Ne Tom ne de Mary kusursuz.Neither Tom nor Mary is correct.
Çoğu kuşun iki bacağı ve iki kanadı vardır.Most birds have two legs and two wings.
Tom'un kuşu öttü.Tom's bird sang.
Sami kusuyordu.Sami was vomitting.
Şu iki muhabbet kuşuna bak.Look at those two lovebirds.
Şu iki muhabbet kuşuna bakın.Look at those two lovebirds.
Sami neredeyse kusuyordu.Sami almost vomitted.
Sami yere kusuyordu.Sami vomited on the floor.
Sami gerçekten kusurlu davranıyor.Sami is acting really sketchy.
Takma adın sana kusursuzca uyuyor.Your nickname fits you perfectly.
Tom bunun kendi kusuru olduğunu kabul etti.Tom admitted it was his fault.
Tom ve Mary her ikisi de kusursuz.Tom and Mary are both correct.
Kusura bakma, konuyu dağıttım.I'm sorry, I digress.
Aramana cevap veremediğim için kusura bakma Tom.I'm sorry for missing your call, Tom.
Tom ve Mary kusursuz değiller.Tom and Mary aren't perfect.
Tom kendi kusurlarından bahsetmekten çekinmiyordu.Tom wasn't afraid to talk about his own shortcomings.
Tom tavus kuşu kadar gururluydu.Tom was as proud as a peacock.
Mükemmel: Hiçbir kusuru yok.It's perfect: Without any faults.
Bu kuşun parlak bir tüyü var.This bird has a bright plumage.
Rahatsız ettiğim için kusura bakma, Tom.Sorry to bother you, Tom.
Her şey kusursuz olmalı.Everything must be flawless.
Kivi kuşu uçabilir mi?Can a kiwi bird fly?
Tom kuşu yakaladı.Tom caught the bird.
Tom origami ile turna kuşu yaptı.Tom folded an origami crane.
Herkesin kendi kusurları var.Everyone has their own flaws.
Onda hep kusur buluyor.He always finds fault with her.
Onun her zaman bir kusurunu bulur.He always finds fault with her.
Kusura bakmayın, sizi rahatsız ediyorum.Sorry for disturbing you.
Kediler her sene milyarlarca kuşu öldürüyor.Cats kill billions of birds every year.
Hem gece kuşuyum hem de erkenden kalkarım.I am a night owl and an early bird.
Çok kusurum olduğunu biliyorum.I know that I have many faults.
Yuvadan düşen küçük bir kuşu kurtardık.We saved a little bird who had fallen out of the nest.
Yuvadan aşağı düşmüş bir yavru kuşu kurtardık.We saved a little bird who had fallen out of the nest.
Ne sıklıkta kusuyorsunuz?How often have you been vomiting?
Ne kadar zamandır kusuyorsunuz?How long have you been vomiting?
Bu işler sadece tek tarafın kusuruyla olmaz.It takes two to tangle.
Kusura bakmayın, güzel izah edemedim.I'm sorry I couldn't explain it well.
Kusura bakma, güzel açıklayamadım.I'm sorry I couldn't explain it well.
Onca kusuruna rağmen yine de kendime söz geçiremeyip onu seviyorum.I can't help liking him in spite of his many faults.
Başkalarında kusur bulmayı bırakın.Stop finding fault with others.
Dünyanın en ölümcül kuşu hangisidir?What's the world's deadliest bird?
"Edis: Kusura bakmasınlar kendime sanatçı diyorum"."Edis: Kusura bakmasınlar kendime sanatçı diyorum".
"Böyle kusursuzluk beklemiyorduk"."Böyle kusursuzluk beklemiyorduk".
R47: Doğum kusurlarına neden olabilir.R47: May cause birth defects.
Tweedledum ve Tweedledee sonradan Kırmızı Kraliçe'nin Jubjub Kuşu tarafından yakalanır.Tweedledum and Tweedledee are then captured by the Red Queen's Jubjub bird.
Kulüp, Afrika kuşu sonrasında Íbis adını aldı.The club were named Íbis after the African bird.
Kuşkusuz onunda pek çok devlet adamında olduğu gibi, kusurlu yönleri vardır.Surely, there are heads of state whose evil deeds many times eclipse such a level.
Bu yüzden siyah cisim kusursuz bir Lambertian radyatörüdür.Therefore, a black body is a perfect Lambertian radiator.
Kuramların, bilimsel olarak yararlı sayılabilmesi için kusursuz doğrulukta olmalarına gerek yoktur.Theories do not have to be perfectly accurate to be scientifically useful.
Yaşam ve ölüm: Yazılım kusurları öldürebilir.Life and Death: Software defects can kill.
Petrov-Vodkin aynı zamanda kusursuz, yarı profesyonel bir kemancaydı.Petrov-Vodkin was also an excellent semi-professional violinist.
Ek olarak, manuel yaklaşım bazı kesin kusurları ortaya çıkartmada her zaman etkili olmayabilir.In addition, a manual approach might not always be effective in finding certain classes of defects.
Fransızca Gainsbourg'un ilk dilidir ancak İngilizcesi de kusursuzdur.French is Gainsbourg's first language, but she is also fluent in English.
Bu sayede kusursuz bir atış yapılmasını sağlar.This makes him a perfect shot.
"Kusursuz Hizmet için" madalyası üç sınıfta kurulmuştur.The Medal "For Impeccable Service" was established in three classes.
Kütüphane, yapıda bulunan kusurlar sebebiyle Mart 2007'de kapatıldı.The library had to close in March 2007 due to construction defects.
(Bunun yerine, aslında aynı rolü yerine getiren bir kristalografik kusur içerebilir.)(It can also, instead, involve a crystallographic defect, which performs essentially the same role.)
Wimshurst'un ise bu kusurları yoktur.The Wimshurst does not have this defect.
Idaho ve Nevada'nın eyalet kuşudur.It is the state bird of Idaho and Nevada.
Ürün kusurları müşteriye kadar ulaşmasına izin verilen hatalardır.Defects occur when the mistakes are allowed to reach the customer.