Tuhaf. Böyle bir zırh kuşanmış canlı birinde olması gereken Çi akışını hissetmiyorum.El de la armadura no tiene el flujo del chi que tiene todo ser humano.
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.A ręka Pańska była nad Elijaszem; i przepasał biodra swe, i bieżał przed Achabem, aż przyszedł do Jezreela.
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.Ja Herran käsi tuli Elian päälle, ja niin hän vyötti kupeensa ja juoksi Ahabin edellä Jisreeliin saakka.
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.여호와의 능력이 엘리야에게 임하매 저가 허리를 동이고 이스르엘로 들어가는 곳까지 아합 앞에서 달려갔더라
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.La mano del Signore fu sopra Elia che, cintosi i fianchi, corse davanti ad Acab finché giunse a Izrèel
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.lõn az Úr keze Illésen, és felövezvén az õ derekát, [még] Akháb elõtt futott el Jezréel felé.
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.Men Herrens hånd kom over Elias; han omgjordet sine lender og sprang foran Akab like til Jisre'el.
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.men HERRENs Hånd kom over Elias, så han omgjordede sine Lænder og løb foran Akab lige til Jizre'el.
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.Roka GOSPODOVA pa je bila nad Elijem, in opasal si je ledje in tekel pred Ahabom do vhoda v Jezreel.
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.Ruka pak Hospodinova byla s Eliášem, tak že přepásav bedra svá, běžel před Achabem, až přišel do Jezreel.
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.Tay Ðức Giê-hô-va giáng trên Ê-li; người thắt lưng, chạy trước A-háp cho đến khi tới Gít-rê-ên.
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.Tay_Ðức_Giê - hô-va giáng trên Ê - li ; người thắt_lưng , chạy trước A-háp cho_đến khi tới Gít-rê-ên .
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.И была на Илии рука Господня. Он опоясал чресла свои и бежал пред Ахавом до самого Изрееля.
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.И Господната ръка, бидейки върху Илия, той стегна кръста си, та се завтече пред Ахаава до входа на Езраел.
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.ויד יהוה היתה אל אליהו וישנס מתניו וירץ לפני אחאב עד באכה יזרעאלה׃
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.وكانت يد الرب على ايليا فشدّ حقويه وركض امام اخآب حتى تجيء الى يزرعيل
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.耶 和 華 的 靈 〔 原 文 作 手 〕 降 在 以 利 亞 身 上 、 他 就 束 上 腰 、 奔 在 亞 哈 前 頭 、 直 到 耶 斯 列 的 城 門
Üzerine RAB'bin gücü inen İlyas kemerini kuşanıp Yizreel'e kadar Ahav'ın önünde koştu.耶和華 的 靈 〔 原文 作手 〕 降 在 以利亞 身上 、 他 就 束 上腰 、 奔 在 亞哈 前頭 、 直 到 耶斯列 的 城門
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Các người ngoại quốc sẽ tàn mọt, Ði ra khỏi chỗ ẩn mình cách run sợ.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Các người ngoại_quốc sẽ tàn mọt , Ði ra khỏi chỗ ẩn mình cách run_sợ .
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Cizozemci svadli, a třásli se i v ohradách svých.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Die Kinder der Fremde sind verschmachtet und kommen mit Zittern aus ihren Burgen.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Fiii străinului leşină dela inimă, tremură cînd ies afară din cetăţuie.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Fremmede visner bort og går bevende ut av sine borger.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Idegen fiak elcsüggednek, S váraikból reszketve jõnek elõ.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.I figli degli stranieri vengono meno, lasciano con spavento i loro nascondigli
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Ja, främlingarnas mod vissnade bort; de omgjordade sig och övergåvo sina borgar.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Keberanian mereka sudah hilang; mereka gemetar dan keluar dari kubunya
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.이방인들이 쇠미하여 그 견고한 곳에서 떨며 나오리로다
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Les fils de l`étranger sont en défaillance, Ils tremblent hors de leurs forteresses.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Los hijos de los extranjeros se desvanecían y salían temblando de sus escondrijos
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Muukalaiset masentuvat; he tulevat vyöttäytyneinä varustuksistansa.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Os estrangeiros desfaleceram e, tremendo, sairam os seus esconderijos.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Synovia cudzieho národa vädnú strachom a trasúci sa prichádzajú zo svojich miest zavrených.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Synowie obcy opadali, a drżeli i w zamknieniu swem.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Tujci bodo koprneli in pritrepetavali iz gradov svojih.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Udlandets Sønner vansmægter, kommer skælvende frem af deres Skjul.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Zij zullen de moed laten zakken en bevend bij mij komen vanuit hun schuilplaatsen.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Ξενοι παρελυθησαν και κατετρομαξαν εκ των αποκρυφων τοπων αυτων.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Иноплеменники бледнеют и трепещут в укреплениях своих.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.Чужденците ослабнаха, И разтреперани излязоха из местата, гдето са се затворили.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.בני נכר יבלו ויחגרו ממסגרותם׃
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.بنو الغرباء يبلون ويزحفون من حصونهم.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.外 邦 人 要 衰 殘 、 戰 戰 兢 兢 的 出 他 們 的 營 寨
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.外邦人 要 衰殘 、 戰戰 兢兢 的 出 他 們的營寨
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.Fiecare din ei, cînd lucra, îşi avea sabia încinsă la mijloc. Cel ce suna din trîmbiţă stătea lîngă mine.
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.In zidar je vsak imel meč pripasan k ledju, in tako so zidali. In trobentač je stal poleg mene.
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.건축하는 자는 각각 칼을 차고 건축하며 나팔 부는 자는 내 곁에 섰었느니라
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.Những kẻ xây sửa , ai_nấy đều có cây gươm mình đeo nơi lưng , rồi xây sửa ; còn kẻ thổi kèn thì ở bên tôi .
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.Những kẻ xây sửa, ai nấy đều có cây gươm mình đeo nơi lưng, rồi xây sửa; còn kẻ thổi kèn thì ở bên tôi.
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.og de, der byggede, havde under Arbejdet hver sit Sværd bundet til Lænden. Ved Siden af mig stod Hornblæseren;
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.Каждый из строивших препоясан был мечом по чреслам своим, и так они строили. Возле меня находился трубач.
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.והבונים איש חרבו אסורים על מתניו ובונים והתוקע בשופר אצלי׃
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.وكان البانون يبنون وسيف كل واحد مربوط على جنبه وكان النافخ بالبوق بجانبي.
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.修 造 的 人 、 都 腰 間 佩 刀 修 造 、 吹 角 的 人 在 我 旁 邊
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.修造 的 人 、 都 腰 間 佩刀 修造 、 吹角 的 人 在 我 旁邊