kul ile cümle
kul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, kulaklarını deldirdi.She got her ears pierced.
Kulaklarımı deldirmek istiyorum.I want to get my ears pierced.
Eğer sağ kulağını deldirirsen bu eşcinsel olduğun anlamına gelir.If you get your right ear pierced, that means you're gay.
Amazon'daki birçok kullanıcı değerlendirmesi sahtedir.Many of the user reviews on Amazon are fake.
Kulağa hoş geliyor!Sounds good!
Bu sadece senin kişisel kullanımın içindir.This is only for your personal use.
Cep telefonunu tekrar kullanabilir miyim?May I use your cell phone again?
Arabamı kullanmana izin vermedim.I didn't give you permission to use my car.
Evin çok çabuk yanıp kül olacağını düşünmedim.I didn't think the house would burn down so quickly.
Biz evde yalnızca İspanyolca kullanırız.We only use Spanish at home.
Ben önce talimatları okumadan bu aleti kullanamam.I can't use this tool without reading the instructions first.
Bunu artık kullanma niyetinde değilim.I don't intend to use this any longer.
Bunun nasıl kullanıldığını bilmiyorum.I don't know how to handle this.
Baş öğretmen alışılmışın dışında yöntemler kullanır.The headteacher uses unorthodox methods.
Biraz yardım kullanabileceğini düşündüm.I figured you could use some help.
Ben şirketi kullanabilirim sanırım.I guess I could use the company.
Kullandığım bir kontrol listem vardı.I had a checklist I used.
Radyo kulaklığını açtım bu yüzden Tom'un odaya girdiğini duymadım.I had my headphones on so I didn't hear Tom enter the room.
Ehliyetsiz araba kullanmak, çok kötü bir fikirdir.It is a colossally bad idea to drive without a driver's license.
Mary ucuz parfüm kullanmaz.Mary doesn't wear cheap perfume.
Bugün Mary'nin kullandığı parfümün kokusunu sevmiyorum.I don't like the smell of the perfume Mary is wearing today.
Yüzyıllar önce, insanlar çakmaktaşı ve çelik kullanılarak ateş yakmaya başladı.Centuries ago, people started fires using flint and steel.
Tom çok eski ve sık kullanılan bir hileye kandı.Tom fell for the oldest trick in the book.
Tom sigarasındaki külleri pahalı halımın üstüne düşürdü.Tom let the ashes from his cigarette fall on my expensive carpet.
O bir yakınlaştırma lensi kullandı.She used a zoom lens.
Eğitim, bilgi kullanımı sanatını edinmedir.Education is the acquisition of the art of the utilisation of knowledge.
"Burjuva" terimi hem orta hem de üst sınıflara bir hakaret olarak kullanılabilir.The term "bourgeois" can be used as an insult by both the lower and the upper classes.
Bu masayı kullanıyorum.I use this desk.
İyot suyun saflaştırılması için kullanılır.Iodine is used to purify water.
Sen de bir bilgisayarı nasıl kullanacağını biliyor musun?Do you also know how to use a computer?
Ellerimi iyi kullanırım oldum olası.I've always been good with my hands.
Sana göz kulak oluyorum.I've been keeping an eye on you.
Tom'un arabamı kullanmasına izin vermeye karar verdik.I've decided to let Tom use my car.
İyi kulaklarım var.I have good ears.
Bana ödünç verdiğin parayı kullanmama gerek yoktu.I haven't needed to use the money you lent me.
Telefonu kullanmam gerekiyor.I have to use the phone.
Bunu çok kullanmadım.I haven't used this much.
Umarım bu tabancayı kullanmak zorunda değilim.I hope I don't have to use this pistol.
Onu kullanmayı istiyorum.I intend to use it.
Onu şu anda kullanmak zorunda değilim.I don't have to use that right now.
Bunu nasıl kullanacağımı bilmiyorum.I don't know how to use it.
Böyle bir işte kulaklarınızı kulaklıklarla kapatmak önemlidir.It’s important to cover your ears with ear muffs in a job like that.
Bir şey için ödeme yapmam gerektiğinde ben sadece kredi kartı kullanırım.I just use a credit card whenever I need to pay for something.
Kulağa nasıl geldiğini biliyorum.I know how it sounds.
Bunu nasıl kullanacağımı biliyorum.I know how to use this.
Kulak misafiri olmamam gerektiğini biliyorum.I know I shouldn't have eavesdropped.
Babamdan bir çekici nasıl kullanacağımı öğrendim.I learned how to use a hammer from my dad.
Tenis raketimi kulüpte bıraktım.I left my tennis racket at the club.
İngilizcede birinin yaşından bahsetmek istiyorsak "to be" fiilini kullanmamız gerekir.If we want to talk about age in English, we should use the verb "to be".
Kuliste Tom'a rastladım.I met Tom backstage.
Telefonunuzu kullanmam gerekiyor.I need to use your phone.
Telefonunuzu kullanmalıyım.I need to use your phone.
Tom'a ne olduğu asla kulağıma gelmedi.I never did hear what happened to Tom.
Bunu artık asla kullanmam.I never use this anymore.
Tom ve Mary konuşurken kulak misafiri oldum.I overheard Tom and Mary talking.
Tom'la konuştuklarınıza kulak misafiri oldum.I overheard your conversation with Tom.
Konuşmanıza kulak misafiri oldum.I overheard your conversation.
Google Çevirici'yi kullanmayı sevmem.I don't like using Google Translator.
Tom takımda olsa bile, o sadece yedek kulübesinde bekler.Even though Tom is on the team, he's just a bench warmer.
Kulaklarımı deldirdim.I got my ears pierced.