kul ile cümle

kul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Kullanılmış bir araba için nereye reklam verebilirim?Where can I advertise for a used car?
Bu boyuttaki bir valiz çok kullanışlıdır.A valise of this size is very handy.
Her kültürün karanlık bir tarafı vardır.Every culture has a dark side.
Yerel ürünlerin reklamı yerel kelimelerin kullanılmasını gerektirebilir.Advertising local products might require the use of local words.
Jamaikalı insanlar İngilizcenin bir kreol sürümünü kullanırlar.Jamaican people use a creole version of English.
Hatasız kul olmaz. Başka birini suçlamak akıllıca.To err is human. Blaming someone else is wise.
Bir spor kulübüne katılmak istiyorum.I want to join an athletic club.
Kullanabilmen için bu dolabı boşaltacağım.I'm going to empty this cabinet so that you can use it.
Burası askeri bir kulüp.It's a military club.
O terzi her zaman çok iyi malzeme kullanır.That tailor always uses very good material.
Dinamit kullanmak tehlikelidir.The handling of dynamite is dangerous.
Bu tür radyo kullanımı yaygın oldu.The use of this type of radio has become widespread.
Bu dahili kullanım içindir.This is for internal use.
Bunu kullanmak için bu talimatları izleyin.To use this, follow these instructions.
Bu makinede ne tür yakıt kullanıyorsunuz?What kind of fuel do you use in this machine?
O kelimeyi kullanma.Don't use that word.
Uyuşturucu kullanmam.I don't do drugs.
Onu kullanmam.I don't use it.
Onları kullanmam.I don't use them.
Bu, kulağa pek hoş gelmiyor.That doesn't sound right.
Tom seni kullanıyor.Tom is using you.
Tom kulaklık takıyor.Tom is wearing headphones.
Burada kaykay kullanamazsın.You can't skateboard here.
Kendini kullandırtma.Don't let yourself be used.
Kendinizi kullandırtmayın.Don't let yourself be used.
Onun gerçek adını kullanma.Don't use his real name.
Onun gerçek adını kullanmayın.Don't use his real name.
Yarına kadar bunu kullanma.Don't use this until tomorrow.
Eiffel Kulesi'nin tepesine çıkmak istiyorum.I want to go to the top of the Eiffel Tower.
Kapıyı kullanmadım.I didn't use the door.
Araba kullanmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to drive.
Ben genellikle ruj kullanmam.I don't usually wear lipstick.
Lütfen adımı kullanma.Please don't use my name.
Kulağa çok kârlı gelmiyor.That doesn't sound very profitable.
Onların bir kulübesi yok.They don't have a shed.
Bu ürün yerel tüketim için kullanılmalıdır.This product shall be used for local consumption only.
Kulak misafiri olmadan edemedim.I couldn't help overhearing.
Biz artık onları kullanmıyoruz.We don't use them anymore.
Neden onu kullanmadın?Why didn't you use it?
Neden onu kullanmadınız?Why didn't you use it?
Fransızcayı nerede kullanıyorsun?Where do you use French?
Göz kalemi kullanıyorsun, değil mi?You're wearing eyeliner, aren't you?
Biri "Beispiel" kelimesini kullanarak Almancada örnek bir cümle yapabilir mi?Could someone make an example sentence in German using the word "Beispiel?"
Tom'a her zaman göz kulak olurum.I always keep an eye on Tom.
Tom'un eski kamerasını tekrar kullanmayacağından eminim.I bet Tom never uses his old camera again.
O yaklaşım, şirket kültürünün parçasıdır.That attitude is part of the company's culture.
O ehliyetsiz araç kullanıyor.He drives without licence.
Onunla bir kulüpte karşılaştım.I met her at a club.
Ona bir kulüpte rastladım.I met him at a club.
Faydalı bir şey yapmak için bu zamanı kullanabilirim.I could be using this time to do something useful.
Onu kullanabilirdim.I could have used that.
Ben gerçekten bir içki kullanabilirim.I could really use a drink.
Ben kesinlikle bir içecek kullanabilirdim.I could sure use a drink.
Burada biraz yardım kullanabilirim.I could use a little help here.
Biraz yardım kullanabilirim.I could use a little help.
Biraz daha para kullanabilirim.I could use a little more money.
Biraz tavsiye kullanabilirim.I could use some advice.
Ben uygulamayı kullanabilirim.I could use the practice.
Yardımını kullanabilirim.I could use your help.
Senin Tom'a söylediğin şeye istemeden kulak misafiri oldum.I couldn't help but overhear what you said to Tom.

İlgili Sayfalar