kralım ile cümle
kralım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››他 們 必 說 、 我 們 沒 有 王 、 因 為 我 們 不 敬 畏 耶 和 華 。 王 能 為 我 們 作 甚 麼 呢
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››他 們必說 、 我們沒 有 王 、 因為 我 們 不 敬畏 耶和華 。 王 能為 我 們作甚 麼呢
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Azután a szõlõtõnek mondák a fák: Jer el te, uralkodjál rajtunk.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Då sade träden till vinträdet: 'Kom du och bliv konung över oss.'
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Da sa trærne til vintreet: Kom du og vær konge over oss!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Da sprachen die Bäume zum Weinstock: Komm du und sei unser König!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Disseram então as árvores � videira: Vem tu, e reina sobre nós.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Dissero gli alberi alla vite: Vieni tu, regna su di noi
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Ðoạn , các cây_cối nói cùng cây nho rằng : Hãy đến cai_trị chúng_tôi .
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Ðoạn, các cây cối nói cùng cây nho rằng: Hãy đến cai trị chúng tôi.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Et les arbres dirent à la vigne: Viens, toi, règne sur nous.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.나무들이 또 포도나무에게 이르되 너는 와서 우리의 왕이 되라 하매
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Luego dijeron los árboles a la vid: "¡Ven tú, y reina sobre nosotros!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Nato reko drevesa vinski trti: Pridi ti in kraljuj nad nami!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Niin puut sanoivat viinipuulle: `Tule sinä ja ole meidän kuninkaamme`.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Potem rzekły drzewa do macicy winnej: Pójdź ty, króluj nad nami.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Potom povedaly stromy viniču: Nože poď ty, kraľuj nad nami!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Řeklo opět dříví vinnému kořenu: Poď ty a kraluj nad námi.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Så sagde Træerne til Vinstokken: Kom du og vær vor Konge!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Setelah itu, berkatalah pohon-pohon kepada pokok anggur, 'Nah, kaulah yang menjadi raja kami.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Şi copacii au zis viţei: ,Vino, tu, şi domneşte peste noi.`
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Toen gingen ze naar de wijnstok: 'U moet over ons regeren!'
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Και ειπον τα δενδρα προς την αμπελον, Ελθε συ, βασιλευσον εφ' ημων.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.И сказали дерева виноградной лозе: иди ты, царствуй над нами.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.После дърветата рекли на лозата: Дойди та царувай над нас.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.ויאמרו העצים לגפן לכי את מלוכי עלינו׃
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.فقالت الاشجار للكرمة تعالي انت املكي علينا.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.樹 木 對 葡 萄 樹 說 、 請 你 來 作 我 們 的 王
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.樹木對 葡萄 樹說 、 請 你 來作 我 們 的 王
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Alors tous les arbres dirent au buisson d`épines: Viens, toi, règne sur nous.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Atunci toţi copacii au zis spinului: ,Vino, tu, şi împărăţeşte peste noi.`
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Bấy giờ, hết thảy cây cối nói cùng gai góc rằng: Hãy đến cai trị chúng tôi.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Bấy_giờ , hết_thảy cây_cối nói cùng gai_góc rằng : Hãy đến cai_trị chúng_tôi .
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Da sa alle trærne til tornebusken: Kom du og vær konge over oss!
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Då sade alla träden till törnbusken: 'Kom du och bliv konung över oss.'
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Da sagde alle Træerne til Tornebusken: Kom du og vær vor Konge!
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Da sprachen die Bäume zum Dornbusch: Komm du und sei unser König!
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Dissero tutti gli alberi al rovo: Vieni tu, regna su di noi
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Então todas as árvores disseram ao espinheiro: Vem tu, e reina sobre nós.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Entonces todos los árboles dijeron a la zarza: "¡Ven tú, y reina sobre nosotros!
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.I rzekły wszystkie drzewa do ostu: Pójdź ty, króluj nad nami.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Karena itu berkatalah semua pohon kepada semak duri, 'Kau sajalah menjadi raja kami.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.이에 모든 나무가 가시나무에게 이르되 너는 와서 우리의 왕이 되라 하매
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Mondának végre a fák mindnyájan a galagonyabokornak: Jer el te, uralkodjál mi rajtunk.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Naposledy řeklo všecko dříví bodláku: Poď ale ty a kraluj nad námi.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Naposledy riekly všetky stromy bodliaku: Poď tedy ty, kraľuj nad nami!
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Niin kaikki puut sanoivat orjantappuralle: `Tule sinä ja ole meidän kuninkaamme`.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Reko torej vsa drevesa bodljiki: Pridi pa ti in nad nami kraljuj!
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Tenslotte wendden alle bomen zich tot de doornstruik. 'U moet onze koning zijn!' riepen ze.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Τοτε ειπον παντα τα δενδρα προς την ακανθαν, Ελθε συ, βασιλευσον εφ' ημων.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Наконец сказали все дерева терновнику: иди ты, царствуй над нами.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.Сетне всичките дървета рекли на тръна: Дойди, та царувай над нас.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.ויאמרו כל העצים אל האטד לך אתה מלך עלינו׃
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.ثم قالت جميع الاشجار للعوسج تعال انت واملك علينا.
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.眾 樹 對 荊 棘 說 、 請 你 來 作 我 們 的 王
‹‹Sonunda ağaçlar karaçalıya, ‹Gel sen kralımız ol› dediler.眾樹對荊 棘說 、 請 你 來作 我 們 的 王
Ve, ‹‹Ben kralımı Kutsal dağım Siyona oturttum›› diyor."Aber ich habe meinen König eingesetzt auf meinem heiligen Berg Zion."
Ve, ‹‹Ben kralımı Kutsal dağım Siyona oturttum›› diyor.Ale ja som ustanovil svojho kráľa nad Sionom, vrchom svojej svätosti.
Ve, ‹‹Ben kralımı Kutsal dağım Siyona oturttum›› diyor.C`est moi qui ai oint mon roi Sur Sion, ma montagne sainte!
Ve, ‹‹Ben kralımı Kutsal dağım Siyona oturttum›› diyor.Dầu vậy , ta đã lập Vua ta Trên_Si - ôn là núi thánh ta .
İlgili Sayfalar