kucak kucak ile cümle
kucak kucak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Silah, son kucaklama! dudaklar, haklı bir öpücük ile conta, nefes kapıları Ç死を夢中にさせるために年代が分からない取引は - !、不快なガイドを来て、、苦いの行為を是非!
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Acum, observați că liderul îl primește ca pe un egal.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Adesso, notate che il leader lo accoglie come un pari grado.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Bây giờ, chú ý rằng người đi đầu đã khiến anh ta làm như mình.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Bodite pozorni na to, da ga voditelj sprejme kot enakovrednega.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Huomatkaa miten johtaja kohtelee häntä vertaisenaan.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.리더가 저 남자를 동등한 상대로 받아들이는게 보이시죠.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Læg mærke til, hvordan lederen opfatter ham som sin ligemand.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Maintenant, remarquez comment le leader l'accueille comme un égal.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Notad cómo el líder lo adopta como a un igual.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Notera att ledaren tar med honom som en jämlike.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Nu, merk op dat de leider hem omarmt als een gelijke.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Nun können Sie sehen, dass der Anführer ihn als einen Gleichgestellten empfängt.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Przywódca traktuje go jak równego sobie.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Sekarang, perhatikan sang pemimpin merangkul dia sebagai sederajat
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Vegyük észre, hogy a vezető egyenlőként kezeli.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Všimnite si, že líder ho víta ako seberovného.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Κοιτάξτε τώρα πώς ο αρχηγός τον αγκαλιάζει σαν ίσο.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Обратите внимание, что лидер принимает его, как равного.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Сега, забележете, че лидерът го приема като равен.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.Тепер зверніть увагу, як лідер приймає його за рівного.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.עכשיו שימו לב שהמנהיג מקבל אותו ונוהג בו כשווה.
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.والآن لاحظوا كيف أن القائد يُقدم نفسه مع تابعه كشخص " متساو" معه
Şimdi, liderin onu eşitiymişçesine kucaklamasına dikkat edin.今やリーダー1人ではありません
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Abbraccerai un albero, o abbraccerai un bambino? Scegli."
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Alege! Vei îmbrățișa un copac sau un copil? Alege!"
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Apakah kamu akan memeluk sebuah pohon, atau memeluk seorang anak? Pilihlah"
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Bạn sẽ ôm một cái cây chứ? Hay bạn sẽ ôm một đứa trẻ? Chọn đi"
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Choisissez. Allez-vous embrasser un arbre ou un enfant ? Choisissez."
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.¡Elige!".
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Escolham. Vão abraçar uma árvore, ou vão abraçar uma criança? Escolham."
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Kies maar. "Ga je een boom knuffelen of ga je een kind knuffelen? Kies maar.
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.아니면 아이를 껴안을 건가요? 고르세요."
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Válassz! Egy fát ölelsz meg, vagy egy gyereket?
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Willst du Bäume umarmen, oder Kinder? Such's dir aus.
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Wolisz drzewo, czy małe dziecko? Wybieraj."
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Θα αγκαλιάσεις ένα δέντρο, ή θα αγκαλιάσεις ένα παιδί; Διάλεξε."
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Избирай. "Дърво ли ще прегърнеш, или дете? Избирай."
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.Кого ты обнимешь - дерево или ребенка? Выбирай".
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.או ילד? תבחרו."
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.ام انك سوف تهتم .. بطفل صغير فقير .. ؟ " عليك بالإختيار
Simdi, siz "bir ağacı mı, yoksa bir çocuğu mu kucaklayacaksınız?" Seçiminizi yapın.でも、プラスチック等の問題を考え始めると、
[S:] Onu nasıl kucaklamamalı?[P:] ¿Cömo no abrazarla?
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.Aika on heitellä kiviä ja aika kerätä kivet. Aika on syleillä ja aika olla syleilemättä.
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.čas hádzaniu kameňov a čas shromažďovaniu kameňov, čas objímaniu a čas vzdialeniu sa od objímania,
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.čas razmetavanja kamenov in čas zbiranja kamenov, čas objemanja in čas, zdrževati se objemanja,
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.Čas rozmítání kamení a čas shromažďování kamení, čas objímání a čas vzdálení se od objímání;
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.có kỳ ném đá , và có kỳ nhóm đá lại ; có kỳ ôm_ấp , và có kỳ chẳng ôm_ấp ;
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.có kỳ ném đá, và có kỳ nhóm đá lại; có kỳ ôm ấp, và có kỳ chẳng ôm ấp;
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.Czas rozrzucania kamieni, i czas zbierania kamieni; czas obłapiania, i czas oddalenia się od obłapiania;
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.돌을 던져 버릴 때가 있고 돌을 거둘 때가 있으며 안을 때가 있고 안는 일을 멀리 할 때가 있으며
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.Stein zerstreuen und Steine sammeln, herzen und ferne sein von Herzen,
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.tempo de espalhar pedras, e tempo de ajuntar pedras; tempo de abraçar, e tempo de abster-se de abraçar;
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.Tid til at kaste Sten, og Tid til at sanke Sten, Tid til at favne og Tid til ikke at favne,
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.tiempo de esparcir piedras y tiempo de juntar piedras; tiempo de abrazar y tiempo de dejar de abrazar
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.waktu untuk bersenggama dan waktu untuk pantang senggama, waktu untuk memeluk dan waktu untuk menahan diri
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.время разбрасывать камни, и время собирать камни; время обнимать, и время уклоняться от объятий;
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.עת להשליך אבנים ועת כנוס אבנים עת לחבוק ועת לרחק מחבק׃
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.لتفريق الحجارة وقت ولجمع الحجارة وقت. للمعانقة وقت وللانفصال عن المعانقة وقت.
Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.拋 擲 石 頭 有 時 、 堆 聚 石 頭 有 時 . 懷 抱 有 時 、 不 懷 抱 有 時