Ana içeriğe geç
Sözlük

kuşan ile cümle

kuşan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Cinge a tua espada � coxa, ó valente, na tua glória e majestade.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Gürte dein Schwert an deine Seite, du Held, und schmücke dich schön!
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Hỡi Ðấng mạnh dạn, hãy đai gươm nơi hông, Là sự vinh hiển và sự oai nghi của Ngài.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Hỡi_Ðấng mạnh_dạn , hãy đai gươm nơi hông , Là sự vinh_hiển và sự oai_nghi của Ngài .
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Ikatkan pedangmu di pinggang, hai raja perkasa, engkau sangat agung dan semarak
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.능한 자여 칼을 허리에 차고 왕의 영화와 위엄을 입으소서
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Meč svoj si opaši okoli ledij, o junak mogočni, slavo svojo in veličastvo svoje.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Omgjord din Lænd med Sværdet, o Helt,
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Războinic viteaz, încinge-ţi sabia, -podoaba şi slava,
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Szebb, szebb vagy az ember fiainál, kedvesség ömledez ajakidon, azért áldott meg az Isten örökké.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.U bent mooier dan welk mens ook. Uw karakter is prijzenswaardig: daarom heeft God u ook zo gezegend.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Περιζωσον την ρομφαιαν σου επι τον μηρον σου, δυνατε, εν τη δοξη σου και εν τη μεγαλοπρεπεια σου.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.Препаши меча Си на бедрото Си Силни, Славата Си и величието Си;
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.חגור חרבך על ירך גבור הודך והדרך׃
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.‎تقلد سيفك على فخذك ايها الجبار جلالك وبهاءك‎.
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.大 能 者 阿 、 願 你 腰 間 佩 刀 、 大 有 榮 耀 和 威 嚴
Ey yiğit savaşçı, kuşan kılıcını beline, Görkemine, yüceliğine bürün.大 能者 阿 、 願 你 腰 間 佩刀 、 大有榮耀 和 威嚴
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.A noite é passada, e o dia é chegado; dispamo-nos, pois, das obras das trevas, e vistamo-nos das armas da luz.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Ðêm đã khuya , ngày gần đến ; vậy chúng_ta hãy lột bỏ những việc tối_tăm mà mặc lấy áo_giáp sáng_láng .
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Ðêm đã khuya, ngày gần đến; vậy chúng ta hãy lột bỏ những việc tối tăm mà mặc lấy áo giáp sáng láng.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.밤이 깊고 낮이 가까왔으니 그러므로 우리가 어두움의 일을 벗고 빛의 갑옷을 입자
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Noč je skoraj minila, a dan se je približal. Odvrzimo torej dela tmine, a oblecimo se v orožje svetlosti.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Noc pokročila, a deň sa priblížil. Složme tedy skutky temnosti a oblečme si zbrane svetla.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Noc pominula, ale den se přiblížil. Odvrzmež tedy skutky temnosti, a oblecme se v odění světla.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Noc przeminęła, a dzień się przybliżył; odrzućmyż tedy uczynki ciemności, a obleczmy się w zbroję światłości.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Ніч минула, а день наближив ся відложімо ж дїла темряви, а одягнїмось у зброю сьвітла.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.Ночь прошла, а день приблизился: итак отвергнем дела тьмы и облечемся в оружия света.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.הלילה חלף והיום קרב לכן נסירה נא את מעשי החשך ונלבשה את כלי נשק האור׃
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.قد تناهى الليل وتقارب النهار فلنخلع اعمال الظلمة ونلبس اسلحة النور.
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.黑 夜 已 深 、 白 晝 將 近 . 我 們 就 當 脫 去 暗 昧 的 行 為 、 帶 上 光 明 的 兵 器
Gece ilerledi, gündüz yaklaştı. Bunun için karanlığın işlerini üzerimizden atıp ışığın silahlarını kuşanalım.黑夜 已 深 、 白晝將 近 . 我 們就當脫 去 暗昧 的 行為 、 帶 上 光明 的 兵器
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.Aku menengadah, lalu kulihat seorang yang memakai pakaian dari linen dan ikat pinggang dari emas murni
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.alzai gli occhi e guardai ed ecco un uomo vestito di lino, con ai fianchi una cintura d'oro di Ufàz
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.És felemelém szemeimet, és látám, és ímé: egy férfiú, gyolcsba öltözve, és dereka ufázi aranynyal övezve.
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.그때에 내가 눈을 들어 바라본즉 한 사람이 세마포 옷을 입었고 허리에는 우바스 정금 띠를 띠었고
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.Ta nhướng mắt nhìn xem , nầy , một người mặc vải gai , chung_quanh lưng thắt đai bằng vàng_ròng U-pha .
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.Ta nhướng mắt nhìn xem, nầy, một người mặc vải gai, chung quanh lưng thắt đai bằng vàng ròng U-pha.
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.ואשא את עיני וארא והנה איש אחד לבוש בדים ומתניו חגרים בכתם אופז׃
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.رفعت عينيّ ونظرت فاذا برجل لابس كتانا وحقواه متنطقان بذهب اوفاز
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.舉 目 觀 看 、 見 有 一 人 身 穿 細 麻 衣 、 腰 束 烏 法 精 金 帶
gözlerimi kaldırıp bakınca keten giysi giyinmiş, beline Ufaz altınından kemer kuşanmış bir adam gördüm.舉目觀看 、 見有 一 人 身穿 細 麻衣 、 腰 束 烏法 精 金帶
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Aine. A força e a dignidade são os seus vestidos; e ri-se do tempo vindouro.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Ea este îmbrăcată cu tărie şi slavă, şi rîde de ziua de mîne.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Elle est revêtue de force et de gloire, Et elle se rit de l`avenir.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Erõ és ékesség az õ ruhája; és nevet a következõ napnak.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Forza e decoro sono il suo vestito e se la ride dell'avvenire
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Fuerza y honor son su vestidura, y se ríe de lo porvenir
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Ia berwibawa dan dihormati; dan tidak khawatir tentang hari nanti
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Jej odev je sila a krása a smeje sa budúcemu dňu.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Klædt i Styrke og Hæder går hun Morgendagen i Møde med Smil.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.능력과 존귀로 옷을 삼고 후일을 웃으며
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Kracht en waardigheid stralen van haar af en zij ziet elke nieuwe dag met vertrouwen tegemoet.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Kraft och heder är hennes klädnad, och hon ler mot den dag som kommer.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Kraft og verdighet er hennes klædebon, og hun ler av den kommende tid.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Kraft und Schöne sind ihr Gewand, und sie lacht des kommenden Tages.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Moč in dostojnost je obleka njena in smeje se časom prihodnjim.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Moc i przystojność jest odzieniem jej; nie frasuje się o czasy przyszłe.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Nàng mặc lấy sức lực và oai phong, Và khi tưởng đến buổi sau, bèn vui cười.
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Nàng mặc lấy sức_lực và oai_phong , Và khi tưởng đến buổi sau , bèn vui_cười .
Güç ve onurla kuşanmıştır, Geleceğe güvenle bakar.Síla a krása oděv její, nestará se o časy potomní.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod