kudur ile cümle

kudur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O, sinirinden kuduruyordu.He was raging mad.
Ben öfkeden kuduruyordum.I was seething with rage.
O kuduruk bir savaştı.It was a furious battle.
Tom kıskançlıktan kudurmuştu.Tom was green with envy.
O, vahşi bir hayvan gibi kudurdu.He raged like a wild beast.
Tom kıskançlıktan kudurmuş.Tom is green with envy.
Onun kudurmuş 3 ayaklı bir kedisi vardır ve adı "Frothy"dir.She has a "rabid" three-legged cat named "Frothy".
Bu itiraf Amneris'i kudurtmuştur ve Aida'dan intikam alma planları yapmaya başlamıştır.This confession fires Amneris with rage, and she plans on taking revenge on Aida.
Bu bildiride Kuva-yi Milliyecilere 'kudurmuş haydutlar' şeklinde hitap edilmiştir.This made them "honeypots" for multiple offenders.
Kuduro (ya da kuduru) 1980'lerin sonunda Angola'da gelişen bir müzik türüdür.Kuduro (or kuduru) is a type of music and dance originally developed in Angola during the 1980s.
Ancak ben hiç bir şey söylemez, içten içe kudururdum.But I would say nothing, and I would seethe inside.
Seni beklerden kudurdum meraktan!I've been worried sick!
Şimdiye kesin sinirinden kudurmuşturShe's probably really pissed right about now.
Haman, Mordekayın eğilip yere kapanmadığını görünce öfkeden kudurdu.When Haman saw that Mordecai didn't bow down, nor pay him homage, Haman was full of wrath.
Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer, Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.You rule the pride of the sea. When its waves rise up, you calm them.
Sonra Yunusu kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.So they took up Jonah, and threw him into the sea; and the sea ceased its raging.
Havradakiler bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular.They were all filled with wrath in the synagogue, as they heard these things.
Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanosa karşı dişlerini gıcırdattılar.When they heard these things, they were cut to the heart, and they gnashed on him with their teeth.
Biz onları korkutuyoruz ama bu onların kudurganlığını artırmaktan başka bir katkı sağlamıyor.Thus do We (instil) fear in them; but they only transgress the more.
O bırakır onları ki, kudurganlıkları içinde bocalayıp dursunlar.And He leaves them blundering in their transgression.
Don Omar ve Lucenzo tarafından seslendirilen "Danza Kuduro" 29 hafta boyunca bir numarada kaldı."Danza Kuduro" by Don Omar (pictured) and Lucenzo is the longest-running number one with 29 weeks.
Akrep insanın resmi (Sınır taşından: Kudurru).Bildnisbüste eines Mannes (Gips).
Akrep insanın resmi (Sınır taşından: Kudurru).Exemple : os de la face (crâne).
Manzum Kuduri çevirisi henüz ortaya çıkarılamamıştır.El fluoruro de ástato no ha sido descubierto aún.
Bu itiraf Amneris'i kudurtmuştur ve Aida'dan intikam alma planları yapmaya başlamıştır.Esta confesión encoleriza a Amneris, quien se revela como su rival y planea vengarse de Aida.
Onun kudurmuş 3 ayaklı bir kedisi vardır ve adı "Frothy"dir.Ha una gattina di nome "Cally", di cui è molto affezionata.
Deniz gittikçe kuduruyordu.Постепенно море уходило.
Manzum Kuduri çevirisi henüz ortaya çıkarılamamıştır.Грязная сингловая версия до сих пор не выпущена.
Manzum Kuduri çevirisi henüz ortaya çıkarılamamıştır.A arte da capa não foi revelada ainda.
Onun kudurmuş 3 ayaklı bir kedisi vardır ve adı "Frothy"dir.Ze hebben ook een kat, die Larry (Frosty the Cat) heet.
Kuduran Chewbacca onu vurur ve yaralar.Wówczas Chewbacca rani go strzałem ze swej broni.
Kuduro (ya da kuduru) 1980'lerin sonunda Angola'da gelişen bir müzik türüdür.Kuduro (eller kuduru) är en typ av musik och dans som ursprungligen utvecklades i Angola på 1980-talet.
Bu itiraf Amneris'i kudurtmuştur ve Aida'dan intikam alma planları yapmaya başlamıştır.Amneris lovar att rädda honom om han avstår från Aida.
Kuduro (ya da kuduru) 1980'lerin sonunda Angola'da gelişen bir müzik türüdür.Kuduro (tai kuduru) on musiikin ja tanssin tyylilaji, joka kehittyi Angolassa 1980-luvulla.
Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Η πολιορκία από ξηρά γινόταν όλο και πιο στενή.
Kudurrular Babil'deki Kassitler hükmü süresinden geride kalan tek sanat eserleridir.Kudurruene er de eneste overlevende kunstferdigheter fra kassittenes herredømme i Babylonia.
Kuduro (ya da kuduru) 1980'lerin sonunda Angola'da gelişen bir müzik türüdür.Kuduro (eller kuduru) er en type musikk og dans som opprinnelig ble utviklet i Angola på 1980-tallet.
Manzum Kuduri çevirisi henüz ortaya çıkarılamamıştır.Jamur karang belum dibudidayakan.
Akrep insanın resmi (Sınır taşından: Kudurru).Danh sách nhân vật trong Kết giới sư (Nhật: 結界師?
Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.漂流が進むと海が深くなってきた。
Bu itiraf Amneris'i kudurtmuştur ve Aida'dan intikam alma planları yapmaya başlamıştır.Признанието на Аида разярява Амнерис и тя започва да планира отмъщение.
Manzum Kuduri çevirisi henüz ortaya çıkarılamamıştır.Još uvijek nije priznata svinjska pasmina.
Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Dabar jūros dugnas lėtai kyla.
Akrep insanın resmi (Sınır taşından: Kudurru).Sutkų girininkija (Šakių miškų urėdija).
3 yıl sonra Hadi Sende Kudur albümünü 2002 Ağustos ayında çıkarmıştır.Aasta hiljem salvestasid nad oma teise albumi Grom, mis tuli välja 1996.
Ancak ben hiç bir şey söylemez, içten içe kudururdum.Aber ich sagte nichts und kochte innerlich.
Ancak ben hiç bir şey söylemez, içten içe kudururdum.Je ne disais rien mais je bouillais intérieurement.
Ancak ben hiç bir şey söylemez, içten içe kudururdum.Pero yo no decía nada y me llenaba de furia.
Ancak ben hiç bir şey söylemez, içten içe kudururdum.Но аз не казвах нищо и кипях отвътре.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.그러나 그 사람들이 힘써 노를 저어 배를 육지에 돌리고자 하다가 바다가 그들을 향하여 점점 더 흉용하므로 능히 못한지라
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Mændene søgte nu at ro tilbage til Land, men kunde ikke, da Havet rejste sig mere og mere imod dem.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Mennene prøvde nu å ro tilbake til land, men de maktet det ikke; for sjøen slo sterkere og sterkere mot dem.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Những người ấy bắt tay chèo vào bờ; song không được, vì biển càng nổi lên nghịch cùng họ mãi.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Những người ấy bắt_tay chèo vào bờ ; song không được , vì biển càng nổi lên nghịch cùng họ mãi .
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.ויחתרו האנשים להשיב אל היבשה ולא יכלו כי הים הולך וסער עליהם׃
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.ولكن الرجال جذفوا ليرجّعوا السفينة الى البر فلم يستطيعوا لان البحر كان يزداد اضطرابا عليهم.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.然 而 那 些 人 竭 力 盪 槳 、 要 把 船 攏 岸 、 卻 是 不 能 . 因 為 海 浪 越 發 向 他 們 翻 騰
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.然而 那些 人 竭力 盪槳 、 要 把 船 攏岸 、 卻 是 不 能 . 因 為 海浪 越 發向 他 們翻騰
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.A povedali mu: Čo ti máme urobiť, aby sa nám upokojilo more? Lebo more sa búrilo viac a viac.
Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunusa, ‹‹Denizin dinmesi için sana ne yapalım?›› diye sordular.In ga vprašajo: Kaj hočemo storiti s teboj, da se morje pomiri proti nam? Kajti morje je vedno bolj divjalo.

İlgili Sayfalar