Safir (Gökyakut), alüminyum oksitin (Al2O3) kristal formudur.Korund (šmirgl) je vrsta minerala, kristalni oblik aluminijevog oksida Al2O3.
Saf, kristal testosteron 1935'te izole edilmiştir.Čistý, kryštalický testosterón bol izolovaný v roku 1935.
Kristalleri monoklinal sistemdedir.Kryštalizuje v monoklinickej sústave.
Tümüyle buz kristallerinden meydana gelir.Pozostáva výlučne z ľadových kryštálikov.
Beyaz ve kristalize olan formu genellikle hidroklorid tuzu olan diasetilmorfin hidrokloriddir.Biela kryštalická forma je väčšinou jeho soľ s kyselinou chlorovodíkovou, diacetylmorfín hydrochlorid.
IPS LCD sıvı kristal ekranlar (LCD'ler) için bir ekran teknolojisidir.IPS (In-Plane Switching) je technológia pre displeje z tekutých kryštálov (LCD).
Kristal taşlar elmasların yapayı olarak kullanılır.Pekné kryštály sa používajú ako drahokamy.
Bunun bir yaygın örneği sürekli translasyon simetrisini kıran kristal katılardır.Pre kryštál je typická diskrétna translačná symetria.
Tetragonal sistemde kristalleşir.Tvorí hexagonálne tetraédrické kryštály.
Bu kristal ve mineraller bulunan en yaygın ve basit şekillerden biridir.Kocka je ena od najbolj običajnih in najenostavnejših oblik kristalov in mineralov.
1984'te bu tarz desenler yarı kristallerin içerisinde bulunan atomların diziliminde gözlemlendi .Leta 1984 so našli podobne vzorce pri razporeditvi atomov v kvazikristalih.
İyi oluşmuş kristaller nadirdir.Pravilno oblikovani kristali so redki.
Tümüyle buz kristallerinden meydana gelir.Sestavljeni so iz ledenih kristalov.
SiO2, daha çok herhangi bir malzeme yerine, kristalin formları (polimorf) şeklinde bulunmaktadır.SiO2 ima poleg amorfne oblike tudi veliko različnih kristalnih oblik – polimorfov.
1758 yılında inşa edilen Sinagog, Kristal Gece'de, Kasım 1938 yılında yıkıldı.Židovska sinagoga, ki je bila uničena v Kristalni noči 9. novembra 1938, je bila ponovno odprta 18. maja 1995.
Soğuma, ince kristallerin bile meydana gelmesine olanak tanımayacak kadar hızla olursa volkanik cam oluşur.V primerih, ko je ohlajanje tako hitro, da ne izkristalijo niti najmanjša zrna, govorimo o vulkanskem steklu.
Kristal Göl Kampı'nın kötü bir geçmişi vardı.Ferganska dolina ima dolgo zgodovino.
Trigonal sistemde kristalleşir.Kristalizira v triklinskem kristalnem sistemu.
Her bir mine çubuğundaki kristallerin düzeni oldukça karmaşıktır.Obravnava mrežnih nihanj pri kristalih z bazo je malce bolj zapletena.
Tipik bir sıvı kristal örneklem için S, 0.3-0.8 düzeni üzerindedir ve ısı arttıkça genellikle azalır.Običajni tekoči kristal je S {\displaystyle S\!\,} med 0,3 in 0,8 in pada, če temperature raste.
Bilinen en doğal hali monoklinal bir kristal yapısı ile nadir mineral baddeleyitdir.Njegova najbolj naravna oblika, z monoklinsko kristalno strukturo, je redek mineral badelejit.
Bu bileşiğin kristal yapısı ancak 2007 yılında belirlenmiştir.Kristalna struktura fulminata je bila določena šele teta 2007.
İzometrik kristalleri oluşturur.Nastajajo v ionskih kristalih.
Beyaz katı kristal tozdur.Je bela kristalinična hlapna trdnina.
Post-doktora yıllarında kristalograpfi ve mikroskopi alanlarında uzmanlık kazanmıştır.Nedavno so začeli njegove enačbe uporabljati na področju kristalografije in na nekaterih področjih v fiziki.
Kimyasal değişimler kristalliği etkiler.V tem primeru se seveda spremeni tudi kemična sestava kristala.
Kristal kübik yapısı NaCl, NaF ve NaI ile benzerdir.Glavna sestavina odstranjevalcev dlak, kot so Nair in Veet.
Mikro Kristali: İnanılmaz Güç yapar.Kristali moči: prekrasna stvaritev narave.
Bu nesne kristal bir kafatasıdır.Izjema je kubična kristalna mreža.
Reklamcılar Derneği Kristal ElmaPoslovni imenik, Društvo rejcev krškopoljskih prašičev
9 Kasım 1938'de Kristal Gece olarak da bilinen gecede Neue Sinagogu ateşe verildi.V obdobju nacizma je bila v Kristalni noči 9. novembra 1938 požgana sinagoga.
Ayrıca kristalografer, moleküler biyolog ve tıp araştırmacısı olarak da bilinmektedir.Taip pat plačiai pripažintas kristalografas, molekulinės biologijos mokslininkas ir medicinos tyrėjas.
Kristal Gece, Yahudi Soykırımı'nın başlangıcı idi.Krištolinė naktis tapo Trečiojo Reicho žydų naikinimo politikos pradžia.
Kristalleri monoklinal sistemdedir.Kristalai monoklininės sistemos.
Kristal yapısı ortorombiktir.Kristalinė struktūra ortorombinė.
Buna kristal yapı denilmektedir.Dėl to ji ir vadinama kristaliniu pamatu.
Kristal Elma kazandı.Kraminkas laimėjo.
Donmuş kristalin içinde Ner’zhul’un ruhu yatmaktaydı.Tamsoje šaldytuve laikomame piene riboflavinas skyla lėtai.
Sıvı kristal örnekleri hem doğal dünyada hem de teknolojik uygulamalarda bulunabilir.Lengvieji kulkosvaidžiai gali būti apibrėžiami tiek pagal vartojimą, tiek pagal technines charakteristikas.
Genellikle beyaz kristal toz olarak görünür.Tokie mišiniai paprastai turi baltojo fosforo.
İyi oluşmuş kristalleri nadirdir.Taisyklingos formos mineralų kristalai pasitaiko retai.
Ametist: Kristal taşlar grubunun en çılgınıdır.Būdingi požymiai: didžiausias guočių genties grybas.
Bu cihaz birçok farklı tip kristali analiz etmeye yarıyordu.See vahend tegi võimalikuks eri kristallitüüpide analüüsimise.
Ksenon ayrıca protein kristalografisinde de kullanılır.Samuti kasutatakse ksenooni proteiinkristallograafias.
Klorit ve daha az orandaki aktinolit küçük, yassı iğnemsi ( asiküler ) kristaller halinedir.Madalate pilvede hulka kuuluvad kihtrünkpilved (Sc) ja kihtpilved (St).
Ayrıca kristalografer, moleküler biyolog ve tıp araştırmacısı olarak da bilinmektedir.Ta oli ka tunnustatud kristallograaf, molekulaarbioloog ja meditsiiniteadlane.
Mağaradaki en büyük kristalin uzunluğu 12 metre, çapı 4 metre ve ağırlığı 55 tondur.Koopast leitud suurim kristall on 12 meetri pikkune, 4 meetri laiune ja kaalub 55 tonni.
O zamana kadar sadece Mısırlılar kristal kesmeyi biliyordu.Samaaegselt klaasi leiutamisega võtsid egiptlased kasutusele ka frittglasuuri.
Suda yüksek oranda çözünen, beyaz kristallere sahip bir tuzdur,.See on vees lahustuv valge kristalne aine.
Trigonal sistemde kristalleşir.Kristalliseerub trigonaalse süngoonia kristallidena.
Örneğin; granit, kristalen kayaçlar.Niisugused on näiteks teemandi, räni ja germaaniumi kristallid.
Buz kristalleri ışığı yansıtır ve kırar, ve kırılan ışık dağılım ile renklere ayrılabilir.Jääkristallid murravad ja peegeldavad valgust nagu väikesed klaasprismad.
Birçok kristal kafatası daha bulundu.On ka teisi kristallide väljapanekuid.
Ama altın, iyonik kristaller gibi kırılgan değillerdir.É um pouco mais suave.
Ama altın, iyonik kristaller gibi kırılgan değillerdir.따라서 이는 이온 결합보다는 쉽게 부서지지 않습니다.
Ama genellikle, güneş gözlükleri ya da kristaller ve benzer aksesuarlarım olur, onları da seviyorum.Aber normalerweise habe ich ein Accessoire, wie Sonnenbrillen, oder ein Schmuck und so ein Zeugs.
Ama genellikle, güneş gözlükleri ya da kristaller ve benzer aksesuarlarım olur, onları da seviyorum.Ale většinou mám doplňky jako brýle nebo mám rád křišťál a podobné věci.
Ama genellikle, güneş gözlükleri ya da kristaller ve benzer aksesuarlarım olur, onları da seviyorum.Ale zvyčajne mám doplnky ako okuliare alebo ako kryštál a podobné.
Ama genellikle, güneş gözlükleri ya da kristaller ve benzer aksesuarlarım olur, onları da seviyorum.Ale zwykle zakładam do tego akcesoria, jak ciemne okulary, lubię też kryształy i tym podobne.
Ama genellikle, güneş gözlükleri ya da kristaller ve benzer aksesuarlarım olur, onları da seviyorum.Biasanya aku memakai aksesoris, seperti kaca mata hitam, atau aku suka kristal dan hal-hal seperti itu.