kuşlar ile cümle
kuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kuşlar ise çok daha düşük sesleri işitebilirler.Ptaki wydają przy tym dość doniosłe odgłosy.
Güneyde yaşayan kuşlar kuzeydekilere göre daha küçüktür.Ptaki żyjące na północy są mniejsze niż ptaki z południa.
Cevaplardan sonra kuşlar yola düşmek isterler öncelikle Hüdhüd onlara açıklayıcı bir konuşma yapar.Zapalano wtedy ognie oczyszczające, i zmuszano bydło, aby przeszło między nimi przed wyjściem na pastwisko.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Ławice rozpraszają się, gdy są zaniepokojone.
Göl su kuşları için önemli bir sulak alandır.Jezioro to jest ważną ostoją ptactwa wodnego.
Esaret altında yaşayan kuşlar 35 yıldan fazla yaşamışlardır.Długość życia Obrączkowane ptaki dożywały ponad 25 lat.
Hint kuşları Gallus cinsinin 4 türüdür.Jeden z czterech gatunków ptaków z rodzaju Gallus.
Kuşlar tarafından çiçekler tozlaşılır.Kwiaty zapylane są przez ptaki.
Genelde kuşlarla beslenir.Rzadko pożerają ptaki.
Bu kuşlar, uçuşta uzun kanatlarını gösterirler.W locie zwracają uwagę długie skrzydła.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.Pisklęta karmione są przez oba ptaki z pary, opuszczają gniazdo po 14-16 dniach.
Bu kuşlar çiftler halinde yolculuk yapar.Kaczki te są ostrożne, podróżują w parach.
Ana kuş bu yavruları birkaç hafta daha besler sonrasında genç kuşlar kendi başlarının çaresine bakar.2 tygodnie, potem ptaki same mogą się już o siebie zatroszczyć.
3. Cilt kuşlar üzerinedir.T. 3: Ptaki.
Kuşları azat ettim ve fal açtırdım.Fiknęłam koziołka i połknęłam go.
Martılar gürültücü kuşlardır.Są to głośne ptaki.
İnsanlar bu kuşları avlarlar.Ptaki dobrze je ukrywają.
Genç kuşların kuyrukları gri yerine pas rengidir, paçaları çizgili ve gözleri koyu renklidir.Ptak młodociany ma rudy ogon, zamiast szarego, prążkowania po jego bokach i ciemne oczy.
Kuşlara hükmeder.Ostoje ptaków. .
En yükseğe uçan kuşlar kartallardır.Są to najwyżej latające ptaki.
İki türün de genç kuşları birbirine benzer.Ptaki obu płci podobne.
Beşinci haftadan sonra ebeveyn kuşlar rahatlıkla uzun süreli olarak yuvayı terk edebilirler.W wieku 5 tygodni młode ptaki opuszczają gniazdo, jednak przez dłuższy czas pozostają z rodzicami.
Kuşların kuluçka süresi 14 gün sürer ve genellikle 3 yumurta yumurtlarlar.Samica sama wysiaduje jaja, zwykle trwa to 13 dni.
Her iki cins ve genç kuşlar benzer renklerdedir.Samice i młode ptaki są ubarwione tak samo jak samce.
Bu leylekler kuşların göçlerini anlamak için faydalı olmuştur.Przypuszcza się, że wydmy były miejscem odpoczynku tych ptaków.
Avrupa'da en yaygın görülen kuşlardan biridir.Jednej z najbardziej zagrożonych gatunków ptaków w Europie.
Bu kuşların 1000 kadarı Çin'de yaşamaktadır.Ich liczebność w Chinach wynosi 700 tys.
İlk-kış kuşları, çoğunlukla kahverengidir.W pierwszej ptak jest w większości brązowy.
Bazen kuşları ve yumurtalarını yediği de olur.Czasem zjadają też ptasie jaja i pisklęta.
Lagün çevresi göçmen kuşlar için oldukça önemlidir.Ostoja jest ważna dla ptaków migrujących.
Daha az sıklıkla da olsa kurbağalar, su omurgasızları ve küçük kuşlarla da beslenebilir.Czasem zjada żaby, małe ssaki a nawet ptaki wodne.
Yeni Kalendonya'ya köpeklerin getirilmesi bu kuşların sayılarını azaltan temel etken olmuştur.Do tak silnego spadku liczebności tych ptaków przyczyniła się bezpośrednia presja ze strony człowieka.
Genç kuşların üst kısımları kahverengidir.U młodych ptaków skrzydła są koloru brązowego.
Göç sırasında göçmen kuşların bir kısmı gündüz, bir kısmı ise gece uçarlar.Wśród Arctiidae są gatunki aktywne w ciągu dnia oraz takie, które żerują w nocy, przylatują też do światła.
Domuzlara yabani kuşlardan geçtiği düşünülmektedir ve mevcut özel bir tedavisi yoktur.Man tror att viruset överförs till grisar från viltfåglar och det finns ingen specifik behandling.
Kimi kuşlar bazen daha güney eyaletlere ve Meksika'ya dek ulaşabilirler.Vissa fåglar når ibland södra USA och norra Mexiko.
Oromë'den kuşlar ve hayvanlar hakkında çok şey öğrenmiş, bazılarının dillerini anlayabilmeye başlamıştır.Oromë lärde han sig mycket om fåglar och djur och kunde förstå en stor del av deras språk.
Beden ve kanatlar arasındaki doğru orantıyı bulmak için kuşların anatomisini araştırdı.Hon studerade fåglars anatomi för att kunna bestämma de rätta proportionerna mellan vingar och kropp.
Gemilerle taşınan kuşlar Borneo'da koloniler oluşturmuştur.Fåglar som färdats med båt koloniserade Borneo.
Halbuki kaya sıvacı kuşlarının iki türü de ormanlar ile bağlantılı değildir.De två arterna klippnötväckor är dock inte starkt knutna till skogsland.
Kuşlar tarafından çiçekler tozlaşılır.Blommorna pollineras av fåglar.
Kuşlara hükmeder.Det vete fåglarna.
Bunlar balık avlayan kuşlardır (Örn: Şahin).För ett släkte av fiskar, se Bero (djur).
Genç kuşlar ve bir yaşındaki kuşlar erişkinlerden pek ayırt edilemez.Juvenila fåglar och fåglar under ett år kan vara nästan omöjliga att skilja från vuxna.
Ağırlığına oranla bu kuş türü en yüksek sesle şakıyan kuşlardan biridir.För dess vikt har denna art ett av de mest högljudda fågellätena.
1980 ile 2003 yılları arasında tarlalardan beslenen kuşların sayısında %28'lik bir düşüş olmuştur.Från 1980 till 2003 sjönk antalet fåglar som är vanliga i jordbrukslandskap med 28%.
Kuşlar (Özgün adı: The Birds), 1963 yılı ABD yapımı sinema filmidir.Bye Bye Birdie, amerikansk film från 1963.
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Havsfåglar är fåglar som har anpassat sig till liv inom marina miljöer.
Kuşlar da sıkıntı yaratabilir.Striderna kan orsaka skador hos fåglarna.
Bu davranışı sergileyen kuşlar aynı cinsten olabilmektedir.Den asiatiska arten uppvisar troligen samma beteende.
Bu tarz nöronlar primatlarda ve kuşlarda direkt olarak gözlenmiştir.Sådana neuroner har observerats hos primater, vissa fåglar och människor.
Tarakdişler düz uçuları sırasnda en hızlı uçan kuşlardandırlar.Bland änderna finnes de fåglar som har den högsta hastigheten vid planflykt.
Park ayrıca kuşlardaki zenginliği ile ünlüdür.Parken är också känd för sitt rika fågelliv.
Kuşlar bu süre boyunca kovuklarını pek terk etmezler.De vuxna fåglarna slutar utfodra dem vid denna tid.
Avrupa'da en yaygın görülen kuşlardan biridir.I Europa utgör den en av de vanligaste rovfåglarna.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Dessa stora fåglar är mycket farliga om de blir störda.
Ian Abercrombie, kısa ömürlü TV dizi Avcı Kuşları 'nda Alfred'i resmetti.Ian Abercrombie spelade Alfred i den kortvariga TV-serien Gothams änglar.
Erişkin olmayan kuşlar kıyılardan içerideki göllere de gidebilmektedir.Man kan till och med se elefanterna inifrån parken.
Esaret altında yaşayan kuşlar 35 yıldan fazla yaşamışlardır.Det finns exempel på åsnor som varit i bruk i 55 år.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.Hönsfåglarna är närmast släkt med ]na (Anseriformes).
İlgili Sayfalar