kulağı ile cümle

kulağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Ein hörend Ohr und sehend Auge, die macht beide der HERR.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.El oído que oye y el ojo que ve, ambas cosas ha hecho Jehovah
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.듣는 귀와 보는 눈은 다 여호와의 지으신 것이니라
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Kuulevan korvan ja näkevän silmän - molemmat on Herra luonut.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.L'orecchio che ascolta e l'occhio che vede: l'uno e l'altro ha fatto il Signore
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.L`oreille qui entend, et l`oeil qui voit, C`est l`Éternel qui les a faits l`un et l`autre.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.O ouvido que ouve, e o olho que vê, o Senhor os fez a ambos.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Örat, som hör, och ögat, som ser, det ena som det andra har HERREN gjort.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Øret, der hører, og Øjet, der ser, HERREN skabte dem begge.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Tai để nghe , mắt để thấy , Ðức_Giê - hô-va đã làm ra cả hai .
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Tai để nghe, mắt để thấy, Ðức Giê-hô-va đã làm ra cả hai.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Telinga untuk mendengar dan mata untuk memandang, kedua-duanya Tuhanlah yang menciptakan
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Ucho, kteréž slyší, a oko, kteréž vidí, obé to učinil Hospodin.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Ucho, ktoré čuje, a oko, ktoré vidí, to oboje učinil Hospodin.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Ucho, które słyszy, i oko, które widzi, Pan to oboje uczynił.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Uho, ki sliši, in oko, ki vidi, GOSPOD je oboje enako naredil.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Urechea care aude, şi ochiul care vede, şi pe una şi pe celalt, Domnul le -a făcut. -
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Το ωτιον ακουει και ο οφθαλμος βλεπει αλλ' ο Κυριος εκαμεν αμφοτερα.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Слушащото ухо и гледащото око, Господ е направил и двете.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.Ухо слышащее и глаз видящий – и то и другое создал Господь.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.אזן שמעת ועין ראה יהוה עשה גם שניהם׃
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.الاذن السامعة والعين الباصرة الرب صنعهما كلتيهما.
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.能 聽 的 耳 、 能 看 的 眼 、 都 是 耶 和 華 所 造 的
İşiten kulağı da gören gözü de RAB yaratmıştır.能 聽 的 耳 、 能看 的 眼 、 都 是 耶和華 所 造 的
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Aj, všecko to vidělo oko mé, slyšelo ucho mé, a srozumělo tomu.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Ecco, tutto questo ha visto il mio occhio, l'ha udito il mio orecchio e l'ha compreso
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Eis que os meus olhos viram tudo isto, e os meus ouvidos o ouviram e entenderam.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Glejte, to vse je videlo moje oko, slišalo je moje uho in je razumelo.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.He aquí que todo esto han visto mis ojos; mis oídos lo han escuchado y entendido
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Hľa, všetko to videlo moje oko, počulo moje ucho a porozumelo tomu.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Iată, ochiul meu a văzut toate acestea, urechea mea a auzit şi a luat seama.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Ímé, mindezeket látta az én szemem, hallotta az én fülem és megértette.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Ja, alltsammans har mitt öga sett, mitt öra har hört det och nogsamt givit akt.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı."Katso, kaikkea tätä on silmäni nähnyt, korvani kuullut ja sitä tarkannut.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.나의 눈이 이것을 다 보았고 나의 귀가 이것을 듣고 통달하였느니라
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Nầy , mắt ta đã thấy các điều đó , Tai ta có nghe và hiểu đến .
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Nầy, mắt ta đã thấy các điều đó, Tai ta có nghe và hiểu đến.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Oto te wszystkie rzeczy widziało oko moje, słyszało ucho moje, i zrozumiało.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Se, alt sammen har mitt øie sett, mitt øre hørt og merket sig.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Se, mit Øje har skuet alt dette, mit Øre har hørt og mærket sig det;
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Semuanya itu pernah kulihat dan kudengar sendiri, dan sungguh-sungguh kufahami
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Siehe, das alles hat mein Auge gesehen und mein Ohr gehört, und ich habe es verstanden.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Voici, mon oeil a vu tout cela, Mon oreille l`a entendu et y a pris garde.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Ιδου, ταυτα παντα ειδεν ο οφθαλμος μου το ωτιον μου ηκουσε και ενοησε ταυτα.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Вот, все это видело око мое, слышало ухо мое и заметило длясебя.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.Ето, моето око е видяло всичко това, Ухото ми е чуло и го е разбрало.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.הן כל ראתה עיני שמעה אזני ותבן לה׃
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.هذا كله رأته عيني. سمعته اذني وفطنت به.
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.這 一 切 我 眼 都 見 過 、 我 耳 都 聽 過 、 而 且 明 白
‹‹İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı.這 一切 我眼 都 見過 、 我 耳 都 聽過 、 而且 明白
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.혹시라도 로스쿨에 가면, 양심에 대해 이야기 하는 소수의 사람이
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.Nyugtázd, mikor jogi iskolába mész, azt a kis hangot ami a füledbe sugdos
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.Priznajte si, že keď ste išli na právo, kdesi vo vás ste počuli hlas
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.Reconnaître, quand vous allez étudier le droit, qu'une petite voix vous murmure à l'oreille
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.לזכור, כשהולכים לבי"ס למשפטים, את הקול הקטן הלוחש באוזנך
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.اعترف أنك عندما تذهب لكلية الحقوق، يكون خافت ذلك الصوت الذي يهمس في أذنك:
Kabul etmek gerekir ki, hukuk okumaya başladığınızda, kulağınıza bir ses Atticus Finch'in ismini fısıldar.アティカス・フィンチ(架空の理想の弁護士)について みなが囁き合っています
Kağıdı açıp kat şablonuna geri dönersek, görürsünüz ki bu şeklin üst sol köşesi kulağı oluşturan kısım.Če papir razgrnemo, vidimo, da je zgornji levi kot uporabljen za zavih.
Kağıdı açıp kat şablonuna geri dönersek, görürsünüz ki bu şeklin üst sol köşesi kulağı oluşturan kısım.Ha kihajtogatjuk, és megnézzük a hálódiagrammot, látják, hogy a bal felső sarokból lett a "fül".
Kağıdı açıp kat şablonuna geri dönersek, görürsünüz ki bu şeklin üst sol köşesi kulağı oluşturan kısım.Jeśli się go rozłoży i wróci to siatki zagięć, widać, że górny lewy róg tego arkusza był złożony w wypustkę.

İlgili Sayfalar