kuşlar ile cümle
kuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kuşlar, ağaç meyveleri ve bazı böceklele beslenir.Ils dégagent des arômes de fruits murs et de réglisse.
Kuşlar genellikle tohumlarla beslenirler.Les oiseaux se nourrissent généralement de graines de filaos.
Bu özellik yalnızca erişkin kuşlarda görülür.Ceci est unique chez les oiseaux.
Ağaçlara yuva yapan kuşlar bunun en güzel örneğidir.Les arbres sont le meilleur exemple des plantes vivaces.
Feniks kuşların lideridir.Le phénix est le chef de tous les oiseaux.
Birçok kuş biti türü hem kuşlarda hem de yuvalarında görülür.Quant aux oiseaux, il y en a partout et de toutes sortes.
Bunların hepsi yırtıcı kuşlardan seçilmiştir.Tous ces oiseaux sont bagués.
Dünya Kuşları El Kitabı.The Handbook of British Birds.
Yerleşik ve gezici kuşlardır.Plantes ligneuses et oiseaux.
Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.Tous tirent cet oiseau à cet effet.
Yardımcı kuşlar bölgeyi korumaya, yavruları beslemeye ve büyütmeye yardımcı olur.Ces oiseaux auxiliaires aident dans la défense du territoire, l'alimentation et l'élevage des jeunes.
Güneydoğu Asya kuşları ve memelileri hakkında uzmandı.Il était une autorité sur les oiseaux et les mammifères d'Asie du Sud-est.
Diğer kuşların besinlerini kaparak beslenirler.Il peut voler la nourriture d'autres oiseaux.
Yunan ve Türk kuşları göçmendir ama diğer populasyonlar yerleşiktirler.Les oiseaux qui nichent en Grèce ou en Turquie sont migrateurs alors que les autres sont sédentaires.
Göç sırasında göçmen kuşların bir kısmı gündüz, bir kısmı ise gece uçarlar.Certaines espèces migrent de jour, d'autres de nuit.
Kuşları ve kelebekleri çekme özelliğine sahiptir.Ils attirent oiseaux et papillons.
Kuşlar da buna bağlı olarak yönlerini 90 derece değiştirdiler.Elle fut reconstruite, mais son orientation fut modifiée de 90°.
Küçük mavi kuşlar(Jay,Jake,Jim grup adları the blues): Dokunulduğunda üçe bölünür.Jay, Jake et Jim (Les Blues) : trois petits oiseaux bleus qui adorent jouer.
Kışı burada geçiren kuşlar da bulunur.On lui doit aussi des paysages d'hiver.
Oldukça büyük olan bu kuşların özelliği uçları dışında birbirine değmeyen büyük gagalarıdır.Mais ce qui est vraiment surprenant, c’est la forme plus que singulière de ces alvéoles.
Göçmen kuşlar Göçmen balıklarFumisterie Séchoir à poissons
Arka parmakları olmayan kuşlardır.Leurs taureaux n'ont pas de bosse dorsale.
Bu vadiler çeşitli türdeki bitki örtüsü ve kuşları ile turistlerin ilgisini çekmektedir.Ceci est lié à la symbiose évolutive entre certaines plantes et ces oiseaux.
Bu yüzden kuşlar geçici olarak uçuş kabiliyetinden yoksundur.Ils deviennent alors momentanément incapables de voler.
"Uruguay" adı, yerlilerin dili olan Guarani'de "Boyalı Kuşlar Irmağı" anlamına gelir.Le nom original, Urugua'ý, en guarani, signifie « rivière des oiseaux peints ».
Sinek kuşları için, mor ötesi ultraviyole renkleri görmek de mümkün olabilir.Contrairement aux hommes, les oiseaux peuvent voir la lumière ultraviolette.
En önemli uzmanlığı yırtıcı kuşlardır.Leur grand succès est Angry Birds.
Ağırlığına oranla bu kuş türü en yüksek sesle şakıyan kuşlardan biridir.Comme dit plus haut cet oiseau est capable de voler.
Ñandú), Güney Amerika'daki kuşlar.The Birds of southern Mozambique.
Su kuşlarını takip edip sudan çıkarma konusunda çok iyidir.Il épuise les oiseaux aquatiques et leur chasse est plus longue.
Böylece kuşlardan kurtulmuş olabiliriz.Faire voler les oiseaux, je peux.
Ayaklarının üstünde diğer kuşlar gibi dik bir şekilde duramazlar.Elles ne sont pas retenues entre elles comme chez les autres oiseaux.
Büyük kuşlardır ancak bulundukları takım içindeki diğer kuşlarla kıyaslandığında orta boyutludurlar.Celui-ci n'est reconnu par les pairs (autres Grands mariés) que s'il a lieu en Grande Comore.
Evcil muhabbet kuşları konuşmayı öğrenebilir, yeni tür ıslıklar çalabilir ve insanlarla oyun oynayabilir.On peut leur apprendre à parler, siffler des airs, et jouer avec des humains.
Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.Ces oiseaux sont donc malfaisants.
Uçan en ağır kuşlardan biridir.C'est l'un des oiseaux volant le plus haut.
Ağaç incir kuşları çoğunlukla ağaçlardaki tüneklerinde bulunurlar.Les oiseaux sont souvent perchés en groupes sur les arbres.
Bu organizma balıkları ve kuşları öldüren mikrosistinleri üretir.Il s'y développe des micro-organismes dont se nourrissent les poissons et crevettes.
Göl su kuşları için üreme ve göç yeridir.L’étang en lui-même, est un lieu de repos et de nourrissage pour les oiseaux.
Bu yüzden ağır istila edilmiş kuşlar diğerlerinden daha fazla ısınırlar.D'ailleurs, les oiseaux élevés ainsi sont nettement plus chers que les autres.
Kuşlar sepetteki pastaları yiyorlardı.Malheureusement, des singes ont pris les sandwichs.
Bu familyadaki kuşların uzun ve genil kanatları vardır.Cet oiseau vole bien grâce à ses ailes longues et larges.
Bu davranışı sergileyen kuşlar aynı cinsten olabilmektedir.Le canard adverse peut répondre en adoptant la même attitude.
Kuşlara yaklaşmanın en yaygın yoludur.Le chemin aux oiseaux.
Bu saldırganlığı, üreme mevsiminde, çok daha büyük kuşlara ve insanlara saldıracak dereceye varır.Il attaque souvent en bandes s'attaquant ainsi à des oiseaux plus grands que lui.
Bu küçük ötücü kuşlara ait kuş, çalılıklarla saz yataklarında bulunan bir türdür.Un motif bien particulier est un drôle de petit singe couché dans un panier.
Kuşlar daimi ikâmetgahlı olup, bölgelerinden pek uzaklara gitmezler.Des bêtes lointaines feulent et nul ne se détourne.
Kuşlar yumurtlar.Las aves ponen huevos.
Tom kuşlara iyi bakar.Tom cuida bien de los pájaros.
Kuşlar uzak yerlere uçarlar.Los pájaros vuelan distancias largas.
Kuşlar sık sık birlikte uçarlar.Las aves suelen volar juntas.
Kuşlar genellikle birlikte uçar.Las aves suelen volar juntas.
Kuşlar sabah şarkı söylemeye başladı.Las aves comenzaron a cantar por la mañana.
Kuşları gözlemlemekten hoşlanırım.Me gusta observar a los pájaros.
Bu kuşlar kışın Kuzey Afrika'ya göç ederler.Estas aves emigran al norte de África en invierno.
Ali ödevini bitirince kendini kuşlar gibi özgür hissetti.Tras acabar su tarea, Alí se sentía libre como un pájaro.
Bunu bana kuşlar söyledi.Me lo ha dicho un pajarito.
Tom kuşlardan nefret ediyor.Tom odia los pájaros.
Park ayrıca kuşlardaki zenginliği ile ünlüdür.El parque es también famoso por su riqueza en aves.
Bu kuşlar göç etmez.Las aves no pueden anidar ahí.
İlgili Sayfalar