Kurşun kalemini kullanabilir miyim?Could I use your pencil?
En küçük erkek kardeşinin boyu ne kadar?How tall is your youngest brother?
Ben kelime işlemcini kullanmak istiyorum.I would like to use your word processor.
Sizin sayfanızdan bizim kurumsal sitemize bir köprü yapar mısınız?Would you please make a hyperlink to our corporate site from your page?
Sana küçük bir öğüt vermek istiyordum.I'd like to give you a piece of advice.
Sen bir can kurtaransın.You're a life saver.
Yaşlı insanları küçük görmemelisin.You must not look down on old people.
Senin yardımın bizi bir sürü işten kurtaracak.Your help will save us a lot of work.
Kulübümüzde bize katılmanıza itirazımız yok.We have no objection to your joining us in our club.
Sen küçük bir kızken sık sık Betty'nin evine çaya gittiğini hatırlıyorum.I remember you often went to Betty's house to tea when you were a little girl.
Görevini yapmazsan, insanlar seni küçük görecekler.If you don't do your duty, people will look down on you.
Mektubunu posta kutusunda buldum.I found your letter in the mailbox.
Seni sigara içerken görünce şaşırdım. Sigara kullanmazdın.I'm surprised to see you smoking. You didn't used to.
Sadece ona bir mektup yazarsan babanı bir sürü endişeden kurtaracaksın.You will save your father a lot of worry if you simply write him a letter.
Bu civarda gerçekten başka bir kişi daha kullanabiliriz.We could really use another person around here.
O, seçkin bir golf kulübüdür.That's an exclusive golf club.
Oradaki şu boş kutulara bak.Look at those empty cans there.
Yarın seninle telefonda temas kuracağım.I'll get in touch with you by phone tomorrow.
Akira babasının bir öğrenci olarak kullandığı o aynı sözlüğü kullanıyor.Akira is using that same dictionary that his father used as a student.
O, kuzu postuna bürünmüş bir kurt.He is a wolf in sheep's clothing.
Küçük kız kardeşi çok tatlı, değil mi?His little sister is very cute, isn't she?
Keşke bir kuş olabilsem.I wish I were a bird.
Bilim kurguyu daha çok seviyorum.I like science fiction better.
Lisan Laboratuvarını kullanabilir miyiz?May we use the language lab?
5, 8'den küçüktür.5 is less than 8.
Beş yüz dolar onun için küçük bir miktar.Five hundred dollars is a small sum for him.
Üç yüzyıl önce bile, Batı Avrupalıların çoğu hâlâ kendi muhbirlerini kullanıyorlardı.Even three centuries ago, most Western Europeans still used their fingers.
Ben üç defa kustum.I threw up three times.
3'ün küpü 27'dir.3 to the third power is 27.
Üç'ün üçüncü dereceden kuvveti 27'dir.3 to the third power is 27.
14 Şubat günü Amerikalılar St. Valentine gününü kutlar.On February 14 Americans celebrate St. Valentine's Day.
Üst katta iki yedek odamız var, bunlardan hiçbiri yıllardır kullanılmıyor.We have two spare rooms upstairs, neither of which has been used for years.
Kuru bir yaprak yere düştü.A dead leaf fell to the ground.
Ziyan edecek tek kuruşum yok.I can't afford to waste a single yen.
Gökyüzünde bir kuş uçuyordu.A bird was flying in the sky.
18 yaşından büyük insanlar araba kullanabilir.People above 18 may drive.
On sekiz yaşındayken araba kullanmayı öğrendim ve ehliyet aldım.I learned to drive a car and got a driver's license when I was eighteen.
10 yıl önce nehrin üzerinde küçük bir köprü vardı.There used to be a small bridge over the river 10 years ago.
On kadar kişi bu küçük evde yaşıyor.As many as ten people live in this small house.
On ev yanıp kül oldu.Ten houses were burned down.
Yangın on evi yakıp kül etti.The fire burnt ten houses down.
Genel kurulun ekim ayında yapılması önerisi vardı.There was a suggestion that the general meeting should take place in October.
Kültürel görecelikle ne demek istiyorsun?What do you mean by cultural relativism?
"İcat etmek" demek istediğinde "keşfetmeyi" kullanma.Don't use "discover" when you mean "invent".
"Telefonunuzu kullanmamın bir sakıncası var mı?" "Hayır, lütfen devam edin.""Do you mind if I use your phone?" "No, please go ahead."
Telefonunuzu kullanabilir miyim? - Elbette"May I use your telephone?" "By all means."
Chizuko "Bir turna kuşu bin yıl yaşayabilir" dedi.Chizuko said, "A crane is supposed to live for one thousand years."
Papaz Allah bizim kurtuluşumuzdur dedi."God is our salvation," said the priest.
"Arabanı kullanabilir miyim?" "Tabii, devam et.""Can I use your car?" "Sure. Go ahead."
"Sözlüğünü kullanabilir miyim?" "Elbette.""May I use your dictionary?" "By all means."
"Sizin kaleminizi kullanabilir miyim?" "Tabii, buyurun.""May I use your pencil?" "Sure go ahead."
Bana "Kurabiye almaya gideceğim" dedi.She said to me, 'I'll go out and buy cookies.'
"Ben gerçekten yaparım, " küçük siyah tavşan cevap verdi."I really do," replied the little black rabbit.
"Bu telefonu kullanabilir miyim?" "Buyurun.""May I use this telephone?" "Go ahead."
"Ben bu kalemi kullanabilir miyim?" "Evet, kullanabilirsin.""May I use this pencil?" "Yes, you may."
"Telefonu kullanabilir miyim?" "Lütfen çekinmeyin.""May I use the phone?" "Please feel free."
"Telefonu kullanabilir miyim?" "Lütfen rahat olun.""May I use the phone?" "Please feel free."
"Otuz dolar bu küçük oda için çok fazla" diye düşündü."Thirty dollars is a lot for that small room," he thought.
Kadınların veya küçük çocukların size ne dediklerini anlamakta güçlük çekiyor musunuz?Do you have difficulty understanding what women or small children say to you?
Ben değerli eşyalarımı kurtarmak istiyorum.I want to recover my valuables.