη άκρη.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Едното дращело по края на една пръчка, а другото слушало с другия край на пръчката.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.Один скрёб конец палки, а второй приложил ухо к другому ее концу.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.אחד גירד את קצה המקל והאחר האזין בקצה השני.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.وكان واحداً منهما يخدش نهاية العصا والآخر يستمع بالطرف الآخر.
Çocuklardan biri sopanın bir ucunu tırnaklarken diğeri sopanın öbür ucuna kulağını dayamış dinlemektedir.もう一人が別の端っこで音を聞いていました ラエンネックは思いつきました
Çünkü eğer kulağınıza daha kaliteli ses geliyorsa, sesi daha kısık dinleyebilirsiniz.כי כשמקבלים לתוך האוזניים צלילים באיכות טובה יותר, אפשר לרדת בכמות.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Bunyi-bunyi dahsyat memekakkan telinganya; di saat yang aman perampok datang menyerangnya
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.félelem hangja [cseng] az õ füleiben; a békesség [ide]jén tör rá a pusztító!
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Głos straszliwy brzmi w uszach jego, że czasu pokoju pustoszący przypadnie nań.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Groze glas mu doni po ušesih; ko je mir, prihruje naj pogubnik;
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Hlas strachov zavznieva v jeho ušiach; v čas pokoja prijde na neho zhubca.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Kauhun äänet kuuluvat hänen korvissansa, keskellä rauhaakin hänet yllättää hävittäjä.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.그 귀에는 놀라운 소리가 들리고 그 형통할 때에 멸망시키는 자가 그에게 임하리니
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.La voix de la terreur retentit à ses oreilles; Au sein de la paix, le dévastateur va fondre sur lui;
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.O sonido de terrores está nos seus ouvidos; na prosperidade lhe sobrevém o assolador.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Rædselslyde fylder hans Ører, midt under Fred er Hærgeren over ham;
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Redselstoner lyder i hans ører; midt i freden kommer ødeleggeren over ham.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Skräckröster ljuda i hans öron; när han är som tryggast, kommer förhärjaren över honom.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Tiếng hoảng kinh vang nơi lỗ tai người ; Ðương chừng lợi đặt , bẻ phá_hoại sẽ xông vào người .
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Tiếng hoảng kinh vang nơi lỗ tai người; Ðương chừng lợi đặt, bẻ phá hoại sẽ xông vào người.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Ţipete de spaimă răsună la urechile lui: În mijlocul fericirii lui, pustiitorul se va arunca asupra lui.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Voces de espanto resuenan en sus oídos; y aun en la paz vendrá su destructor
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Voci di spavento gli risuonano agli orecchi e in piena pace si vede assalito dal predone
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Was er hört, das schreckt ihn; und wenn's gleich Friede ist, fürchtet er sich, der Verderber komme,
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Zvuk strachu jest v uších jeho, že i v čas pokoje zhoubce připadne na něj.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Ηχος φοβου ειναι εις τα ωτα αυτου εν μεσω ειρηνης θελει επελθει επ' αυτον ο εξολοθρευτης.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.звук ужасов в ушах его; среди мира идет на него губитель.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.Ужасни гласове има в ушите му, Че като е в спокойствие ще го нападне изтребителят;
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.קול פחדים באזניו בשלום שודד יבואנו׃
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.صوت رعوب في اذنيه في ساعة سلام ياتيه المخرب.
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.驚 嚇 的 聲 音 常 在 他 耳 中 . 在 平 安 時 搶 奪 的 必 臨 到 他 那 裡
Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Esenlik içindeyken soyguncunun saldırısına uğrar.驚嚇 的 聲音 常在 他 耳 中 . 在 平安 時搶奪 的 必臨 到 他 那裡
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Bolesť zubov," povedal pán Marvel, a položil mu ruku k uchu.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Bolest zubů," řekl pan Marvel, a položil mu ruku k uchu.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Ból zęba," powiedział pan Marvel i włożył rękę do ucha.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Đau răng", ông Marvel, và đặt tay mình vào tai của mình.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Dolor de muelas", dijo el señor Marvel, y puso su mano en la oreja.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Dor de dente", disse Marvel, e colocar a mão na orelha.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Dureri dentare," a declarat domnul Marvel, şi a pus mâna la ureche.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Kiespijn," zei de heer Marvel, en legde zijn hand naar zijn oor.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak.'치통'미스터 마블 말했다 그의 귀에 손을 넣어.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Mal di denti", ha dichiarato Marvel, e mise la mano all'orecchio.
"Diş ağrısı," dedi Mr. Marvel ve elini kulağına koymak."Maux de dents", a déclaré M. Marvel, et porta la main à son oreille.