kuşkusuz ile cümle

kuşkusuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Vì quả_thật không phải Ngài đến vùa giúp các thiên_sứ , bèn là vùa giúp dòng_dõi của Áp - ra-ham .
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Wij weten allemaal dat Hij Zich het lot van engelen niet aantrekt, maar wel van de nakomelingen van Abraham.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Διοτι βεβαιως δεν ανελαβεν αγγελων φυσιν, αλλα σπερματος Αβρααμ ανελαβεν.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Затова, както казва Светият Дух: – "Днес, ако чуете гласа му,
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Ибо не Ангелов восприемлет Он, но восприемлет семяАвраамово.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.Справді бо не ангелів приймав, а насінне Авраамове приймав.
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.כי אמנם לא במלאכים החזיק כי אם בזרע אברהם החזיק׃
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.لانه حقا ليس يمسك الملائكة بل يمسك نسل ابراهيم
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.他 並 不 救 拔 天 使 、 乃 是 救 拔 亞 伯 拉 罕 的 後 裔
Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahimin soyundan olanlara yardım ediyor.他 並不救拔 天使 、 乃是 救拔 亞伯拉罕 的 後裔
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Áno, vzal by som ho na svoje plece a ovinul by som si ho sťa korunu!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Bizony én azt a vállamon hordanám, és korona gyanánt a fejemre tenném!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ca să -i port scrisoarea pe umăr, s'o leg de fruntea mea ca o cunună;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ciertamente yo la llevaría sobre el hombro, y me la ceñiría cual corona
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Czylibym jej na ramieniu swojem nie nosił? a nie przywiązałbym jej sobie miasto korony?
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ik zou die op mijn schouders willen nemen en als een kroon opzetten.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Je porterai son écrit sur mon épaule, Je l`attacherai sur mon front comme une couronne;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.내가 어깨에 메기도 하고 면류관처럼 머리에 쓰기도 하며
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.maka dengan bangga akan kupasang pada bahu, dan sebagai mahkota kulekatkan di kepalaku
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Por certo eu a levaria sobre o ombro, sobre mim a ataria como coroa.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Res, na rami svoji bi jo nosil in si jo navezal kakor venec!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Sandelig, tog jeg det på min Skulder, kransed mit Hoved dermed som en Krone,
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Sannelig, jeg skulde ta det på min skulder, jeg skulde feste det til mitt hode som en krone;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Sannerligen, jag skulle då bära den högt på min skuldra, såsom en krona skulle jag fästa den på mig.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Tôi quả hẳn sẽ mang trạng từ ấy trên vai mình, Ðội nó trên đầu tôi như một mão triều thiên.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Tôi quả hẳn sẽ mang trạng_từ ấy trên vai mình , Ðội nó trên đầu tôi như một mão triều thiên .
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Totisesti, olkapäälläni sitä kantaisin, sitoisin sen päähäni seppeleeksi.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Víť Bůh, nenosil-li bych ji na rameni svém, neotočil-li bych ji sobě místo koruny.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.vorrei certo portarlo sulle mie spalle e cingerlo come mio diadema
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Wahrlich, dann wollte ich sie auf meine Achsel nehmen und mir wie eine Krone umbinden;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Βεβαιως ηθελον βαστασει αυτο επι του ωμου μου, ηθελον περιδεσει αυτο στεφανον επ' εμε
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Ето, на рамо щях да го нося, За венец щях да го привържа на себе си!
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.Я носил бы ее на плечах моих и возлагал бы ее, как венец;
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.אם לא על שכמי אשאנו אענדנו עטרות לי׃
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.فكنت احملها على كتفي. كنت اعصبها تاجا لي.
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.願 那 敵 我 者 所 寫 的 狀 詞 在 我 這 裡 我 必 帶 在 肩 上 、 又 綁 在 頭 上 為 冠 冕
Kuşkusuz onu omuzumda taşır, Taç gibi başıma koyardım.願那敵 我 者 所 寫 的 狀詞 在 我這裡 我 必帶 在 肩上 、 又綁在頭 上 為 冠冕
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Boć zaprawdę bez kłamstwa będą mowy moje, a mąż doskonały w umiejętności jest przed tobą.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Fii încredinţat, cuvîntările mele nu sînt minciuni, ci ai a face cu un om cu simţăminte curate.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.For sannelig, mine ord er ikke falske; en mann med fullkommen kunnskap har du for dig.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Ik vertel u de waarheid, want ik ben een man met feilloos inzicht.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Ja, förvisso skola mina ord icke vara lögn; en man med fullgod insikt har du framför dig.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Kajti zares, besede moje niso lažnive; popoln v spoznanju je, ki stoji pred teboj!
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.진실로 내 말이 거짓이 아니라 지식이 구비한 자가 너와 함께 있느니라
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Lebo istotne nebudú moje slová lživé; máš dokonalého čo do známosti pred sebou.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Meine Reden sollen ohne Zweifel nicht falsch sein; mein Verstand soll ohne Tadel vor dir sein.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Perkataanku tidak ada yang palsu; orang yang sungguh arif ada di depanmu
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.poiché non è certo menzogna il mio parlare: un uomo di perfetta scienza è qui con te
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Pois, na verdade, as minhas palavras não serão falsas; contigo está um que tem perfeito conhecimento.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Pues ciertamente mis palabras no son mentira; contigo está alguien que es completo en conocimiento
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Quả hẳn các lời luận tôi chẳng phải giả dối; Ðấng vốn trọn vẹn về tri thức đương ở cùng ông.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Quả hẳn các lời luận tôi chẳng phải giả_dối ; Ðấng vốn trọn_vẹn về tri_thức đương ở cùng ông .
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.rt az én beszédem bizonyára nem hazugság; tökéletes tudású [ember áll] melletted.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.sillä totisesti, sanani eivät ole valhetta - mies, jolla on täydellinen tieto, on edessäsi.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Sois-en sûr, mes discours ne sont pas des mensonges, Mes sentiments devant toi sont sincères.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.thi for vist, mine Ord er ikke Opspind, en Mand med fuldkommen Indsigt har du for dig.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.V pravdě, žeť nebudou lživé řeči mé; zdravě smýšlejícího máš mne s sebou.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.διοτι οι λογοι μου επ' αληθειας δεν θελουσιν εισθαι ψευδεις πλησιον σου ειναι ο τελειος κατα την γνωσιν.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.Защото наистина думите ми не ще бъдат лъжливи; Един, който е усъвършенствуван в знание, стои пред тебе.
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.потому что слова мои точно не ложь: пред тобою – совершенный в познаниях.

İlgili Sayfalar