Ama diyelim ki, aldığım kredi için %10 faiz ödeyeceğim.そして、簡単にする為に、このプレゼンの中のローンは、
Ama diyelim ki bu kredinin zamanı geldi. Tekrar aynı durumda kalırım.Ale řekněme, když dojde ke splacení tohoto úvěru, jsem ve stejné situaci.
Ama diyelim ki bu kredinin zamanı geldi.私はその状況に居ます。
Ama hepsinden de önemlisi, küçük kadın gruplarına, mikro-kredi desteği sağlanıp onlarla birlikte çalışılması.그리고 무엇보다 중요한 활동은 소규모 여성 집단에게 소액 대출의 기회를 주는 것입니다.
Ama hepsinden de önemlisi, küçük kadın gruplarına, mikro-kredi desteği sağlanıp onlarla birlikte çalışılması.Но важнее всего, мне кажется, работа с женским населением, предоставление им маленьких кредитов.
Ama hepsinden de önemlisi, küçük kadın gruplarına, mikro-kredi desteği sağlanıp onlarla birlikte çalışılması.והכי חשוב, לדעתי, עבודה עם קבוצות קטנות של נשים, ויצירת הזדמנויות עבורן לקבלת הלוואות מיקרו-אשראי.
Ama hepsinden de önemlisi, küçük kadın gruplarına, mikro-kredi desteği sağlanıp onlarla birlikte çalışılması.الأهم من ذلك كله، على ما أعتقد هو العمل مع مجموعات صغيرة من النساء، ومنحهن فرص لقروض صغيرة جدا.
Ama hepsinden de önemlisi, küçük kadın gruplarına, mikro-kredi desteği sağlanıp onlarla birlikte çalışılması.小さな女性グループを対象に 少額低金利ローンを提供することです 小さな女性グループを対象に 少額低金利ローンを提供することです 返済率は他の国と同水準の約95%を維持しています
Ama hükümet adımlar ve bu banka kredi garanti çünkü tüm risk tamamen kaldırır.De azáltal, hogy a kormány belép és garantálja ezt a banki tartozást, teljesen megszünteti ezt a kockázatot.
Ama hükümet adımlar ve bu banka kredi garanti çünkü tüm risk tamamen kaldırır.Maar omdat de overheid optreedt en al dit bank krediet garandeert, neemt dat alle risico's volledig weg.
Ama hükümet adımlar ve bu banka kredi garanti çünkü tüm risk tamamen kaldırır.Mas porque o Governo intervém e garante todo este crédito bancário, remove completamente o risco.
Ama hükümet adımlar ve bu banka kredi garanti çünkü tüm risk tamamen kaldırır.Mutta koska valtio astuu kuvaan ja takaa kaiken tämän pankkiluoton, se poistaa täysin kaiken riskin.
Ama hükümet adımlar ve bu banka kredi garanti çünkü tüm risk tamamen kaldırır.Αλλά επειδή η κυβέρνηση βήματα και εγγυάται όλα αυτό τραπεζική πίστωση, να εντελώς αφαιρεί όλα τον κίνδυνο.
Ama mikro kredi almış sıradan kadın ve erkekler için, asıl önemli olan dünyaya açılmak.De modale Afghaan heeft de buik vol van microkrediet.
Ama mikro kredi almış sıradan kadın ve erkekler için, asıl önemli olan dünyaya açılmak.Iată, un afgan de rând s-a săturat să audă de microcredite.
Ama mikro kredi almış sıradan kadın ve erkekler için, asıl önemli olan dünyaya açılmak.테러무기로 사용하는지.
Ama mikro kredi almış sıradan kadın ve erkekler için, asıl önemli olan dünyaya açılmak.Nézzék, a hétköznapi afgánnak elege van abból, hogy a mikrohitelről hall.
Ama mikro kredi almış sıradan kadın ve erkekler için, asıl önemli olan dünyaya açılmak.Pero lo que las mujeres y hombres corrientes que participan en la micro-producción quieren es acceso global.
Ama mikro kredi almış sıradan kadın ve erkekler için, asıl önemli olan dünyaya açılmak.למכשיר של טרור.
Ama mikro kredi almış sıradan kadın ve erkekler için, asıl önemli olan dünyaya açılmak.مشروعات صغيرة غير ا لدخول في ا لعا لمية .
Ama mikro kredi almış sıradan kadın ve erkekler için, asıl önemli olan dünyaya açılmak.テロの道具にかえてしまうか。 ロバや荷馬車など、何でもそうです。
Ama yatırım bankasının işi, kredi vermek veya kredileri bilançolarında taşımak değildir.Jenže investiční banka se nevěnuje obsluze úvěrů.
Ama yatırım bankasının işi, kredi vermek veya kredileri bilançolarında taşımak değildir.Lenže investičná banka sa nevenuje obsluhe úverov. Lenže investičná banka sa nevenuje obsluhe úverov.
Ama yatırım bankasının işi, kredi vermek veya kredileri bilançolarında taşımak değildir.ローンのサービスやローンの維持は、 彼らのビジネスではありません。 それで、彼らは何をするか、 彼らは法人を作り出します。
Ana para, aslında size verilen kredidir.数学的には少し難しくなりますが、このケースで私達がする事は、
Anaparayı pembe renkle işaretledim, konut kredimin anapara borcuna giden kısım bu.Takže po první splátce je dluh o trochu menší. Udělám stejnou celkovou hypoteční splátku.
Ancak bu krediler artık yok.Tyto úvěry nejsou k dispozici.
Ancak bu krediler artık yok.それらの工場は建てられなく、
Ancak diyelim ki örneğimizde hiçbir banka tek başına 5 milyon $ kredi vermek istemiyor. .Ale řekněme, že žádná banka nechce individuálně přijmout dané riziko.
Ancak genel olarak, umarım, ben yazabilirsiniz gösterdik tüm ödemelerin bugünkü değeri olarak kredi miktarı.Obecně, doufejme, jsem vám ukázal, že můžeme zapsat výši úvěru jako současnou hodnotu všech splátek.
Ancak genel olarak, umarım, ben yazabilirsiniz gösterdik tüm ödemelerin bugünkü değeri olarak kredi miktarı.現在の値としてすべての支払いの融資額。 我々 一般的に場合、融資額を言うことができるように今
Ancak gerçek hayatta, konut kredilerinin ortalama vadesi 10 yıl civarında. . .住宅ローンの寿命は10年だと、 教えてくれます。 なぜなら、その時に平均して、人々は引越しをしたり、
Ancak kendi başına Amerika'da bile kredi kartı olmayan veya banka hesabı olmayan pek çok kişi var.Považujeme to za samozřejmé, ale jsou lidé kteří, nemají přístup k kreditní kartě, bankovnímu účtu.
Ancak kendi başına Amerika'da bile kredi kartı olmayan veya banka hesabı olmayan pek çok kişi var.アメリカでは8%強の世帯が銀行口座をもっていません
Ancak klasik bir krediden kastım, krediyi bana açan kurumun bu krediyi elinde tutmaya devam etmesi. .V tomto je táto pôžička iná než cenný papier krytý hypotékou. iná než cenný papier krytý hypotékou.
Ancak klasik bir krediden kastım, krediyi bana açan kurumun bu krediyi elinde tutmaya devam etmesi. .通常のローンではないからです。 しかし、このプレゼンテーションの為に、 それは、どの様に住宅担保証券と異なるか、
Ancak kredi krizinin ilk başlarında- veya tam olarak Bear Stearns'ün batmasından sonra,ベアスターンズが崩壊した後、 FRBは投資銀行とその他の人にお金を貸す事を、
Ancak kredi sıkışmasının yaşandığı bu süreçte,FRBはその期間非常に緩くなり、担保と認める気があるものを、
Ancak suçlu gibi hisseden bendim. Bu adam geldi ve kredi başvurumun reddedildiğini söyledi.Почувствах се като престъпник, когато човекът от банката дойде и каза:
Ancak unutmayalım ki, bu bankaların verdikleri kredilerin tamamı diğer bankalara açılan krediler değil. .Ale ne všechny tyhle úvěry, které poskytují, jsou ostatním bankám.
Ancak unutmayalım ki, bu bankaların verdikleri kredilerin tamamı diğer bankalara açılan krediler değil. .作成されている訳ではありません。 これらのいくつかのローンは、 実際の経済から作られて、
Ancak unutmayın, kredi kullanımında temel kural aynı.不合理な利子に関して、使われます。
Arta kalan herhangi bir kredi var.Nezbývá vám žádný úvěr.
Arta kalan herhangi bir kredi var.Non hai mutuo residuo.
Arta kalan herhangi bir kredi var.すべての元金と利子を支払っています。
Artık bu konut kredilerinin sahibi kurduğum bu Özel Amaçlı Şirket.Agora, a Sociedade de Propósito Específico é a proprietária das hipotecas.
Artık bu konut kredilerinin sahibi kurduğum bu Özel Amaçlı Şirket.Nyní je vlastníkem hypoték speciální účelové firma.
Artık bu konut kredilerinin sahibi kurduğum bu Özel Amaçlı Şirket.Teraz je vlastníkom hypoték špeciálna účelová firma.
Artık bu konut kredilerinin sahibi kurduğum bu Özel Amaçlı Şirket.И по този начин Специалната Целева Единица е собственика на ипотеките
Artık bu konut kredilerinin sahibi kurduğum bu Özel Amaçlı Şirket.投資銀行は、少なくとも
Artık daha fazla kredi kullanabilecek olmamı neye borçluyum?A kolik je tohle? Odkud beru tyhle peníze?
Artık daha fazla kredi kullanabilecek olmamı neye borçluyum?Tôi đang tính ra được số tiền này từ đâu?
Artık daha fazla kredi kullanabilecek olmamı neye borçluyum?Und was ist das? Wo bin ich mit der Einnahme dieses Geld aus?
Artık daha fazla kredi kullanabilecek olmamı neye borçluyum?Από που παίρνω τα χρήματά αυτά?
Artık daha fazla kredi kullanabilecek olmamı neye borçluyum?本質的に、私はこのお金を、私の家の資本から、
Artık konut kredinizin taksitlerini geri ödeyemiyorsunuz.A tak máte těžkosti s jejich placením a celkem upřímně už ty hypoteční splátky nedokážete platit.
Artık konut kredinizin taksitlerini geri ödeyemiyorsunuz.このような状況でいくつかのオプションがあります。
Aslında aylık konut kredisine verdiğim para 4000 lira gibi bir şey olabilir.Donc mon prêt hypothécaire me coûte quelque chose comme 4000 $ par mois.
Aslında aylık konut kredisine verdiğim para 4000 lira gibi bir şey olabilir.Khoản thế chấp của tôi thực ra có thể lên đến 4,000 USD mỗi tháng.
Aslında aylık konut kredisine verdiğim para 4000 lira gibi bir şey olabilir.Má hypotéka vlastně vychází na přibližně 4000 měsíčně.