kuçu ile cümle
kuçu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bunu yapmak için çok küçüktü.Tom was too young to do that.
Tom muhtemelen Mary'yi John kadar çok küçümsemeyecek.Tom isn't likely to despise Mary as much as John does.
Tıpkı ger kalanımız gibi, Tom yakında Mary'yi küçümseyecek.Tom will soon despise Mary, just like the rest of us.
Tom, Mary'yi çok uzun süredir küçümsediğini itiraf etti.Tom admitted he's despised Mary for a very long time.
Tom, Mary ile ilk tanıştığından beri Mary'yi küçümsediğini itiraf ediyor.Tom admits he's despised Mary since he first met her.
Küçük olanı daha çok seviyorum.I like the small one better.
Tom, sonunda Mary'yi küçümsemek zorunda.Tom is bound to despise Mary eventually.
Tom uzun zamandır Mary'yi küçümsedi.Tom has despised Mary for a long time.
Tom muhtemelen Mary'yi küçümsemekten vazgeçmeyecek.Tom won't likely stop despising Mary.
Mary'yi uzun bir süre küçümsedim.I've despised Mary for a long time.
Küçük bir araba aldım.I bought a small car.
Tom muhtemelen Mary'yi hâlâ küçümsüyor.Tom probably still despises Mary.
Tom, Mary'yi küçümsediğini reddetti.Tom denied that he despised Mary.
Tom bana Mary'yi küçümseyip küçümsemediğimi sordu.Tom asked me if I despised Mary.
Tom ve Mary her ikisi de John'u küçümsedi.Tom and Mary both despised John.
Tom, Mary'ye John'ı küçümsediğini söyledi.Tom told Mary he despised John.
Tom Mary'nin John'u küçümsediğini düşünüyordu.Tom thought Mary despised John.
Tom, Mary'yi küçümsediğini söylüyor.Tom says that he despises Mary.
Tom bana Mary'yi küçümsediğini söyledi.Tom told me you despised Mary.
Tom Mary'ye onu küçümsediğini söyledi.Tom told Mary he despised her.
Tom Mary'nin onu küçümsediğini düşündü.Tom thought Mary despised him.
Tom Mary'yi küçümsediğini itiraf etti.Tom admitted he despises Mary.
Tom Mary'nin onu küçümsediğini düşünüyor.Tom thinks Mary despises him.
Tom kesinlikle Mary'yi küçümsedi.Tom definitely despised Mary.
Tom küçük bir çocuk.Tom is a small boy.
Tom artık Mary'yi küçümsemiyor.Tom no longer despises Mary.
Tom Mary'yi küçümsemeyi bıraktı.Tom ended up despising Mary.
Tom ve ben ikimiz de Mary'yi küçümsüyoruz.Tom and I both despise Mary.
Tom muhtemelen Mary'yi küçümsedi.Tom probably despised Mary.
Tom Mary'yi küçümsediğini söylüyor.Tom says he despises Mary.
Tom Mary'yi küçümsediğini söyledi.Tom said he despised Mary.
Tom Mary'yi küçümserdi.Tom used to despise Mary.
Tom gerçekten Mary'yi küçümsediTom really despised Mary.
Tom hâlâ Mary'yi küçümsüyor.Tom still despises Mary.
Tom ve ben Mary'yi küçümsedik.Tom and I despised Mary.
Tom da Mary'yi küçümsedi.Tom also despised Mary.
Üniformam küçüldü.My uniform shrank.
Küçük kız kardeşin kaç yaşında?How old is your little sister?
Böyle evden çıkamazsın küçük bey!You can't leave the house like this, little man!
Tom ve Mary'nin on üç yaşından küçük üç çocuğu var.Tom and Mary have three children under the age of thirteen.
Mary Tom'u küçük bir kız olduğundan beri tanır.Mary has known Tom since she was a little girl.
Tom ailesi ile küçük bir evde yaşıyor.Tom lives with his parents in a small house.
Tom ailesi ile birlikte küçük bir evde yaşıyordu.Tom lived with his parents in a small house.
Tom birkaç yıldır küçük bir adada yaşıyordu.Tom lived on a small island for a few years.
Tom küçük kardeşinden daha yaşlı görünüyor.Tom looks older than his younger brother.
Tom Mary'nin John'u küçümsediğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary despised John.
Mary senin küçük kız kardeşin, değil mi?Mary is your younger sister, isn't she?
Tom'un John isimli küçük bir erkek kardeşi var.Tom has a younger brother named John.
Sami Doğu Avrupa'daki küçük bir Müslüman toplulukta büyüdü.Sami grew up in a small Muslim community in Eastern Europe.
Tom küçük değil.Tom isn't a minor.
Tom diğer oğlanlarla karşılaştırıldığında ne kadar küçük olduğunu fark etti.Tom realized how small he was compared to the other boys.
Tom, Boston'dan uzakta olmayan küçük bir kasabada büyüdü.Tom grew up in a small town not far from Boston.
Tom, küçük erkek kardeşine bakmak zorundadır.Tom has to take care of his younger brother.
Tom, Mary'ye yanağından küçük bir öpücük verdi.Tom gave Mary a little kiss on her cheek.
Bu ceket senin için çok küçük.That coat is too small for you.
Tom küçük bir çocukken ağaçlara tırmanmayı severdi.When Tom was a young boy, he used to love climbing trees.
Tom'un küçük bir bahçesi var.Tom has a small garden.
Tom, onun için çok küçük olan bir şapka takıyordu.Tom was wearing a hat that was too small for him.
Tom ve Mary'nin küçük bir organik çiftliği var.Tom and Mary have a small organic farm.
Tom oy veremeyecek kadar küçük olduğunu söyledi.Tom said that he was too young to vote.
İlgili Sayfalar