Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Casa lui este ca aceea pe care o zideşte molia, ca o colibă pe care şi -o face un străjer.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Como la araña edifica él su casa, como la cabaña que hace un guardián
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Det hus han bygger bliver så förgängligt som malen, det skall likna skjulet som vaktaren gör sig.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Er baut sein Haus wie eine Spinne, und wie ein Wächter seine Hütte macht.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Ha costruito la casa come fragile nido e come una capanna fatta da un guardiano
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.han bygger sit Hus som en Edderkops, som Hytten, en Vogter gør sig;
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Hän rakentaa talonsa niinkuin kointoukka, se on kuin suojus, jonka vartija kyhää.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Házát pók módjára építette föl, és olyanná, mint a csõsz-csinálta kunyhó.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.그 지은 집은 좀의 집 같고 상직군의 초막 같을 것이며
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Người cất nhà mình như ổ sâu trùng , Như chòi mà người giữ vườn nho thường cất .
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Người cất nhà mình như ổ sâu trùng, Như chòi mà người giữ vườn nho thường cất.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Rumah orang jahat rapuh seperti sarang laba-laba, hanya rumah sementara seperti gubug seorang penjaga
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Sa maison est comme celle que bâtit la teigne, Comme la cabane que fait un gardien.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Som møllet har han bygget sitt hus og som den hytte en markvokter lager sig.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Vystaví-li jako Arktura dům svůj, bude však jako bouda, kterouž udělal strážný.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Vystaví svoj dom ako moľ a jako búdu, ktorú spravil strážnik.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Zbuduje dom swój jako mól, a jako stróż budę wystawi.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Zida si hišo, ki je kakor moljava in kakor koča, ki si jo napravi čuvaj.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Οικοδομει τον οικον αυτου ως το σαρακιον, και ως καλυβην, την οποιαν καμνει ο αγροφυλαξ.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Он строит, как моль, дом свой и, как сторож, делает себе шалаш;
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.Построява къщата си както молеца. И както пъдарят, който прави колиба.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.בנה כעש ביתו וכסכה עשה נצר׃
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.يبني بيته كالعث او كمظله صنعها الناطور.
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.他 建 造 房 屋 如 蟲 作 窩 、 又 如 守 望 者 所 搭 的 棚
Evini güve kozası gibi inşa eder, Bekçinin kurduğu çardak gibi.他 建造 房屋 如 蟲作窩 、 又 如 守望者 所 搭 的 棚
Greenhouse adlı sınıfınızda kozalağın ne aradığını bilmiyorum, belki sınıfınız bir ormandadır.Ik weet niet waarom er dennenappels in je broeikast zijn, maar misschien is je broeikas een bos.
Greenhouse adlı sınıfınızda kozalağın ne aradığını bilmiyorum, belki sınıfınız bir ormandadır.Nevím, proč máš borovou šišku ve skleníku. Možná je tvůj skleník v lese.
Greenhouse adlı sınıfınızda kozalağın ne aradığını bilmiyorum, belki sınıfınız bir ormandadır.Nie wiem, dlaczego w tej szklarni są szyszki, może ta szklarnia jest w lesie
Greenhouse adlı sınıfınızda kozalağın ne aradığını bilmiyorum, belki sınıfınız bir ormandadır.(Не знам дали има шишарки в твоята градина. Може би градината е в гората.)
Greenhouse adlı sınıfınızda kozalağın ne aradığını bilmiyorum, belki sınıfınız bir ormandadır.Я не знаю что делают шишки в твоей оранжерее, быть может твоя оранжерея в лесу.
Greenhouse adlı sınıfınızda kozalağın ne aradığını bilmiyorum, belki sınıfınız bir ormandadır.אני לא יודעת מדוע שיהיו לכם אצטרובלים בחממה. אולי החממה בתוך יער.
Greenhouse adlı sınıfınızda kozalağın ne aradığını bilmiyorum, belki sınıfınız bir ormandadır.ともあれ、ラセンがあります。そして1つだけではありません。
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.C'est un conifère primitif.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Det er et primitivt nåletræ.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Este un conifer primitiv.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Es una conífera primitiva.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.E' una conifera primitiva.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Het is een primitieve conifeer.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.원시단계의 침엽수죠.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Méghozzá egy ősi tűlevelű fa.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Nó là 1 cây tùng bách cổ.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.To prymitywne drzewo iglaste.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Είναι ένα πρωτόγονο κωνοφόρο δέντρο.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Това е примитивно иглолистно дърво.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.Это примитивное хвойное дерево.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.זהו עץ מחט פרימטיבי.
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.فهي شجرة صنوبر بدائية
İlkel bir kozalaklı ağaç türü.真ん中に果実をつけています
İnsanlığımız azalabilir. Eğer kendi kültürel kozamızın içinde çok uzun süre kalırsak.A naše lidskost může chřadnout, zůstaneme-li příliš dlouho uvnitř naší kulturní ulity.
İnsanlığımız azalabilir. Eğer kendi kültürel kozamızın içinde çok uzun süre kalırsak.E a nossa qualidade humana pode definhar se ficarmos demasiado tempo dentro dos nossos casulos culturais.
İnsanlığımız azalabilir. Eğer kendi kültürel kozamızın içinde çok uzun süre kalırsak.E la nostra umanità appassire se stiamo troppo a lungo nei nostri bozzoli culturali.
İnsanlığımız azalabilir. Eğer kendi kültürel kozamızın içinde çok uzun süre kalırsak.En onze menselijkheid zou kunnen wegkwijnen als we te lang blijven hangen in onze culturele cocons.
İnsanlığımız azalabilir. Eğer kendi kültürel kozamızın içinde çok uzun süre kalırsak.Et notre humanité peut se flétrir si nous restons trop longtemps à l'intérieur de notre cocon culturel.
İnsanlığımız azalabilir. Eğer kendi kültürel kozamızın içinde çok uzun süre kalırsak.Iar umanitatea noastră ar putea păli dacă rămânem prea mult timp în coconii noştri culturali.
İnsanlığımız azalabilir. Eğer kendi kültürel kozamızın içinde çok uzun süre kalırsak.Η ανθρωπιά μας μπορεί να στερέψει αν μένουμε υπερβολικά μέσα στα πολιτισμικά μας κουκούλια.
İnsanlığımız azalabilir. Eğer kendi kültürel kozamızın içinde çok uzun süre kalırsak.А наша человечность - поблекнуть, если слишком долго оставаться внутри наших культурных коконов.
İnsanlığımız azalabilir. Eğer kendi kültürel kozamızın içinde çok uzun süre kalırsak.И нашата човечност може да увехне, ако останем твърде дълго в нашите културни какавиди.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.A seda, durante o seu processo de formação atua como um casulo para a matéria orgânica.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.A selyem, az alatt amíg összeáll, úgy viselkedik, mint egy gubó a biológiai anyagok számára.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Hedvábí se během svého samo-shromažďovacího procesu chová z biologického hlediska jako závitek.