Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.Biały parkan, doskonały dom.
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.Der weiße Lattenzaun, das perfekte Haus.
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.Gardul alb, casa perfectă.
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.Het witte hek, het perfecte huis.
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.하얀 말뚝 울타리나 완벽한 집 같은 것들이죠.
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.La casa col recinto bianco, la casa perfetta.
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.La casa con la cerca blanca, la casa perfecta.
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.La palissade blanche, la maison parfaite,
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.Белый штакетник, безукоризненный дом.
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.Бялата ограда от колчета, перфектната къща.
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.גדר היתדות הלבנה, הבית המושלם.
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.السياج الأبيض، البيت المثالي
Beyaz tahta çitler, kusursuz ev.完璧なキッチンです カウンターに請求書などありません
BF: Göreceğiniz hareket 10 yılda kusursuz oldu.10 ani de încercări.
BF: Göreceğiniz hareket 10 yılda kusursuz oldu.BF : 이제 여러분이 보려는 것은 완성되기까지 10년이 걸렸어요.
BF: Göreceğiniz hareket 10 yılda kusursuz oldu.DH: そんなに難しくない 我々がそんなに練習したくないだけだ
BF: Göreceğiniz hareket 10 yılda kusursuz oldu.בארי: עשר שנים בכדי להביא לשלמות, ואתם הולכים לחזות בזה.
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.Così fummo i primi a dare un nome che più avanti esplose sulle pagine di Science and Nature.
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.우리는 먼저, 실질적으로 과학과 자연의 한페이지에 오를 이름을 정합니다.
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.My pierwsi nazwaliśmy, coś co pojawiło się w "Science and Nature"
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.Pääsimme nimeämään linnun tästä sarjasta, joka myöhemmin räjähti Science and Nature-lehden sivuille.
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.Wir waren die ersten, die diesen Vogel benannten, der die Seiten von "Science and Nature" überflutete.
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.لذلك فنحن أول من سمى والتي انفجرت لاحقا في صفحات العلوم والطبيعة.
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.やがて皆がネイチャーやサイエンスに投稿を始めました この鳥をシノミスといい 始祖鳥よりも進化しています
Biliyorum, Kusura bakmayın, Ben bir pratisyen doktorum.Je sais, excusez-moi, je suis médecin.
Biliyorum, Kusura bakmayın, Ben bir pratisyen doktorum.lch weiß, verzeihen Sie mir, ich bin Arzt.
Biliyorum, Kusura bakmayın, Ben bir pratisyen doktorum.Lo so, mi scusi, sono un medico.
Biliyorum, Kusura bakmayın, Ben bir pratisyen doktorum.Stiu, imi pare rau, sunt doar un generalist.
Biliyorum, Kusura bakmayın, Ben bir pratisyen doktorum.Tôi hiểu. Xin lỗi, tôi là bác sỹ đa khoa.
Biliyorum, Kusura bakmayın, Ben bir pratisyen doktorum.Tudom, sajnálom. Általános orvos vagyok.
Biliyorum, Kusura bakmayın, Ben bir pratisyen doktorum.Vím, omlouvám se, jsem praktický lékař.
Biliyorum, Kusura bakmayın, Ben bir pratisyen doktorum.Wiem, przepraszam, jestem internistą.
Biliyorum, Kusura bakmayın, Ben bir pratisyen doktorum.Ξέρω, λυπάμαι, εγώ είμαι γιατρός παθολόγος.
Biliyorum, Kusura bakmayın, Ben bir pratisyen doktorum.Я понял, простите, я врач общей практики.
Birçok lider gibi kendinin de kusurları olduğunu söylüyor.Et elle admet que tout comme de nombreux leaders, elle a des défauts.
Birçok lider gibi kendinin de kusurları olduğunu söylüyor.Nneka se resiste a considerarse una líder, y admite que como muchos líderes tiene defectos.
Birçok lider gibi kendinin de kusurları olduğunu söylüyor.Und sie gibt offen zu, dass sie wie so viele Anführer auch ihre Schwächen hat.
Birçok lider gibi kendinin de kusurları olduğunu söylüyor.تَرى نفسها كقائدة على مضض وتعترف أن لديها عيوب كالكثير من القادة.
Bir daha olmaz kusura bakmayýn.Добре, лека вечер.
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.Auf der Erde gibt es einen Goldrausch, und bei diesem geht es um den Blauflossenthun.
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.C'è una nuova corsa all'oro sulla Terra, e l'oro è rappresentato dai pinna blu.
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.E o goană după aur pe Pământ, goana după tonul bluefin.
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.Er is een goudkoorts op Aarde, en dit is een goudkoorts gericht op blauwvintonijn.
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.Hay una fiebre del oro en el planeta, una fiebre del oro por el atún rojo.
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.Il y a une ruée vers l'or sur terre, et c'est une ruée vers l'or du thon rouge.
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.이전 골드 러쉬와 같은 참다랑어 러쉬가 일고 있습니다
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.Na Ziemi była gorączka złota, a teraz jest gorączka na błękitnopłetwe.
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.Има златна треска на Земята, и тази златна треска е за червената риба тон.
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.На Земле идёт настоящая "тунцовая лихорадка".
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.יש בהלה לזהב על כדור הארץ, וזו היא בהלת הזהב לטונות.
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.بينما يوجد أسيل الذهب على اليابسة هناك أيضا أسيل الذهب على زرقاء الزعانف
Bir devlet kuşu gibi mavi yüzgeçlilere hücum edilmiştir.ゴールドラッシュが起きています つい最近まで漁獲は
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Aquele terrível incómodo de individualidade não existia enquanto eu dançava.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Az önmagamnak levés kínzó rettegése nem létezett, amikor táncoltam!
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Cette crainte redoutable de ma personne n'existait pas lorsque je dansais.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Den gnagande oron kring självet fanns inte när jag dansade.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Diese nagende Bedrohung des Selbst-seins existierte nicht wenn ich tanzte.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Die zeurende sleur van zelf-zijn bestond niet wanneer ik danste.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Diri yang takut dan menggerutu itu hilang saat aku menari.
Bireyselliğin o kusur bulucu dehşeti dans ederken yok oluyordu.Ese temor persistente de individualidad no existía mientras danzaba.