Ana içeriğe geç
Sözlük

kul ile cümle

kul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Fiyat kullanılmış bir araba için biraz yüksek.The price is kind of high for a used car.
Onu dikkatli sürdüğün sürece arabamı kullanabilirsin.You can use my car as long as you drive it carefully.
Şehre girerken kulenin görüntüsünü kaybettik.We lost sight of the tower as we entered the town.
Erkek kardeşim beyzbol kulübüne katıldı.My brother has joined the baseball club.
Demir, birçok kullanımı olan bir metaldir.Iron is a metal with many uses.
Telefonun nasıl kullanılacağını bana anlatabilir misin?Could you tell me how to use the telephone?
Telefonu kullanabilip kullanamayacağını sordu, bu yüzden ona izin verdim.She asked if she could use the phone, so I let her.
Ben telefonu kullanabilir miyim?May I use the phone?
Kulenin tepesine yakın büyük bir saat var.There's a large clock near the top of the tower.
Kule batıya doğru hafifçe eğildi.The tower leaned slightly to the west.
Oy kullanmak için yeterince yaşlı mısın?Are you old enough to vote?
Tokyo kulesinin nerede olduğunu biliyor musunuz?Do you know where Tokyo Tower is?
Tokyo Kulesi'ne giden yolu söyler misiniz?Could you tell me the way to Tokyo Tower?
Kulübe katılmak istiyorsan, önce bu başvuru formunu doldurmalısın.If you want to join the club, you must first fill in this application form.
O, baş ağrısını erken ayrılmanın mazereti olarak kullandı.He used a headache as an excuse for leaving early.
Hayvanları yakalamak için, onlar bola kullanırdı.In order to catch animals, they used the bola.
Santigrat ölçek Japonya'da kullanılır.The Centigrade scale is used in Japan.
Japonya'da yapılan arabalar tüm dünyada kullanılmaktadır.Cars made in Japan are used all over the world.
Bu ülkede Japonca kullanılmıyor.Japanese is not used in this country.
Sen şimdiye kadar yemek çubuklarını kullanmaya oldukça alışkın olmalısın.You must be quite accustomed to using chopsticks by now.
Saçlarımı at kuyruğu yapmak için bir kurdele kullandım.I used a ribbon to tie my hair into a ponytail.
Saçımı bir atkuyruğu bağlamak için bir kurdele kullandım.I used a ribbon to tie my hair into a ponytail.
Bu onun yaşadığı kulübedir.This is the hut in which he lived.
Onun kullandığı kalemde bir sorun olmalı.There must be something wrong with the pen he is using.
Onun için iyi bir haberim olduğunu ona söylediğimde o can kulağıyla dinledi.When I told him I had some good news for him, he was all ears.
Telefonu kullansın.Let him use the telephone.
O, daha az yakıt kullanan yeni bir motor icat etti.He devised a new engine to use less gas.
O, zamanını iyi kullanır.He makes good use of his time.
Beş yıl önce bu kulübün bir üyesi oldu.He became a member of this club five years ago.
O, oradaki kuleyi işaret etti.He pointed to the tower over there.
Senin kullandığın aynı kitapları kullanıyor.He uses the same books as you use.
İngilizceyi pratik yapmak için her fırsatı kullandı.He used every chance to practice English.
O, benzin kullanmayan yeni bir motor icat etti.He contrived a new engine that does not use gas.
O, çok bal kullandı.He used a lot of honey.
O, kulüpten çıkarıldı.He was excluded from the club.
Kulübün başkanı olmaya davet edildi.He was invited to be the chairman of the club.
Bana bu kamerayı nasıl kullanacağımı gösterdi.He showed me how to use this camera.
O, bu makineyi kullanmada iyi ilerleme kaydetti.He made good progress in handling this machine.
O, bu bilgileri yararlı kullanıma sundu.He put this information to good use.
O, futbol kulübünün üyesidir.He belongs to the soccer club.
Futbol kulübünün düzenli bir üyesiydi.He was a regular member of the soccer club.
Onlar John'ı kulüpten dışladılar.They excluded John from the club.
O, kulübe giriş için başvurdu.He applied for admission to the club.
O, kulübe kabul edildi.He was admitted to the club.
O, fırsatı iyi kullandı.He made good use of the opportunity.
O, fırsatlarını iyi kullanır.He makes the most of his opportunities.
O, fırsatını iyi kullandı.He made the most of the chance.
O, yanlış kullanarak makineyi bozdu.He broke the machine by using it incorrectly.
O, sözlüğü kullandı.He used the dictionary.
Binicilik kulübüne kabul için başvurdu.He applied for admission to the riding club.
Torbayı yapmak için koca bir parça kağıt kullandı.He used a big piece of paper to make the bag.
Çanta yapmak için büyük bir parça kâğıt kullandı.He used a big piece of paper to make the bag.
O, öneri için bir oy kullandı.He cast a vote for the proposition.
Kulağıyla kapıyı dinledi.He listened with his ear to the door.
O herhangi bir tavsiyeye kulak vermez.He doesn't heed any advice.
Onun kulağına bir şey fısıldadı.He whispered something in her ear.
Artık bizim kulübün bir üyesi değil.He is no longer a member of our club.
Çoğunlukla daktilosunu kullanmama izin verir.He often lets me use his typewriter.
O sık sık bir metro kullanır.He often uses a subway.
Radyoda müzik dinlerken araba kullandı.He drove the car, listening to music on the radio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod