kuşlar ile cümle

kuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Batı Nil virüsü, sivrisinekler aracılığıyla kuşlar arasında yayılan bir kuş engeksiyonudur.O Vírus do oeste do Nilo é uma infecção que é transmitida entre aves por mosquitos.
Ayrıca küçük kuşları da havadayken yakalar.Captura também pequenas aves em voo.
Martılar gürültücü kuşlardır.São aves muito ruidosas.
Kuşlar 03.Cão Adormecido 03.
Üreme dönemi içinde üremeyen kuşlar 40 ila 50 kuşluk gruplar hâlinde toplanırlar.As aves não-reprodutoras reúnem-se em grupos de 40-50 indivíduos durante a época de reprodução.
Genç kuşlar iri genç delice yavrularına benzerdir.Os filhotes são parecidos com os machos adultos.
Kuşlar kış ve yaz dönemlerinde üremek için bölgeye gelmektedirler.É responsável por trazer o calor e, por conseqüência, associado ao verão.
Queqiao (鵲橋), Saman Yolu üzerine kuşlar tarafından kurulmuş köprü.Que Qiao (鵲橋) — A ponte formada por pássaros ao longo da Via Láctea.
Kuşlar, her zaman dışkılayabilirler.Por que os doleiros sempre escapam.
Pelikanlar ayrıca diğer kuşların avlarını da çalabilirler.Pelicanos também roubam o alimento de outras aves.
Bu tarz nöronlar primatlarda ve kuşlarda direkt olarak gözlenmiştir.Estes neurônios já foram observados de forma direta em primatas, também existe em humanos e alguns pássaros.
Bu kuşlar, olağanüstü dalgıçlardır, yüksek hızda okyanusa dalarlar.Estas aves são mergulhadores e pescadores espetaculares, mergulhando no oceano em alta velocidade.
Göç eden yırtıcı kuşlar, leylekler ve ak pelikan sürüleri 200 km uzunluğa erişebilmektedir.Os bandos de aves de rapina, cegonhas-brancas e pelicanos brancos podem estender-se por 200 km.
Red (Kırmızı Kuş): En kızgın kuştur ve kuşların lideridir.Red é o verdadeiro Angry Bird.
Bu kuşlar küçük ve oldukça solgun renklidirler.São aves pequenas e frequentemente muito coloridas.
Yardımcı kuşlar bölgeyi korumaya, yavruları beslemeye ve büyütmeye yardımcı olur.As aves ajudantes assistem na defesa do território e na alimentação e criação dos juvenis.
Bu özellik kuşlar sınıfını diğer canlı gruplarından ayıran önemli bir özelliktir.Estão entre as características que distinguem as Aves dos outros grupos vivos.
Gece aktif olan kuşlardır.As senhoras do pássaro da noite.
Bazı kuşlar batıya doğru giderek Sudan'ın batısına, Çad'a ve Nijerya'ya kadar ulaşabilirler.Alguns divergem para oeste para o Sudão ou Chade, chegando mesmo à Nigéria.
Ağırlığına oranla bu kuş türü en yüksek sesle şakıyan kuşlardan biridir.Relativamente ao seu peso, o tordo-comum possui das vocalizações mais barulhentas de entre as aves.
Diğer leylek türlerinde olduğu gibi uzun ve geniş kanatlar bu kuşların gökte süzülmesine olanak sağlar.Como outras cegonhas, as asas são longas e amplas permitindo que a ave plane.
Bu özellik yalnızca erişkin kuşlarda görülür.As penas estão presentes unicamente nas aves.
Göçücü kuşlardır.Ex. Pássaros.
Güneydoğu Asya kuşları ve memelileri hakkında uzmandı.Era uma autoridade em pássaros e mamíferos do Sudeste Asiático.
Göç sırasında göçmen kuşların bir kısmı gündüz, bir kısmı ise gece uçarlar.Durante a migração geralmente viaja durante o dia, embora algumas aves o possam fazer de noite.
"Boyalı Kuşlar Kasım'da Yeniden Sahnede". metin«Ex Machina de volta em novembro pela Panini».
Yelkovankuşları göçmen kuşlarıdır.As espécies africanas são migratórias.
Orta boylu kuşlardır.São aves tropicais de tamanho médio.
Kayanın ismi ise üzerinde sürekli kuşlar bulunduğu için bu ismi almıştır.Estas aves são assim chamadas porque sempre andam sozinhas.
Özellikle göçmen kuşların üreme ve kışlama alanıdır.A área é particularmente um lugar de criação e de invernação para aves migratórias.
Kuşlar da sıkıntı yaratabilir.Os anzóis podem também danificar as aves.
Kuşlar da bu dönemin ortalarında, Jura’da ortaya çıkmıştır.Além disso, por esse tempo parece que estava na presença de Juliano.
Kuşlar, ağaç meyveleri ve bazı böceklele beslenir.Frugívoros: são aves que comem frutos e frutas.
Oldukça yetenekli bir avcıdır, daha çok irili ufaklı kuşları avlar.É um caçador pouco eficiente, preferindo animais de pequeno porte.
Delice doğan, avcı kuşların zarif bir türüdür.Esta é uma outra boa ave de caça quando gorda.
"Kuşları sevdiğiniz besbelli!Muito apreciado por pássaros.
Mevsimsel olarak tekeşli yaşayan fregat kuşları koloni hâlinde yuva yaparlar.Os corvos-marinhos reproduzem-se uma vez por ano em colónias barulhentas, situadas em zonas costeiras.
Bu leylekler kuşların göçlerini anlamak için faydalı olmuştur.Os binóculos auxiliam no avistamento de aves.
Memeliler ve kuşlar ise, diğer grupların aksine, renklendirme için melanosit adındaki hücre grubuna sahiptir.Os mamíferos e aves, em vez de cromatóforos, possuem células chamadas melanócitos que lhes conferem cor.
Kuşların sesleri, "düdelio - gögü" şeklindedir.Auspícios significam "observações de pássaros."
Bu çiçeklerin bulunduğu bitkilerin yaprakları muhabbet kuşları için zehir etkisi yaratabilir.Em resumo, as perturbações ocasionadas pelos seres humanos podem provocar um impacto a estas aves.
Kuşların kuluçka süresi 14 gün sürer ve genellikle 3 yumurta yumurtlarlar.Apresentam cuidado biparental com o ovos, que geralmente eclodem após três dias.
600 binden fazla çeşitli türden kuşların bulunduğu bu alan Millî Park alanı haline getiriliyor.Desde o início da sua criação, chegou a este parque mais de 6000 espécies.
Bazen balık ve kuşlar gibi daha küçük hayvanları yediği de olur.Embora possam ocasionalmente comer outros pequenos animais, como lagartos ou aves.
Böylece kuşlardan kurtulmuş olabiliriz.Logo, porcos podem voar.
Küçük mavi kuşlar(Jay,Jake,Jim grup adları the blues): Dokunulduğunda üçe bölünür.Azuis ou Jay, Jake e Jim - Multiplicação em três (melhor com vidro).
Kuşlar grup halinde uçuyorlar.Os pássaros voam em bandos.
Stanley, Simpson çocuklarının havaalanında kuşlara ateş eden ikinci kuzeni.2nd cousin Stanley, die op vogels schiet op een vliegveld.
Güneydoğu Asya kuşları ve memelileri hakkında uzmandı.Zijn specialiteit lag bij Zuidoost-aziatische vogels en zoogdieren.
Bu kuşlar içinde en bilineni ağaçkakangillerdir.De soorten uit dit geslacht zijn bomen, waarvan de flamboyant verreweg het meest bekend is.
Ayrıca küçük kuşları da havadayken yakalar.Ook kleine vogels worden in de vlucht gevangen.
Kuşlar tarafından çiçekler tozlaşılır.De bloemen worden bestoven door vogels.
Spielberg oradaki kuşlar yerine güvercinleri koymayı kararlaştırdı.Duinrell koos ervoor om in plaats van mensenpoppen dierenpoppen te gebruiken.
Ian Abercrombie, kısa ömürlü TV dizi Avcı Kuşları 'nda Alfred'i resmetti.Ian Abercrombie speelde Alfred in de kortlopende televisieserie Birds of Prey.
Bu kuşlar çiftler halinde yolculuk yapar.Deze vogels leven als paartjes bij elkaar.
Martılar gürültücü kuşlardır.Het zijn luidruchtige vogels.
Bu ruhlar küçük kuşlara benzerler.De vogels lijken op kleine lijsters.
Bu kuşlar, sığ suda veya ıslak çamurda yiyeceklerini araştırarak arar.Deze in kleine groepjes levende vogels zoeken hun voedsel in ondiep water en modder.
Dünya'nın en küçük yırtıcı kuşlarından biridir.Het is een van de kleinste roofvogels van het continent.
Bu nedenle Büyük Perhiz dönemlerinde diğer kuşların etleri yenmezken bu hayvanın eti yenirdi.Dit kwam doordat ze bij gebrek aan ander vlees, honden slachtten om te eten.
İlgili Sayfalar