Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.Έχουμε μόνο δύο τρόπους ν' αντιμετωπίζουμε διαφωνίες που φέρνει η οπτική κλοπή.
Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.И наистина сме имали само две възможности за справяне с конфликтите, които носи визуалната кражба.
Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.Ми мали тільки два варіанти, як розв'язати суперечки, пов'язані з зоровими крадіжками.
Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.והיו לנו למעשה שתי אפשרויות להתמודד עם הקונפליקטים שגניבה חזותית העלתה.
Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.وكان لدينا فعلياً خيارين للتعامل مع الأزمات التي كان سيجلبها السطو البصري.
Ve bu görsel yankesicilik krizinin getirdiği çatışmalarla yüzleşmede gerçekten sadece iki seçeneğimiz var.取りえた選択肢は 2つしかありませんでした 1つ目の選択肢は
Ve eğer biz ne 2008 krizinden sonra herkesin söyledim oldu bak;Και αν κοιτάξουμε τι συνέβη μετά την κρίση του 2008, ο καθένας είπε?
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.Cred că asta-i ce se află în spatele crizei de legitimitate din diferitele guverne chiar acum.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.Das steht im Wesentlichen hinter der aktuellen Krise der Rechtmäßigkeit in unseren verschiedenen Regierungen.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.Dat is het. Ik denk dat dat de hoofdreden is achter de crisis in legitimiteit van onze regeringen.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.E credo che dietro la crisi di legittimità nei nostri diversi governi ci sia in gran parte questo.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.És szerintem főleg ez rejlik a legitimitás válsága mögött napjaink különböző kormányaiban.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.제 생각에 이것은 우리의 서로 다른 정부안에서 정당성의 위기의 배후에 있는 것이에요.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.Sądzę, że w dużym stopniu to właśnie powoduje kryzys wiarygodności wielu rządów.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.Tečka. A podle mě je to hlavní příčina krize legitimity všech našich dnešních vlád.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.Và tôi nghĩ đó là phần lớn nguyên nhân của sự suy thoái về pháp lý trong các chính phủ của ta bây giờ.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.Πιστεύω ότι αυτό κρύβεται πίσω από την κρίση νομιμότητας των διάφορων κυβερνήσεών μας σήμερα.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.И, думаю, именно это в настоящий момент во многом стоит за кризисом легитимности разных наших правительств.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.Я вважаю, що саме це є прихованою причиною кризи законовладдя у наш час.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.ואני חושבת שזה במידה רבה מה שעומד מאחורי המשבר של לגיטימציה בממשלותינו השונות עכשיו.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.وأعتقد لحد كبير أن هذا هو سبب الأزمة .. الشرعية في مختلف الحكومات في الوقت الحالى.
Ve sanırım bu şu anda farklı hükümetlerde yaşanan yasallık krizinin arkasındaki sebep.政府の不正行為絡みの問題の 根本的原因だと思います さて 先ほど私の体験談を 少しお話しましたね
Yaşadığınız likidite krizini çözmek için bir süreliğine köprü kredisi kullandınız.Dat is dus een lening om een liquiditeitscrisis te voorkomen.
Yaşadığınız likidite krizini çözmek için bir süreliğine köprü kredisi kullandınız.Portanto, é um empréstimo para evitar uma crise de liquidez.
Yaşadığınız likidite krizini çözmek için bir süreliğine köprü kredisi kullandınız.Takže toto je úver na ochranu pred krízou likvidity.
Yaşadığınız likidite krizini çözmek için bir süreliğine köprü kredisi kullandınız.Tohle je půjčka, aby se zabránilo krizi likvidity.
Yaşadığınız likidite krizini çözmek için bir süreliğine köprü kredisi kullandınız.Więc to jest pożyczka żebyś uniknął braku płynności.
Yaşadığınız likidite krizini çözmek için bir süreliğine köprü kredisi kullandınız.وهذا قرض لمنع أزمة السيولة.
Yaşadığınız likidite krizini çözmek için bir süreliğine köprü kredisi kullandınız.そのローンは悪い考えにはならないでしょう、
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.Di belahan dunia yang miskin, kita harus menyatukan respon untuk kemiskinan dengan solusi untuk krisis iklim.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.En los países pobres, debemos integrar las soluciones a la pobreza con las soluciones a la crisis climática.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.I den fattiga världen måste vi integrera åtgärderna mot fattigdom med åtgärderna mot klimatkrisen.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.In de arme wereld moeten we de antwoorden op armoede integreren met de oplossingen van de klimaatcrisis.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.In lumea saraca, trebuie sa integram raspunsurile la saracie cu solutiile la criza climatica.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.가난한 세계에, 우리는 기후 위기에 대한 해결책을 가난에 대한 응답과 통합해야 합니다.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.Köyhässä maailmassa meidän on integroitava toimintamme köyhyyden kanssa ilmastonmuutoskriisin ratkaisuissa.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.Nel mondo povero, dobbiamo integrare le risposte alla povertà con le soluzioni alla crisi climatica.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.Nos países desfavorecido, temos que incorporar as respostas à pobreza nas soluções para a crise climática.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.V chudém světě musíme integrovat způsoby řešení chudoby s řešeními krize klimatu.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.V chudobnom svete musíme spojiť riešenia otázok chudoby spolu s riešeniami klimatickej krízy.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.V obubožanem svetu, moramo integrirati odzive na revščino z rešitvami za klimatsko krizo.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.W biednym świecie, musimy zintegrować reakcje na biedę z rozwiązaniami kryzysu klimatycznego.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.Στο φτωχό κόσμο, πρέπει να ενσωματώσουμε τις απαντήσεις στη φτώχεια με τις λύσεις για την κρίση του κλίματος.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.В бедните страни трябва да обединим мерките против мизерията с решенията на кризата в климата.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.В бедных странах мы должны объединить меры против бедности с решениями климатического кризиса.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.У бідних країнах ми повинні об'єднати заходи проти бідності з рішеннями кліматичної кризи.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.בעולם העני, עלינו לשלב את התגובות לעוני עם הפתרונות למשבר האקלים.
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.في دول العالم الفقير، يجب أن ندمج حلول الفقر مع حلول قضية المُناخ
Yoksul dünyada, yoksulluk tepkilerini iklim krizinin çözümleriyle birleştirmeliyiz.統合して考えなくてはなりません この気候の危機的状況を打破しなければ