kulağın ile cümle
kulağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Il baissa l'oreille à mes plaintes - Pas plus la baleine ne m'a confiner.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Inclinou seu ouvido para as minhas queixas - Não há mais a baleia fez-me limitar.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.그는 나의 불만 귀를를 숙이고 - 더 이상 고래 나를 한정하지 않았다.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Ő meghajolt fülét a panaszok - Nincs több a bálna volt számomra korlátozódik.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Ông cúi tai của mình để khiếu nại của tôi - Không có nhiều cá voi đã làm tôi hạn chế.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.On priklonil uho na moje pritožbe - Nič več kita pa me omejujejo.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Se înclină urechea la plângerile mele - Nu mai mult de balene m-au limitat.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Se inclinó su oído a mis quejas - No más que la ballena no me limita.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Skłonił ucha na moje skargi - nie więcej wieloryba nie mnie ograniczać.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Sklonil ucho k mé stížnosti - Žádné další velryba se mi omezit.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Sklonil ucho k mojej sťažnosti - Žiadne ďalšie veľryba sa mi obmedziť.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Υποκλίθηκε αυτί του για τις καταγγελίες μου - Δεν υπάρχει πλέον η φάλαινα δεν με περιορίζει.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Він вклонився йому на вухо, щоб мої скарги - Немає більше кита зробив мені обмежитися.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Он поклонился ему на ухо, чтобы мои жалобы - Нет больше кита сделал мне ограничиться.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.Той наведе ухото ми оплаквания - Не повече кита не ме ограничава.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.הוא הרכין את אוזנו התלונות שלי - אין יותר את הלוויתן עשה לי להגביל.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz.انحنى له أذنه لانشغالاتي -- لا أكثر الحوت لم تقصر معي.
O benim şikayetlerim kulağına eğildi - Daha fazla balina beni sınırlamaz."速さで彼は負担輝くイルカの場合と同様に、私の救済に飛んだ;
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Anakku, jika engkau tak mau belajar lagi, engkau akan lupa apa yang sudah kaupelajari
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Cessa, filho meu, de ouvir a instrução, e logo te desviarás das palavras do conhecimento.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Cesse, mon fils, d`écouter l`instruction, Si c`est pour t`éloigner des paroles de la science.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Figlio mio, cessa pure di ascoltare l'istruzione, se vuoi allontanarti dalle parole della sapienza
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Hijo mío, deja de atender la enseñanza que te hace divagar de las palabras del conocimiento
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Hỡi con , hãy thôi nghe sự khuyên dạy Khiến cho con lầm_lạc cách xa các lời tri_thức .
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Hỡi con, hãy thôi nghe sự khuyên dạy Khiến cho con lầm lạc cách xa các lời tri thức.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Hold op, min sønn, med å høre på formaning, når du allikevel bare forviller dig bort fra kunnskaps ord!
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Hør op, min Søn, med at høre på Tugt og så fare vild fra Kundskabsord.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Încetează, fiule, să mai asculţi învăţătura, dacă ea te depărtează de învăţăturile înţelepte. -
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Jos herkeät, poikani, kuulemasta kuritusta, niin eksyt pois tiedon sanoista.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.내 아들아 지식의 말씀에서 떠나게 하는 교훈을 듣지 말지니라
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Laß ab, mein Sohn, zu hören die Zucht, und doch abzuirren von vernünftiger Lehre.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Mijn zoon, als je toch niet van plan bent om verstandige raad op te volgen, luister dan maar helemaal niet.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Min son, om du icke vill höra tuktan, så far du vilse från de ord som giva kunskap.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Nehaj, sin moj, poslušati pouk, in zablodiš od besed znanja.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Prestaň, môj synu, prestaň poslúchať naučenie, ktoré vedie k tomu, aby si zablúdil od slov známosti.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Přestaň, synu můj, poslouchati učení, kteréž od řečí rozumných odvozuje.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Synu mój! przestaó słuchać nauki, któraby cię odwodziła od mów rozumnych.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.ünjél meg, fiam, hallgatni az olyan tanítást, [mely téged arra visz], hogy a bölcseségnek igéjétõl eltévedj.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Παυσον, υιε μου, να ακουης διδασκαλιαν παρεκτρεπουσαν απο των λογων της γνωσεως.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Перестань, сын мой, слушать внушения об уклонении от изречений разума.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.Престани, сине мой, да слушаш съвети, Които те отклоняват от мъдростта.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.חדל בני לשמע מוסר לשגות מאמרי דעת׃
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.كف يا ابني عن استماع التعليم للضلالة عن كلام المعرفة.
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.我 兒 、 不 可 聽 了 教 訓 、 而 又 偏 離 知 識 的 言 語
Oğlum, uyarılara kulağını tıkarsan, Bilgi kaynağı sözlerden saparsın.我兒 、 不 可 聽 了 教訓 、 而 又 偏 離知識 的 言語
Oldukça Düşesi bu kez unutmuştu ve o biraz şaşırdı onun sesi onun kulağına yakın duydum.Dia sudah cukup lupa Duchess saat ini, dan agak terkejut ketika dia mendengar suaranya dekat telinganya.
Oldukça Düşesi bu kez unutmuştu ve o biraz şaşırdı onun sesi onun kulağına yakın duydum.그녀는 꽤 이번에 의한 공작 부인 까맣게 잊고, 그리고 때 조금 놀랐습 그녀의 목소리 그녀 귀 가까이에 들었어요. '뭔가에 대해 생각하고, 내 사랑,
Oldukça Düşesi bu kez unutmuştu ve o biraz şaşırdı onun sesi onun kulağına yakın duydum.Mala úplne zabudol vojvodkyňa do tejto doby, a bol trochu prekvapený, keď počul jej hlas tesne pri jej uchu.
Oldukça Düşesi bu kez unutmuştu ve o biraz şaşırdı onun sesi onun kulağına yakın duydum.Volt elég elfelejtette a hercegnő ekkor, és egy kicsit megijedt, amikor hallotta a hangját közel fülébe.
Oldukça Düşesi bu kez unutmuştu ve o biraz şaşırdı onun sesi onun kulağına yakın duydum.Вона зовсім забув герцогині до цього часу, і був трохи вражений, коли вона почув її голос, близько до її вуха.
Oldukça Düşesi bu kez unutmuştu ve o biraz şaşırdı onun sesi onun kulağına yakın duydum.Тя бе напълно забравена херцогинята по това време, и е малко изумен, когато тя чу гласа си близо до ухото си.
Oldukça Düşesi bu kez unutmuştu ve o biraz şaşırdı onun sesi onun kulağına yakın duydum.彼女の声は彼女の耳に近い聞いた。 "あなたは何かについて考えている、私の愛する、 それはあなたが話すことを忘れないことができます。
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Azt mondta, szerette volna megtartani a haverjai, hogy Soha bit valaki fülébe elvből.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Dia mengatakan dia ingin tetap teman-temannya, sehingga tidak pernah sedikit pun ear seseorang pada prinsip.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.El a spus că vrea să păstreze amicii lui, aşa niciodată biţi ureche una pe principiu.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Er sagte, er wolle seine Kumpels zu halten, so nie etwas einem Ohr aus Prinzip.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Ha detto che voleva mantenere i suoi amici, in modo da non po 'l'orecchio di qualcuno per principio.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Han sade att han ville hålla hans kompisar, så aldrig lite någon öra av princip.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Han sagde, at han ville beholde hans venner, så aldrig lidt nogen øre principielt.
O onun arkadaşı tutmak istediğini söyledi, bu yüzden prensip olarak herhangi birinin kulağına biraz asla.Hän sanoi haluavansa pitää hänen kaverukset, niin koskaan bittinen tahansa korvaan periaatteessa.