kralları ile cümle

kralları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››Где е ематският цар, арфадският цар и царете на града Сефаруим, на Ена и на Ава?
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››Где е ематският цар, ерфадският цар и царят на града Сефаруим, на Ена и на Ава?
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››Где царь Емафа и царь Арпада, и царь города Сепарваима, Ены иИввы?
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››Где царь Емафа, и царь Арпада, и царь города Сепарваима, Ены иИввы?
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››איה מלך חמת ומלך ארפד ומלך לעיר ספרוים הנע ועוה׃
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››איו מלך חמת ומלך ארפד ומלך לעיר ספרוים הנע ועוה׃
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››اين ملك حماة وملك ارفاد وملك مدينة سفروايم وهينع وعوّا
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››اين ملك حماة وملك ارفاد وملك مدينة سفروايم وهينع وعوّا.
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››哈 馬 的 王 、 亞 珥 拔 的 王 、 西 法 瓦 音 城 的 王 、 希 拿 和 以 瓦 的 王 、 都 在 那 裡 呢
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››哈 馬 的 王 、 亞 珥 拔 的 王 、 西 法 瓦 音 城 的 王 、 希 拿 和 以 瓦 的 王 都 在 那 裡 呢
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››哈 馬 的 王 、 亞珥拔 的 王 、 西 法 瓦音城 的 王 、 希 拿 和 以 瓦 的 王 、 都 在 那 裡呢
Hani nerede Hama ve Arpat kralları? Lair, Sefarvayim, Hena, İvva kralları nerede?› ››哈 馬 的 王 、 亞珥拔 的 王 、 西 法 瓦音城 的 王 、 希 拿 和 以 瓦 的 王 都 在 那 裡呢
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.저희가 다 화덕같이 뜨거워져서 그 재판장들을 삼키며 그 왕들을 다 엎드러지게 하며 저희 중에는 내게 부르짖는 자가 하나도 없도다
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.Som Ovnen gløder de alle, deres Herskere æder de op; alle deres Konger falder, ej en af dem påkalder mig.
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.Toţi ard ca un cuptor, şi îşi mănîncă judecătorii; toţi împăraţii lor cad; niciunul din ei nu Mă cheamă.
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.Vsi so razbeljeni kakor peč in požirajo sodnike svoje. Vsi njih kralji so padli; nihče izmed njih me ne kliče.
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.Zij vermoorden hun koningen, de een na de ander (A), en niemand van hen roept Mij te hulp.
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.Все они распалены, как печь, и пожирают судей своих; все цари ихпадают, и никто из них не взывает ко Мне.
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.כלם יחמו כתנור ואכלו את שפטיהם כל מלכיהם נפלו אין קרא בהם אלי׃
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.كلهم حامون كالتنور واكلوا قضاتهم. جميع ملوكهم سقطوا. ليس بينهم من يدعو اليّ
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.眾 民 也 熱 如 火 爐 、 燒 滅 他 們 的 官 長 . 他 們 的 君 王 都 仆 倒 而 死 . 他 們 中 間 無 一 人 求 告 我
Hepsi fırın gibi kızgındır, Yutar yöneticilerini. Bütün kralları düştü, Kimse yardıma çağırmıyor beni.眾民 也 熱如火 爐 、 燒滅 他 們的 官長 . 他們 的 君王 都 仆倒而死.他們中間無 一 人 求告 我
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.(67:15) когда Всемогущий рассеял царей на сей земле , она забелела, как снег наСелмоне.
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Als der Allmächtige die Könige im Lande zerstreute, da ward es helle, wo es dunkel war."
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Cînd a împrăştiat Cel Autoputernic pe împăraţi în ţară, parcă ningea în Ţalmon.
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Cuando el Todopoderoso esparció allí a los reyes, el monte Salmón se cubrió de nieve
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Da den Almægtige splittede Kongerne der, faldt der Sne på Zalmon."
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Ketika Yang Mahakuasa menyerakkan raja-raja di sana, turunlah salju dari Gunung Salmon
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Khi Ðấng toàn năng tản lạc các vua tại đó, Thì xứ trở nên trắng như lúc mưa thuyết tại Sanh-môn.
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Khi_Ðấng toàn_năng tản lạc các vua tại đó , Thì xứ trở_nên trắng như lúc mưa thuyết tại Sanh-môn .
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.전능하신 자가 열왕을 그 중에서 흩으실 때에는 살몬에 눈이 날림 같도다
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Ko Vsemogočni razkropi kralje v tej deželi, bode svetlo, kakor da je Zalmon s snegom posut.
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Mentre voi dormite tra gli ovili, splendono d'argento le ali della colomba, le sue piume di riflessi d'oro»
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Quando o Todo-Poderoso ali dispersou os reis, caiu neve em Zalmom.
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Οτε ο Παντοδυναμος διεσκορπιζε βασιλεις εν αυτη, εγεινε λευκη ως η χιων εν Σαλμων.
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.Когато Всесилният разпръсне царе в тая земя, Тя побеля като Салмон, когато вали сняг.
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.בפרש שדי מלכים בה תשלג בצלמון׃
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.‎عندما شتت القدير ملوكا فيها اثلجت في صلمون
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.全 能 者 在 境 內 趕 散 列 王 的 時 候 、 勢 如 飄 雪 在 撒 們
Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, Sanki Salmon Dağına kar yağıyordu.全能者 在 境內趕 散 列王 的 時候 、 勢如 飄雪 在 撒們
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Nejspíš se jedná o krále a královny ze Starého zákona.
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Prawdopodobnie to królowie i królowe ze Starego Testamentu.
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Représentant probablement les rois et les reines de l'ancien Testament.
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Waarschijnlijk de Koningen en Koninginnen uit het Oude Testament.
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Вероятно, это цари и царицы Ветхого Завета.
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Очевидно, це царі та цариці Старого Завіту.
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.A czynił co było dobrego przed oczami Pańskiemi, według wszystkiego, jako czynił Dawid ojciec jego.
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.Ale chodil po cestách králů Izraelských, nýbrž nadělal také slitin modlářských.
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.Anduvo en los caminos de los reyes de Israel, y aun hizo de metal fundido imágenes de los Baales
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.A umblat în căile împăraţilor lui Israel; şi a făcut chiar chipuri turnate pentru Baali,
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.Ia hidup seperti raja-raja Israel dan menyuruh orang membuat patung-patung Baal dari logam
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.Il marcha dans les voies des rois d`Israël; et même il fit des images en fonte pour les Baals,
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.이스라엘 열왕의 길로 행하여 바알들의 우상을 부어만들고
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.Lež chodil po cestách kráľov Izraelových, ba ešte aj sliatin narobil Bálom.
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.mas andou nos caminhos dos reis de Israel, e até fez imagens de fundição para os baalins.
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.men vandrede i Israels Kongers Spor Ja, han lod lave støbte Billeder til Ba'alerne;
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.men vandret på Israels kongers veier og gjorde endog støpte billeder for Ba'alene.
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.nem az Izráel királyainak útján járt, és öntött [bálványokat ]is csináltatott a Baál tiszteletére.
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.nhưng người đi theo đường lối của các vua Y-sơ-ra-ên, lại cũng làm những hình tượng đúc cho thần Ba-anh,
İsrail krallarının yollarını izledi; Baallara tapmak için dökme putlar bile yaptırdı.nhưng người đi theo đường_lối của các vua Y-sơ-ra-ên , lại cũng làm những hình_tượng đúc cho thần Ba-anh ,
İlgili Sayfalar