Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Groaza sâcâitoare a eului dispărea când dansam.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.그 개성의 누그러지지않는 불안은 제가 춤출때는 존재하지 않았습니다.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Nỗi ám ảnh của cái tôi không còn đeo đẳng khi tôi nhảy múa.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Quell'assillante terrore della mia persona non esisteva mentre danzavo.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Ta neustálá hrůza z odlišného já neexistovala, když jsem tančila.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Ten ciągły strach przed byciem sobą nie istniał gdy tańczyłam.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Αυτός ο ανιαρός τρόμος αναζήτησης εαυτού δεν υπήρχε όταν χόρευα.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Този постоянен страх на индивидуалността не съществуваше докато танцувах.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Цього прискіпливого страху самовизначення не існувало, коли я танцювала.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Этого мучительного страха самоопределения не существовало, когда я танцевала.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.הטרדה המעיקה של העצמי לא הייתה קיימת כאשר רקדתי.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.تلك الذات الملحة الفزعة لم تكن موجودة عندما كنت أرقص
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.ダンスをするときに感じることはありませんでした 夢中になって踊りました
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.那個無時無刻都存在對自我身份嘅擔憂 當我跳舞時都不再存在。
Birine "kara kuş" dedi,diğerine çalı kuşu Başka bir tür kuş daha vardı;Alaycı KuşÔng gọi một loại là chim đen, loại kia là hồng tước
Birine "kara kuş" dedi,diğerine çalı kuşuJednoho nazval kosem, dalšího střízlíkem.
Birine "kara kuş" dedi,diğerine çalı kuşuОн даже назвал одну из них чернопёркой, а другую крапивником.
Birine "kara kuş" dedi,diğerine çalı kuşu,הוא קרא לאחד שחורת-הזקן .ולאחר גדרון
Birine "kara kuş" dedi,diğerine çalı kuşuسمى واحد طير أسود و آخر صعو
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Algunas rocas y algunos pinzones.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Dei sassi e dei fringuelli.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Des cailloux et des pinsons.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Ein paar Steine und ein paar Finken.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Kilka skał i zięby.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.갈라파고스섬의 되새류 몇 마리를 들 수 있지요.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Một vài hòn đá, một vài con chim sẻ.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Nejaké kamene a nejaké pinky.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Nişte bolovani şi câţiva cintezoi.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Nogle klipper og nogle finker.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Pár kamenů a nějaké pěnkavy.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Wat rotsen en wat vinken.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Μερικοί βράχοι και μερικοί σπίνοι.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Горсть камней и несколько вьюрков.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Няколко камъка и няколко сипки (зоол. Fringilla).
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.כמה אבנים וכמה פָּרוּשׁים.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.بعض الصخور و العصافير.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.平行宇宙はどうでしょう?これもまた、スクリーン上で
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(chim cùng loại.)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)( fåglar av en fjäder flock tilsammans)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(le piume di un uccello radunate insieme)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(Ptaki zawsze latają razem)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(Soort zoekt soort)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(Vögel der selben Art)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(Vrána k vráně sedá)
(Bir kuşun tüyleri birlikte hareket edermiş)(Рыбак рыбака видит издалека)
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Aku tahu aku punya banyak sekali kekurangan.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Ich weiß, es mangelt mir an vielen Sachen.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Ik weet dat ik een heleboel gebreken heb.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.JAg vet att jag brister i många saker.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Lo so che pecco di molte cose.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Wiem, że brakuje mi wiele do doskonałości...
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Ξέρω πως είμαι ελλειπής σε πολλά πράγματα.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Знам, че не ме бива в много неща.
Bir sürü kusurum olduğunu biliyorum.Я знаю, что у меня много недостатков.
Bir sürü kusurum olduğunu ve birçok hata yaptığımı düşündüm...나는 결함도 많고 실수도 많은 사람이지만
Bir sürü kusurum olduğunu ve birçok hata yaptığımı düşündüm...Meskipun aku punya banyak kekurangan dan banyak melakukan kesalahan...
Bir sürü kusurum olduğunu ve birçok hata yaptığımı düşündüm.....ظننت بأننـي مليء بالعيوب , و ارتكب الكثير من الأخطاء
Bir tarafta, Apollon perspektifi var, capcanlı ve önceden tasarlanmış ve iyi düşünülmüş ve kusursuz.D'une part nous avons la perspective apollonienne, assez ferme et réfléchie et intellectualisée et impeccable.
Bir tarafta, Apollon perspektifi var, capcanlı ve önceden tasarlanmış ve iyi düşünülmüş ve kusursuz.Egyrészt van a racionális nézőpont, amely nagyon üde és jól átgondolt, és intellektuális és tökéletes.
Bir tarafta, Apollon perspektifi var, capcanlı ve önceden tasarlanmış ve iyi düşünülmüş ve kusursuz.Jedním je princip apollinský, který je zřetelný, promyšlený, staví na intelektu a dokonalosti.