kuşkusuz ile cümle

kuşkusuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu duygular kısmen doğuştan gelebilir, ama kuşkusuz çoğu toplumsal olarak koşullanmıştır.Việc loại bỏ này có thể diễn ra theo nhiều cách, nhưng phổ biến nhất là hình thành các tinh thể.
Onlardan kim sana uyarsa kuşkusuz Cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır.”あなた方には永遠に繰り返す火獄が定められている。
"Temizlenen, Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.主の御名を呪う者は死刑に処せられる。
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.その報復として潤平に呪いをかける。
Kuşkusuz Stalin, bunu görebiliyordu.スターリンはそのことを知らなかったようである。
Bütün bunlar, kuşkusuz tahmini sayılardır.これらの推定量は様々な仮定に依っている。
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.イヌとネコで発生する。
Bunda kuşkusuz Duncan'ın payı fazlaydı.しかし、鄧禹のこの行動の代償は大きかった。
Kuşkusuz bunları firavunların çabasıyla, baskısıyla yapmışlardır.この帝国は父祖の努力によって築き上げられたものだ。
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.大眾財務以「大眾財務,大眾首選」為口號。
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.』是名我增上。
Kuşkusuz bu isimlere Sufilik’ten, İslam ezoterizminden (Batınilik) birçok ismi eklemek gerekir.從許多閩南語音譯平埔族地名都可證明這個說法。
Kuşkusuz bu, biçimin kendisinden geliyor.它的名字來自於其形狀。
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.在每一关中,会有猫咪等敌人。
Çanakkale Cephesi'nin deniz harekatı, kuşkusuz sıradan bir askeri harekat ya da muharebe olayı değildir.美國海軍的巡洋艦一般都不以反潛作戰為主,該級艦也不例外。
'Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.' 9.往者天下大亂,上下失序,明公用武攘之,十平其九。
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.이 이름은 다음과 같이 구성된다.
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.또 타인의 재산이라도 무방하다고 되어 있다(타인으로부터 매입하여 수증자에게 주면 되기 때문이다).
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.본가에서는 개와 고양이를 기르고 있다.
Kuşkusuz bu büyük bir yanılgıydı.하지만, 이는 커다란 오해였다.
Moskova Metrosu kuşkusuz dünyanın en çok yolcu taşıyan metrosudur.모스크바 지하철은 전 세계에서 도쿄 지하철 다음으로 가장 이용객이 많은 지하철이다.
Bunlar arasında en ünlüsü, 1.600.000 dolarlık Ing Ödülü'dür hiç kuşkusuz.유력 후보가 난립한 가운데 166만 표를 득표해 당선되었다.
Birçok eser kaleme almıştır ama şaheseri hiç kuşkusuz İlahi Komedya'dır (La divina commedia).위의 교종의 여러 파는 귀족사회에 환영을 받은 바 있지만 신라사회를 휩쓸었던 것은 미타신앙(彌陀信仰)인 정토교(淨土敎)의 형성이다.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.כיום הוא בסיכון גם מצד כלבים וחתולים.
Buradaki en büyük ilgi gören aktivite ise kuşkusuz Futbol olur.הענף הבולט ביותר בהקשר זה הוא כדורגל.
Bunda kuşkusuz Duncan'ın payı fazlaydı.בגדול, זו הייתה הפקתו של דאגלס.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Край нея са се разположили куче и котка.
Kuşkusuz bu büyük bir yanılgıydı.Това беше голяма грешка.
En ünlü Maia ise kuşkusuz Melian’dı.Най-известната му творба е „Мелиямби“.
Atina kuşkusuz bunu kabul etmeyecekti.Атина не предприема никакви действия.
'Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.' 9.I poče uzlaziti na nebo, a oblak ga je zaklonio i više ga nisu vidjeli.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Hanksov sljedeći projekt bio je još skuplji.
Bu karışıklığın sebebi hiç kuşkusuz kaynaklarda yeterli bilgi bulunmayışıdır.O tome razdoblju zbog nedostatka izvora ima vrlo malo sigurnih podataka.
Kuşkusuz böyle bir manevra daha büyük seyir ustalığı gerektirmektedir.Očito je da ovakav način simulacije zahtijeva značajno veći potrošak vremena.
Bunların en önemlisi kuşkusuz eski 8 Real'dir.Podjedinica je bila real, a 8 reala činilo je 1 pezo.
Bunlar tartışmasız ve kuşkusuz kabul edilmek zorundadır.Prijedlog je usvojen, bez rasprave.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Väčšinou ide o veľké množstvo psov a mačiek.
Mısır şiirlerinin en güzel örnekleri kuşkusuz sevgi şiirleridir.Najobľúbenejším literárnym žánrom medzi Egypťanmi je ľudová poézia.
Kuşkusuz Stalin, bunu görebiliyordu.Stalin to však zrejme nepovažoval za problém.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Praktická spolupráca bubeníka Nicka Masona bola minimálna.
Bunlardan en basitleri kuşkusuz Cesàro toplamı ve Abel toplamıdır.Dve od najpreprostejših metod sta Cesàrova vsota in Abelova vsota.
Buradaki en büyük ilgi gören aktivite ise kuşkusuz Futbol olur.Kraljevski oz. najpomembnejši med športi pa je vsekakor nogomet.
Ama hiç kuşkusuz psikanaliz yerden fışkırmış ya da gökten düşmüş değildir.Pomembno je, da svetijo navzdol in ne v nebo.
Kuşkusuz Stalin, bunu görebiliyordu.Stalinas šito negalėjo pakęsti.
Kuşkusuz en büyük siyasî patlama, Kosovalı Sırpların Komünist Belgrad yönetimince ihmal edilmeleriydi.Turbūt didžiausias Kosovo serbų skundas buvo dėl komunistų valdžios aplaidumo Belgrade.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Šiomis kirmėlėmis gali apsikrėsti ir žmogus nuo kačių ar šunų.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Būgnininko N.Meisono indėlis į darbą nebuvo didelis.
Kuşkusuz bu büyük bir yanılgıydı.See oli suur viga.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Mõisa nimi laienes hiljem kogu ümbrusele.
Kuşkusuz Stalin, bunu görebiliyordu.Stalin ei pruukinud seda teadlikult ette võtta.
Bunların başında kuşkusuz köpek ve kedi gelir.Peamiselt on varjupaikades kassid ja koerad.
Kuşkusuz bu, biçimin kendisinden geliyor.Sellest hoolimata on siin tema kuju.
Bunların en önemlisi kuşkusuz eski 8 Real'dir.Suurimaks erandiks on teiste seas 8. stratageem.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Gian Gastone ei olnud läbirääkimistel Toscana tuleviku üle nii vankumatu, kui oli tema isa.
Bunlar tartışmasız ve kuşkusuz kabul edilmek zorundadır.Seda pretensiooni on vaidlustatud ja seda tuleb õigustada.
Ama bu teknoloji içerisinde kuşkusuz bir güzellik barındırıyor.Aber es liegt auch eine gewisse Schönheit in dieser Technologie.
Ama bu teknoloji içerisinde kuşkusuz bir güzellik barındırıyor.Ale existuje jistá krása v této technologii.
Ama bu teknoloji içerisinde kuşkusuz bir güzellik barındırıyor.Ale w tej technologii jest też piękno. Ale w tej technologii jest też piękno.
Ama bu teknoloji içerisinde kuşkusuz bir güzellik barındırıyor.Dar poate exista şi o frumuseţe în această tehnologie.
Ama bu teknoloji içerisinde kuşkusuz bir güzellik barındırıyor.De van egy bizonyos szépség is ebben a technológiában.

İlgili Sayfalar