Ana içeriğe geç
Sözlük

kr ile cümle

kr kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Kraliyet Ailesi'nin bir üyesi mi?Is Tom a member of the Royal Family?
Ben bu düz kravatı sevmiyorum. Bana daha renkli bir tane gösterin.I don't like this plain necktie. Please show me a more colourful one.
Bir araba almak için bankadan kredi çektim.I took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi aldın, değil mi?You took out a loan in order to buy a car, didn't you?
Bir araba almak için bankadan kredi çekti.He took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi çekti.She took out a loan in order to buy a car.
Mary araba satın almak için bankadan kredi aldı.Mary took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi çektik.We took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi çektiler.They took out a loan in order to buy a car.
Lastiğimi değiştirmek için bir krikoya ihtiyacım var.I need a jack to change my tire.
Arabayı kriko ile kaldırmak zorunda kalacaksın.You'll have to jack up the car.
Bu şiddetli krizin yakında sona ermesi için dua edelim.Let us pray that this violent crisis would soon be over.
Kraliçe Elizabeth'in herhangi bir doğrudan varisi yoktu.Queen Elizabeth did not have any direct heir.
Salata; zeytinyağı, kruton ve fındık olmadan tamamlanmamıştır.The salad is incomplete without olive oil, croutons and nuts.
Hiç kremalı pizza yedin mi?Have you ever eaten a custard pizza?
Tuzlu krakerler çocukların en sevdiği abur cuburdu.Salted pretzels were the favourite snack of the kids.
Ben kraliçe olduğum zaman, sen kral olacaksın.When I am queen, you will be king.
Ben kraliçe olduğumda, seni hapse atacağım.When I am queen, I will have you jailed.
Kraliçe olduğum zaman, Tom'u zindana kilitleyeceğim.When I am queen, I will lock up Tom in the dungeon.
Ben kral olduğumda sen kraliçe olacaksın.When I am king, you will be queen.
Zamanlama kritiktir.The timing is critical.
Ben, Vaiz, Kudüs'te İsrail Kralı oldum.I, the Preacher, was king over Israel in Jerusalem.
Biz akçaağaç şurubu ile krep yedik.We ate pancakes with maple syrup.
Onun ne zaman sinir krizi geçireceğini hiçbir zaman önceden kestiremezsin.You never know when he's going to throw another tantrum.
Tom kıskançlık krizine girmişti.Tom was overcome with jealousy.
Kral Darius, Büyük İskender tarafından yenilgiye uğratıldı.King Darius was defeated by Alexander the Great.
O sinir krizi geçirdi.She had a nervous breakdown.
O kravat size uyuyor.That tie suits you.
Bir anksiyete krizi geçirdim.I had an anxiety attack.
Kredi kartımı kaybettim.I lost my credit card.
Tom sinir krizi geçirdi.Tom had a nervous breakdown.
Tom bir kral gibi yaşıyor.Tom lives like a king.
O kritik bir durumda hastaneye geldi.She got to the hospital in a critical condition.
Çikolatalı kremamı hâlâ bitirmedim.I still haven't finished my chocolate mousse.
Kredi kartım metroda çalındı.My credit card was stolen on the subway.
Ailemi görmek için Birleşik Krallık'a gidiyorum.I'm going to go to the United Kingdom to see my parents.
Güneş kremin var mı?Do you have a sunscreen?
Obama mali kriz üzerinde odaklandı.Obama focused on the financial crisis.
O, krep yaptı.She made pancakes.
Kredi aldın mı?Did you get the loan?
Bir krizin ortasındayız.We're in the middle of a crisis.
Bu kravatla ilgili ne düşünüyorsun?What do you think of this tie?
Ben Birleşik Krallığa gidiyorum.I'm going to the United Kingdom.
Gebelikte ilk üç ay en kritik dönemdir.In pregnancy, the first three months are the most critical.
İlk Macaristan kralı 1000 yılında taç giydi.The first king of Hungary was crowned in the year 1000.
Senin kravatında bir kahve lekesi var.There's a coffee stain on your necktie.
Birleşik Krallık'ta asgari ücret nedir?What's the minimum salary in the United Kingdom?
Michael Schumacher kritik durumda.Michael Schumacher is in critical condition.
Tom kritik durumda.Tom is in critical condition.
Tom'un durumu kritik.Tom is in critical condition.
Tom'un kahvesinde krema sevip sevmediğini biliyor musun?Do you know whether or not Tom likes cream in his coffee?
Tom'un kredi alamayacağını biliyordum.I knew that Tom wouldn't be able to get the loan.
Tom gömleğini düğmeledi ve sonra kravatını taktı.Tom buttoned up his shirt and then put on his tie.
Tom'un olacağını düşündüğü kadar çok bir kredi alma sorunu olmadı.Tom didn't have as much trouble getting a loan as he thought he would.
Tom çok kral adam.Tom is a great guy.
Tom kravatını gevşetti ve gözlüğünü çıkardı.Tom loosened his tie and removed his glasses.
Tom kravatını gevşetti ve üst gömlek düğmesini açtı.Tom loosened his tie and unbuttoned his top shirt button.
Tom Mary'nin istediği krediyi ona vermeyi düşünmek isteyebilir.Tom might want to consider giving Mary the loan she asked for.
Tom tüm diğer çocukların kravat giydiklerini fark etti.Tom noticed that all the other boys were wearing neckties.
Tom kravatındaki düğümü düzeltti.Tom straightened the knot on his tie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod