kudurmuş ile cümle

kudurmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tom kıskançlıktan kudurmuştu.Tom was green with envy.
Tom kıskançlıktan kudurmuş.Tom is green with envy.
Onun kudurmuş 3 ayaklı bir kedisi vardır ve adı "Frothy"dir.She has a "rabid" three-legged cat named "Frothy".
Bu bildiride Kuva-yi Milliyecilere 'kudurmuş haydutlar' şeklinde hitap edilmiştir.This made them "honeypots" for multiple offenders.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturShe's probably really pissed right about now.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.You rule the pride of the sea. When its waves rise up, you calm them.
Onun kudurmuş 3 ayaklı bir kedisi vardır ve adı "Frothy"dir.Ha una gattina di nome "Cally", di cui è molto affezionata.
Onun kudurmuş 3 ayaklı bir kedisi vardır ve adı "Frothy"dir.Ze hebben ook een kat, die Larry (Frosty the Cat) heet.
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ? Şimdiye kesin sinirinden kudurmuştur Kİm...Hé, mi újság? csak mosolyogsz magadban egy ideje... valószínűleg nagyon ideges lehet mostanra... ki....?
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Au fost învăţaţi că interesul pentru sine era o mare furioasă care era o cale sigură către damnarea eternă.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Azt tanították nekik, hogy a haszonlesés egy dühöngő tenger ami biztos út az örök kárhozat felé.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Byli učení, že sebezájem je zuřící moře, které je jistou cestou k věčnému zatracení.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Ensinavam-lhes que o interesse próprio era um mar revolto, um caminho certo para a condenação eterna.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Họ được dạy là vụ tư lợi là biển dữ có thể dẫn đến địa ngục mãi mãi.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Ihnen wurde gelehrt, dass Egoismus ein reißender Strom sei, der in die ewige Verdammnis führt.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.사리사욕은 챙기는 것은 영원한 지옥살이로 가는 가장 확실한 길이라고 교육받습니다.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Les enseñaban que el interés propio era un mar tormentoso que era un camino seguro a la condena eterna.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Uczono ich, że własna korzyść jest rozszalałym morzem, które jest pewną drogą do wiecznego potępienia.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Ze leerden dat eigenbelang als een woeste zee was en het pad naar de eeuwige verdoemenis.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Διδάσκονταν πως η ιδιοτέλεια ήταν μια μαινόμενη θάλασσα που σίγουρα θα τους οδηγούσε σε αιώνια κατάρα.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.Их учили, что эгоизм — бушующее море, путь, непременно ведущий к осуждению на вечные муки.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.הם למדו שטובת העצמי היא ים זועף שמוביל לגיהינום.
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.عٌلموا ان العائد الشخصي كبحر هائج الذي كان طريق مؤكد للهلاك الابدي
Kişisel çıkarın kudurmuş bir deniz olduğu öğretilmekteydi, ebedi lanetlenme için emin bir yol olduğu kesindi.永遠の破滅への道だと教えられていました こんなことだと 信者には大問題でしょう?
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.(88:10) Ты владычествуешь над яростью моря: когда воздымаются волны его,Ты укрощаешь их.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.(89:10) Tu domptes l`orgueil de la mer; Quand ses flots se soulèvent, tu les apaises.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Chi è uguale a te, Signore, Dio degli eserciti? Sei potente, Signore, e la tua fedeltà ti fa corona
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Chúa cai trị sự kiêu căng của biển: Khi sóng nổi lên, Chúa làm cho nó yên lặng.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Chúa cai_trị sự kiêu_căng của biển : Khi sóng nổi lên , Chúa làm cho nó yên_lặng .
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Du herrschest über das ungestüme Meer; du stillest seine Wellen, wenn sie sich erheben.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Du mestrer Havets Overmod; når Bølgerne bruser, stiller du dem.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Engkau menguasai laut yang bergelora, dan meredakan ombaknya yang dahsyat
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.HERE, God van de hemelse legers, wie is zo groot en machtig als U? Uw trouw omgeeft U.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Herra, Jumala Sebaot, kuka on voimassa sinun vertaisesi, Herra? Ja sinun uskollisuutesi ympäröitsee sinua.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Herre, hærskarenes Gud, hvem er sterk som du, Herre? Og din trofasthet er rundt omkring dig.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.HERRE, härskarornas Gud, vem är dig lik? Stark är HERREN; och din trofasthet är runt omkring dig.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Hospodine, Bože Zástupov! kto je ako ty, mocný Hospode? A čo jako tvoja pravda, ktorá je vôkol teba?
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Hospodine Bože zástupů, kdo jest jako ty, silný Hospodin? Nebo pravda tvá tobě přístojí všudy vůkol.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.주께서 바다의 흉용함을 다스리시며 그 파도가 일어날 때에 평정케 하시나이다
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Panie, Boże zastępów! któż jest jakoś ty, Pan mocny? bo prawda twoja jest około ciebie.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Ti gospoduješ nad morja divjostjo; ko se vzpenjajo valovi njegovi, ti jih krotiš.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Tu dominas o ímpio do mar; quando as suas ondas se levantam tu as fazes aquietar.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Tu îmblînzeşti mîndria mării; cînd se ridică valurile ei, Tu le potoleşti.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Tú tienes dominio sobre la braveza del mar; cuando sus olas se levantan, tú las sosiegas
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Uram, Seregeknek Istene! Kicsoda olyan erõs, mint te vagy Uram? És a te hûséges voltod körülvesz téged.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Συ δεσποζεις την επαρσιν της θαλασσης οταν σηκονωνται τα κυματα αυτης, συ ταπεινονεις αυτα.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.Ти владееш над надигането на морето; Когато се подигат вълните му, Ти ги укротяваш.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.אתה מושל בגאות הים בשוא גליו אתה תשבחם׃
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.‎انت متسلط على كبرياء البحر. عند ارتفاع لججه انت تسكنها‎.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.你 管 轄 海 的 狂 傲 . 波 浪 翻 騰 、 你 就 使 他 平 靜 了
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.你 管轄海 的 狂傲 . 波浪 翻騰 、 你 就 使 他 平靜了
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturCô ta chắc đang rất bực mình trong lúc này.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturDia pasti sekarang lagi sangat marah.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturElle est probablement vraiment énervée en ce moment.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturHän on todennäköisesti todella ärsyyntynyt juuri nyt.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturHon är nog riktigt arg just nu.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuştur지금쯤 아마 뚜껑 제대로 열렸을거다
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturOna jest teraz pewnie bardzo wkurzona.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturPrávě teď musí být hodně naštvaná.
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturPráve teraz je asi poriadne naštvaná.

İlgili Sayfalar