Ana içeriğe geç
Sözlük

kuşluk vakti ile cümle

kuşluk vakti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
26
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom nihayet uyandığında kuşluk vaktiydi.It was midmorning when Tom finally woke up.
Adını kuşluk vaktine yemin edilen ilk ayetten almıştır.Its name comes from its first owners, the Bistramai nobles.
Ve sen susamayacaksın, kuşluk vakti güneşi(nin ısısı)ndan etkilenmeyeceksin.Nor thirst nor exposure to the sun."
Kuşluk vaktine andolsun,I CALL TO witness the early hours of morning,
Kuşluk vaktine and olsun;I CALL TO witness the early hours of morning,
Yemin olsun Güneş'e ve ışığının parladığı kuşluk vaktine,I CALL TO witness the sun and his early morning splendour,
Yemin olsun kuşluk vaktine,I CALL TO witness the early hours of morning,
Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığınaI CALL TO witness the sun and his early morning splendour,
Andolsun kuşluk vaktineI CALL TO witness the early hours of morning,
Andolsun kuşluk vaktine.I CALL TO witness the early hours of morning,
Güneşin yükselip en parlak halini aldığı kuşluk vakti hakkı için!I CALL TO witness the early hours of morning,
Andolsun kuşluk vaktine,I CALL TO witness the early hours of morning,
(Musa): "Buluşma zamanınız, Süs (bayram) günü ve insanaların toplanacağı kuşluk vakti olsun" dedi.'Your tryst shall be upon the Feast Day.' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'
Onu gördükleri gün, sanki, bir akşam veya bir kuşluk-vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler.It shall be as if; on the day they see it, they have but tarried for an evening, or its forenoon.
Musa: "Buluşma zamanımız sizin bayram gününüzde, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.'Your tryst shall be upon the Feast Day.' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'
İnsanlar kuşluk vakti bir araya getirilsin."'Let the people be mustered at the high noon.'
Musa: Buluşma zamanınız, bayram günü, kuşluk vaktinde insanların toplanma zamanı olsun, dedi.'Your tryst shall be upon the Feast Day.' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'
Musa: "Sizinle buluşma zamanı, süs (bayramı) günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir." dedi.'Your tryst shall be upon the Feast Day.' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'
Onu gördükleri gün, sanki (dünyada) bir akşam veya kuşluk vakti kadar kalmışlardırIt shall be as if; on the day they see it, they have but tarried for an evening, or its forenoon.
Douay, bir mitralyöz bataryasının cephane arabasının yakınında patlamasıyla kuşluk vakti öldü.В фильме же во время боя от пулемётной очереди погибает наводчик сержант Домешек.
Kahvaltı genellikle kuşluk vakti yaplır.Doba na jídlo bývá většinou už skoro podvečer.
Safvan Aişe'yi devesine bindirdi, kuşluk vaktinde orduya vardı.En officer skyndte sig tilbage til Cairo for at få fat i dem i tide.
Kahvaltı genellikle kuşluk vakti yaplır.Thời điểm kiếm ăn của chúng thường là vào ban ngày.
Adını kuşluk vaktine yemin edilen ilk ayetten almıştır.「元」の偏諱を受けて元兼と名乗った。
Douay, bir mitralyöz bataryasının cephane arabasının yakınında patlamasıyla kuşluk vakti öldü.Доуай е убит още рано сутринта, когато мина от дивизионна батарея с картечници избухва близо до него.
Kahvaltı genellikle kuşluk vakti yaplır.Doba na jedlo býva väčšinou už skoro podvečer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod