Kraliyet Vakfı Müdürü olarak böyle düşünüyorum.انا, كوني مديرة المؤسسة الملكية
Kraliyet Vakfı'na katıl ve onu ara.Alors, rejoignez la Fondation Impériale et cherchez-la.
Kraliyet Vakfı'na katıl ve onu ara.Csatlakozzon a Királyi Alapítványhoz és lásson neki a keresésnek.
Kraliyet Vakfı'na katıl ve onu ara.انظم الى المؤسسة الملكية وابحث عنه
Kraliyet Vakfındaki yeni pozisyonunuzu kutlamak için bunu hazırladık.Az alkalmazottak azért készültek, hogy gratuláljanak az új pozíciójához a palotában.
Kraliyet Vakfındaki yeni pozisyonunuzu kutlamak için bunu hazırladık.Les employées ont préparé ceci pour vous féliciter pour votre nouveau poste au palais.
Kraliyet Vakfındaki yeni pozisyonunuzu kutlamak için bunu hazırladık.Τα προετοιμάσαμε όλο αυτό για να σας συγχαρούμε για τη νέα σας θέση στο Βασιλικό Ίδρυμα.
Kraliyet Vakfındaki yeni pozisyonunuzu kutlamak için bunu hazırladık.لقد حضرنها لتهنئتك بمنصبك الجديد في المؤسسة الملكية
Kraliyet Vakfı'nın istikrarına mı?A Királyi Alapítvány stabilitására?
Kraliyet Vakfı'nın istikrarına mı?Για την ευημερία την Βασιλικής Οικογένειας.
Kraliyet Vakfı'nın istikrarına mı?نخب العائلة الملكية
Kraliyet Vakfı'nın müdürü olarak buradaysan... ...o zaman sadece maaş aldığı işi yap.Ha igazgatósági tagként jött ide, akkor tegye, amiért megfizetik.
Kraliyet Vakfı'nın müdürü olarak buradaysan... ...o zaman sadece maaş aldığı işi yap.Si vous êtes venu en tant que directeur du comité, faites le travail pour lequel on vous paie.
Kraliyet Vakfı'nın müdürü olarak buradaysan... ...o zaman sadece maaş aldığı işi yap.Αν είσαι εδώ σαν Διευθυντής του Βασιλικού Ιδρύματος, τότε, κάνε αυτό που σε πληρώνουν να κάνεις.
Kraliyet Vakfı'nın müdürü olarak buradaysan... ...o zaman sadece maaş aldığı işi yap.لو انت هنا كمدير المؤسسة الملكية اذن, قم فقط بالعمل الذي تتلقى من اجله راتبا
Kraliyet Vakfı pozisyonu hakkında konuşmak istiyorum.Amit felajánlottál pozíció, arról szeretnék beszélni.
Kraliyet Vakfı pozisyonu hakkında konuşmak istiyorum.Le poste que tu m'as offert, je voudrais qu'on en parle.
Kraliyet Vakfı pozisyonu hakkında konuşmak istiyorum.Ήθελα να σου μιλήσω για την θέση μου στο Βασιλικό Ίδρυμα,
Kraliyet Vakfı pozisyonu hakkında konuşmak istiyorum.اريد التحدث عن المنصب في المؤسسة الملكية
Kraliyet Vakfı, Prens'e yöneltilen her asılsız... ...suçlamaya karşı dava açacaktır.Az uralkodó családdal és Lee Han herceggel kapcsolatos hírek szándékosan kerültek terjesztésre.
Kraliyet Vakfı, Prens'e yöneltilen her asılsız... ...suçlamaya karşı dava açacaktır.المؤسسة الملكية ستتخد اجراءات ضد اي اشاعة كاذبة حول الامير
Kraliyet Vakfı Yönetim Kurulu'na katılmayı kabul ettim.Elfogadtam a Királyi Alapítvány igazgatósági posztját.
Kraliyet Vakfı Yönetim Kurulu'na katılmayı kabul ettim.J'ai accepté le poste de Directeur de la Fondation Impériale.
Kraliyet Vakfı Yönetim Kurulu'na katılmayı kabul ettim.لقد قبلت ان اكون عضوا في ادارة المؤسسة الملكية
Kral Yi Young'un günlüğü, İngiltere Kraliyet Müzesi'nde.A Brit Királyi Múzeumnál van Yi Young király naplója.
Kral Yi Young'un günlüğü, İngiltere Kraliyet Müzesi'nde. Duymuş olmalısın.المتحف البريطاني لذيه مدكرات ولي العهد, انت حتما تعلمين بذلك
Kral Yi Young'un günlüğü, İngiltere Kraliyet Müzesi'nde.Le Musée Impérial de Grande-BretagneNpossède le journal du prince Yi Young.
Kral Yi Young'un günlüğü, İngiltere Kraliyet Müzesi'nde.Το Βρετανικό Μουσείο έχει το ημερολόγιο του Πρίγκιπα.
Lee Seol'un azmi ve çabaları sayesinde... ...Kraliyet Müzesi karşılık olarak hiçbir şey istemedi.Grâce aux efforts et à la persévérance de Lee Seol, le Musée Impérial n'a rien demandé en échange.
Lee Seol'un azmi ve çabaları sayesinde... ...Kraliyet Müzesi karşılık olarak hiçbir şey istemedi.بفضل مجهودات الاميرة لي سول المتحف البريطاني سيعيد المذكرات الى كوريا من دون اي شروط
Londra' daki Kraliyet Sanat Akademisi (Royal College of Arts)' nden.이들은 토니 듄 교수와
Londra' daki Kraliyet Sanat Akademisi (Royal College of Arts)' nden.מבית הספר המלכותי לאומנויות בלונדון
Londra' daki Kraliyet Sanat Akademisi (Royal College of Arts)' nden.من الكلية الملكية للفنون في لندن
Londra' daki Kraliyet Sanat Akademisi (Royal College of Arts)' nden.指導教員はアンソニー・ダンです
Madem böyle davranacaktın... ...neden Kraliyet Vakfı'nın sorumluluğunu aldın?اذا كنت ستتصرفين هكذا لماذا, قررت الاهتمام بالمؤسسة الملكية؟
Mary Allen, Kraliyet Operası'nın başındaydı.Marry Allan solía dirigir la Royal Opera House.
Mary Allen, Kraliyet Operası'nın başındaydı.Мери Алън е била главен изпълнителен директор в Кралската опера.
Mary Allen, Kraliyet Operası'nın başındaydı.今、彼女は一日の殆どを、庭仕事や小説執筆に費やしている
Merhaba. Ben Kraliyet Prensesi, Lee Seol.Je suis Lee Seol, la princesse de la famille impériale.
Monarşinin gelmesinden öte, Kraliyet Vakfı'nda... ...çok daha büyük bir amacım var.Az Alapítványnak olyan célja van, ami sokkal fontosabb, mint az uralkodó család visszaállítása.
Monarşinin gelmesinden öte, Kraliyet Vakfı'nda... ...çok daha büyük bir amacım var.La fondation a un objectif qui est plus important que la restauration de la famille impériale.
Monarşinin gelmesinden öte, Kraliyet Vakfı'nda... ...çok daha büyük bir amacım var.لدي اهداف من وراء المؤسسة الملكية, تتعدى اعادة الملكية
Monarşi takdim töreni... ...sadece Kraliyet Vakfı'nın kurulduğu ilan edilsin diyeydi.Η εγκαθίδρυση της μοναρχίας.... ήταν απλά για να γιορτάσουμε την αρχή του βασιλικού ιδρύματος.
Monarşi takdim töreni... ...sadece Kraliyet Vakfı'nın kurulduğu ilan edilsin diyeydi....افتتاحية الملكية كانت فقط للاحتفال بالمؤسسة الملكية
Müdür Oh! Şu an Kraliyet Vakfı Müdürü değilim.Je ne suis pas conservatrice, pour le moment.
Müdür Oh! Şu an Kraliyet Vakfı Müdürü değilim.Már nem a múzeum igazgatója vagyok, hanem az Alapítvány ügyvezető igazgatója.
Müze başından beri Kraliyet Ailesi'ne ve tarihlerine aitti.A múzeum már az elejétől fogva az uralkodó családot és annak történelmét szolgálta.
Müze başından beri Kraliyet Ailesi'ne ve tarihlerine aitti.Από την αρχή, το μουσείο χτίστηκε με σκοπό την βασιλική ιστορία.
Müze başından beri Kraliyet Ailesi'ne ve tarihlerine aitti.من البداية المتحف بني من اجل مصلحة العائلة الملكية والتاريخ
Müze çok geniş bir koleksiyona sahip, bugün bulunduğumuz bölümde ise kraliyet hazineleri var.Reliquien und Juwelen.
Müze çok geniş bir koleksiyona sahip, bugün bulunduğumuz bölümde ise kraliyet hazineleri var.Релікварії і коштовності.
Ne alaksı var, Kraliyet gayet iyi durumda.El imperio está yendo bien. - ¿Bien?
Ne alaksı var, Kraliyet gayet iyi durumda.Imperiet klarar sig fint.
Ne alaksı var, Kraliyet gayet iyi durumda.Imperiet klarer sig fint.
Ne alaksı var, Kraliyet gayet iyi durumda.Kerajaan ini baik-baik saja./ Baik?
Ne alaksı var, Kraliyet gayet iyi durumda.Nevetséges. A Birodalom jól van.
Ne alaksı var, Kraliyet gayet iyi durumda.Onzin, het rijk doet het goed.
Ne alaksı var, Kraliyet gayet iyi durumda.Η αυτοκρατορία είναι καλά.
Ne alaksı var, Kraliyet gayet iyi durumda.Глупости, справяме си се добре. Добре?
Ne alaksı var, Kraliyet gayet iyi durumda.Империята се справя добре. - Добре ли си?