kuşağı ile cümle

kuşağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Üzerinden kaftanını çıkarıp zırhı, kılıcı, yayı ve kuşağıyla birlikte Davuta verdi.ויתפשט יהונתן את המעיל אשר עליו ויתנהו לדוד ומדיו ועד חרבו ועד קשתו ועד חגרו׃
Üzerinden kaftanını çıkarıp zırhı, kılıcı, yayı ve kuşağıyla birlikte Davuta verdi.وخلع يوناثان الجبة التي عليه واعطاها لداود مع ثيابه وسيفه وقوسه ومنطقته.
Üzerinden kaftanını çıkarıp zırhı, kılıcı, yayı ve kuşağıyla birlikte Davuta verdi.約 拿 單 從 身 上 脫 下 外 袍 、 給 了 大 衛 、 又 將 戰 衣 、 刀 、 弓 、 腰 帶 、 都 給 了 他
Üzerinden kaftanını çıkarıp zırhı, kılıcı, yayı ve kuşağıyla birlikte Davuta verdi.約拿單從 身上 脫 下 外袍 、 給 了 大衛 、 又 將戰 衣 、 刀 、 弓 、 腰帶 、 都 給 了 他
Uzun süre sonra RAB bana, ‹‹Kalk, Perata git, gizlemeni buyurduğum kuşağı al›› dedi.Beberapa waktu kemudian TUHAN menyuruh aku pergi lagi ke Sungai Efrat untuk mengambil sarung pendek itu
Uzun süre sonra RAB bana, ‹‹Kalk, Perata git, gizlemeni buyurduğum kuşağı al›› dedi.Een hele tijd later zei de HERE tegen mij: "Ga weer naar de rivier en haal de riem op."
Uzun süre sonra RAB bana, ‹‹Kalk, Perata git, gizlemeni buyurduğum kuşağı al›› dedi.여러날 후에 여호와께서 내게 이르시되 일어나 유브라데로 가서 내가 네게 명하여 거기 감추게 한 띠를 취하라 하시기로
Uzun süre sonra RAB bana, ‹‹Kalk, Perata git, gizlemeni buyurduğum kuşağı al›› dedi.Men lang Tid efter sagde HERREN til mig: "Gå til Frat og hent Bæltet, jeg bød dig gemme der!"
Uzun süre sonra RAB bana, ‹‹Kalk, Perata git, gizlemeni buyurduğum kuşağı al›› dedi.ויהי מקץ ימים רבים ויאמר יהוה אלי קום לך פרתה וקח משם את האזור אשר צויתיך לטמנו שם׃
Uzun süre sonra RAB bana, ‹‹Kalk, Perata git, gizlemeni buyurduğum kuşağı al›› dedi.وكان بعد ايام كثيرة ان الرب قال لي قم انطلق الى الفرات وخذ من هناك المنطقة التي امرتك ان تطمرها هناك.
Uzun süre sonra RAB bana, ‹‹Kalk, Perata git, gizlemeni buyurduğum kuşağı al›› dedi.過 了 多 日 、 耶 和 華 對 我 說 、 你 起 來 、 往 伯 拉 河 去 、 將 我 吩 咐 你 藏 在 那 裡 的 腰 帶 取 出 來
Uzun süre sonra RAB bana, ‹‹Kalk, Perata git, gizlemeni buyurduğum kuşağı al›› dedi.過 了 多日 、 耶和華 對 我 說 、 你 起來 、 往伯拉河去 、 將我 吩咐 你 藏在 那 裡 的 腰帶 取出來
Ve nihayet benim kuşağımda tamamlanacak.E, agora, a minha geração vai ficar completa.
Ve nihayet benim kuşağımda tamamlanacak.Moje pokolenie ma ukończyć jego realizację.
Ve nihayet benim kuşağımda tamamlanacak.Och nu, i min generation ska det fullbordas.
Ve nihayet benim kuşağımda tamamlanacak.Og nu, i min generation, skal det fuldbyrdes.
Ve nihayet benim kuşağımda tamamlanacak.Porteranno a termine questo piano durante la mia generazione.
Ve nihayet benim kuşağımda tamamlanacak.Se viedään päätökseen sukupolveni aikana.
Ve nihayet benim kuşağımda tamamlanacak.Y ahora, en mi generación, será terminado.
Ve nihayet benim kuşağımda tamamlanacak.Και θα ολοκληρωθεί στη γενιά μου.
Ve nihayet benim kuşağımda tamamlanacak.А теперь моё поколение должно завершить дело.
(Video) Anlatıcı: Tropik kuşağın 2,500 km kadar güneyinde,(영상) 약 1500마일(약 2400km) 남쪽의 열대지역,
(Video) Anlatıcı: Tropik kuşağın 2,500 km kadar güneyinde, Şili ile Bolivya arasında,(Video) Narratore: a circa 1500 miglia a sud dei Tropici, tra il Cile e la Bolivia,
(Video) Anlatıcı: Tropik kuşağın 2,500 km kadar güneyinde,(סרטון) קריין: כ-2400 קילומטר מדרום לאזור הטרופי,
(Video) Anlatıcı: Tropik kuşağın 2,500 km kadar güneyinde,(فيديو) معلق: في مكان ما على بعد ألف و خمسمائة ميل إلى الجنوب من المناطق المدارية،
(Video) Anlatıcı: Tropik kuşağın 2,500 km kadar güneyinde,チリとボリビアの間で
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.A Ján bol odiaty veľblúďou srsťou a okolo svojich bedier mal kožený opasok a jedol kobylky a poľný med.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Byl pak Jan odín srstmi velbloudovými, a pás kožený na bedrách jeho, a jídal kobylky a med lesní.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Giăng mặc áo lông lạc đà, buộc dây lưng da ngang hông; ăn những châu chấu và mật ong rừng.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Giăng mặc áo lông lạc_đà , buộc dây_lưng da ngang hông ; ăn những châu_chấu và mật_ong rừng .
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.János pedig teveszõrruhát és dereka körül bõrövet viselt vala, és sáskát és erdei mézet eszik vala.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Johannes droeg kleren van kameelhaar en had een leren riem om. Hij at sprinkhanen en honing van wilde bijen.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.요한은 약대털을 입고 허리에 가죽띠를 띠고 메뚜기와 석청을 먹더라
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Og Johannes hadde klædning av kamelhår, og lærbelte om sin lend, og hans mat var gresshopper og vill honning.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Og Johannes var klædt i Kamelhår og havde et Læderbælte om sin Lænd og spiste Græshopper og vild Honning.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Yohanes memakai pakaian dari bulu unta. Ikat pinggangnya dari kulit, dan makanannya belalang dan madu hutan
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Був же Йоан одягнений у верблюжий волос і в пояс шкуряний на поясницї своїй, а їв сарану та дикий мед;
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Иоанн же носил одежду из верблюжьего волоса и пояс кожаный на чреслах своих, и ел акриды и дикий мед.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.ויוחנן לבוש שער גמלים ואזור עור במתניו ואכל חגבים ודבש היער׃
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.وكان يوحنا يلبس وبر الابل ومنطقة من جلد على حقويه ويأكل جرادا وعسلا بريا.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.約 翰 穿 駱 駝 毛 的 衣 服 、 腰 束 皮 帶 、 喫 的 是 蝗 蟲 野 蜜
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.約翰 穿 駱駝 毛 的 衣服 、 腰束 皮帶 、 喫 的 是 蝗蟲 野蜜
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Johannes droeg kleren van kameelhaar en had een leren riem om. Hij at sprinkhanen en honing van wilde bijen.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.이 요한은 약대 털옷을 입고 허리에 가죽띠를 띠고 음식은 메뚜기와 석청이었더라
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Měl pak Jan roucho z srstí velbloudových a pás kožený okolo bedr svých, a pokrm jeho byl kobylky a med lesní.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Men Johannes hadde klædebon av kamelhår og lærbelte om sin lend, og hans mat var gresshopper og vill honning.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Vả Giăng mặc áo bằng lông lạc đà, buộc dây lưng bằng da; ăn, thì ăn những châu chấu và mật ong rừng.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Vả_Giăng mặc áo bằng lông lạc_đà , buộc dây_lưng bằng da ; ăn , thì ăn những châu_chấu và mật_ong rừng .
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Yohanes memakai pakaian dari bulu unta. Ikat pinggangnya dari kulit, dan makanannya belalang dan madu hutan
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.А тоя Йоан носеше облекло от камилска козина и кожен пояс около кръста си; а храната му беше акриди и див мед.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.והוא יוחנן לבושו שער גמלים ואזור עור במתניו ומאכלו חגבים ודבש היער׃
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.ويوحنا هذا كان لباسه من وبر الابل وعلى حقويه منطقة من جلد. وكان طعامه جرادا وعسلا بريا.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.這 約 翰 身 穿 駱 駝 毛 的 衣 服 、 腰 束 皮 帶 、 喫 的 是 蝗 蟲 野 蜜
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.這 約翰 身穿 駱駝 毛 的 衣服 、 腰束 皮帶 、 喫 的 是 蝗蟲 野蜜
Yoksa Etiyopya Beşinci Boyut'a ya da Alacakaranlık Kuşağı'na mı geçti?¿Ha cruzado Etiopía a la dimensión desconocida, la quinta dimensión?...
Yoksa Etiyopya Beşinci Boyut'a ya da Alacakaranlık Kuşağı'na mı geçti?Hat sich Äthiopien in die Twilight-Zone begeben, die Fünfte Dimension?...
Yoksa Etiyopya Beşinci Boyut'a ya da Alacakaranlık Kuşağı'na mı geçti?L'Ethiopie est-elle entrée dans la zone Twilight, la cinquième dimension? ...
Yoksa Etiyopya Beşinci Boyut'a ya da Alacakaranlık Kuşağı'na mı geçti?Перешла ли Эфиопия в Сумеречную зону, пятое измерение?...
"Yüzde 80 kuşağı" ise, havuçsuz ve sopasız bir kuşak.그런데 80%의 영역이란, 당근도 채찍도 없는 곳입니다.
"Yüzde 80 kuşağı" ise, havuçsuz ve sopasız bir kuşak.A zona dos 80% é uma zona sem cenouras e sem varas.

İlgili Sayfalar