Ana içeriğe geç
Sözlük

koyun ile cümle

koyun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Köyün aslını Selanikli göçmenler oluşturmaktadır.Com o povoamento definido chegam os imigrantes.
Galler'in koyun eti makbuldür.Cordeiro, é o mesmo termo para as carnes de ovinos.
150 hane olan köyün nüfusu 500 tür.A população média de cada casa é de 150 rapazes.
Termiye, Koyunluca ve Değirmenlik filleri tanımlanmamıştır.Não são encontradas, entretanto, em aves e mamíferos.
KAYNAK: İhsan Küçüköner, Köyün yaşlıları, Muharcirliği yaşayanlar.Poemas: Fruta Madura, Mundo em Chamas, Menino Longe.
Bir diğer iddiada köyün adını Ahmedlü cemaatinden gelmektedir.0 mais certo e que venha do nome próprio de um antigo povoador.
Ayran yapımında, doğal nitelikli, yağlı koyun yoğurdu yeğlenir.Devido a sua ligação com Ogum, gosta de arroz com feijão preto, ao invés de arroz simples.
Köyün muhtelif yerlerinde tarihi kaldırım taşları vardır.Na área em volta existem pedras com pinturas antigas.
1961 yılında Arpaçay’ın Sosgert (şimdiki adı Taşdere) köyünde doğdu.Foi criado em 1961, pelo Alþingi (como é chamado o parlamento do país).
Köyün kendine ait içme suyu şebekesi vardır ayrıca her evin kendine ait kanalizasyon şebekesi vardır.Cada aldeia tem um poço artesiano e uma caixa d'água que abastece todas as casas.
Köyün vefat etmiş büyüklerinin söylediğine göre, Köy halkının bir kısmı Berazi Aşiretine mensuptur.Com a ajuda de sua irmã, descobre que algo está predando os moradores da cidade.
Köyün ekonomisi öncelikle tarıma dayanmaktadır.A economia da cidade baseia-se principalmente no sector terciário.
Argalinin evcil koyunun atası olduğu kabul edilmektedir.É considerado o ancestral do gado doméstico.
Köyün gelişmiş bir tarım yapısı yoktur.A cidade não possui um nível avançado de urbanização.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Valem um pedaço de carne.
Köyün bilinen tarihi 1460 yılına kadar dayanmaktadır.Sabe-se, no entanto, que o seu povoamento terá se iniciado por volta de 1460.
Köyün adı daha önce Gürcülü köyü olarak bilinirdi.Aquele ponto urbano já era há muito tempo conhecido como Boca do Lobo.
Köyün ekonomisi ilk zamanlar köyde bulunan üç su değirmene dayanmaktaydı.No início, a região passou a ser conhecida por Tombos, em alusão às três quedas d’águas nela existentes.
Bir Osmanlı Yeniçerili köyün yaşamını değiştirmiş ve bir kahraman olmuştur.Acho que temos um vilão prestes a tornar-se um herói.
Köyün ekonomisi çok eskiden tarım ve hayvancılığa dayalı idi.Por um longo tempo a economia da região vinculou-se às atividades agrícola e pecuária.
Köyün içerisinde kurulu bulunan 1851 tarihinde yapılan cami de bu tarihi doğrulamaktadır.A estela do templo, gravada em 1819, também confirma esta data.
Diğer sülaleler köyün etrafındaki çeşitli alanlarda yaşamaktaydı.No entanto, pequenos mosteiros mais antigos ja existiam em outros vilarejos.
Köyün ekonomisi fındık ve kestane üretimine dayalıdır.Tradicionalmente é uma região de referência na produção de castanha e madeira de castanheiro.
Erginleri öncelikli olarak sığır ve koyunlarda asalaktır.Na pecuária predomina a criação de caprinos e ovinos.
Köyün içerisinden irili ufaklı birsürü dere geçer.Reproduz um pequeno vilarejo do interior.
Köyün hemen hemen bütün alanlarında cep telefonu bağlantısı kurulabilmektedir.Capacidade de substituir a câmara alta em quase todos os aspectos.
Şimdi oyuncaları bir kenara koyun!Guardem os brinquedos agora!
Verdiği nimetler (pınarbaşı mevkiinden köyün kaynak suyu çıkar) için Allah'a şükretmek amacıyla yapılır.Gloriagebed: God wordt hierbij gedankt om wat Hij gegeven heeft en om wie Hij is.
Ve köyün tamamı Asiyan (Asî) aşiretindendir.Het behoort tot de stad (bashkia) Vorë.
Arazinin dağlık ve engebeli oluşundan sığır ve koyun yetiştirmeye uygun değildir.De Aarde is geen zuivere bol, ook niet als er geen bergen of zeeën zouden zijn.
En çok küçükbaş (koyun, keçi), Büyükbaş (inek) yetiştirilmektedir.De kleinste bol (het hoofd) werd voorzien van een viltachtige uitstulping (de bek).
Köyün altyapısı genel olarak iyi durumdadır.De huizen uit de koloniale periode verkeren over het algemeen in goede staat.
Sofulu köyünü ve çevre köylerini köyün en köklülerinden biri olan Kesim Melikoğlu yönetmekteydi.Op haar verwaarloosde boerderij en rondom het dorp gebeuren de raarste dingen.
Yani her köyün kendi dili var.Elke menselijke samenleving heeft haar eigen taal.
Amasyanın Terzi köyünden hayvan otlatmak için yaylaya çıkarlarmış.Help met het verplaatsen van de lading op het dier van je buurman.
O zamanki köyün adı Güllüce'ymiş.Jij heette Rozeboom toen.
Ayrıca koyun da bulunmaktadır.Ook de geiten zijn gehoornd.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Saté zijn stukjes geroosterd vlees op een spiesje.
Köyün adı (Maskan/Meskâni Karér) "Karer evleri" anlamına gelir.De naam betekent "huis van vrouwen" (Casa delle Mogli).
Köyün sakinleri bu silahlı yabancılardan endişelenir.De indianen van de stam zijn nieuwsgierig naar die blanke vreemdeling.
Ertesi gün, Shetpe köyünde başka bir adam öldürdü.De volgende dag bleek een jongeman uit het dorp vermoord.
Halen Azaplı köyünde oturuyorum".Drije dorpen souden sijn.”
Köyün adı, Osmanlı döneminde verilmiştir.De huidige naam werd in Ottomaanse tijden gegeven.
(Bir doktor'un (Gene Wilder) hastasına ait olan bir koyuna aşık olması anlatılır.)Een dokter (Gene Wilder) krijgt een patiënt die een relatie heeft met een schaap.
Bunu koyun terazinin gözüne.Een oogje in het zeil houden.
Köyün içme suyu şebekesi vardır (2006 yılından itibaren) ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.Er bestaat geen geneesmiddel voor het virus, maar sinds 2006 is er wel een werkzaam vaccin.
Köyün ulaşımını sağlayan yol aslvat ama sık sık bozulmaktadır.Er is een wandelroute uitgezet, maar deze is vaak drassig.
Köyün çok güzel bir Camiisi vardır.De stad kent een zeer goed transportnetwerk.
Bu zaatın kendi koyun sürüsü ve kısrakları (atları) olduğu söylenmektedir.Deze stad stond bekend om haar grote kuddes schapen en geiten.
Fakat yaklaşık bir anlamla köyün koruyucu ruhu olduğu anlaşılmaktadır.De kern kreeg de status van beschermd dorpsgezicht.
Köyün güneyi, ormanlarla kaplıdır.Het zuiden van het grondgebied wordt bedekt door bossen.
Köyün ilk sakinleri hakkında fazla bir bilgi yoktur.Er is weinig bekend over de eerste bewoners van de rots.
Köyün yemekleri Karadeniz bölgesine has yöresel yemeklerdir.Op het platteland bezoekt hij vuilnisbelten voor voedsel.
Royal Football Club Turkania Faymonville, Belçika'da Faymonville köyünün futbol takımıdır.RFC Turkania Faymonville is een Belgische voetbalclub uit Faymonville.
Koyunlar her şeyi yedi.De zaden worden geroosterd gegeten.
Bu adların yanında hangi ilin hangi köyüne ait oldukları da belirtilmiştir.Op de zijkanten staat ook aangegeven welk dorp aan welke zijde ligt.
Köyün geçmişine ilişkin bilgi bulunmamaktadır.De band met het plattelandse verleden is men nog niet kwijtgeraakt.
Koyun etinden kıyla hazırlanır.Nu heb je het schaap aan het schijten.
Meraların azalması nedeniyle, birkaç koyun ve birkaç keçi sürüsü kalmıştır.Door een beer zijn ze echter al verschillende schapen verloren.
Eurydice de köyündeki aşığını terkederek Rio'ya kaçmıştır.De mooie Eurídice is vanuit haar dorp gevlucht naar de stad Rio de Janeiro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod