Newton'un uzun süredir kabul gören bazı teorilerin, bazı koşullarda doğru olmadı ortaya koyuldu.Teori-teori lama yang dipegang Newton diperlihatkan tidak benar dalam segala situasi.
Bu sırada şehirde büyük bir kalabalık toplanıp burunu aramaya koyulmuştur.Maka dicarilah Jaka Tingkir ke seluruh negeri hingga ketemu.
Koyu harfli futbolcular 17 Nisan 2016 itibarıyla aktif futbol oynamaktadır.FIFA 17 adalah sebuah game sepak bola yang dirilis pada 27 September 2016.
Bu yaklaşım farklı isimlerle yapılan sınıflandırmalarda ortaya koyulur.Kelas ini sebenarnya sudah banyak muncul sebagai sebuah rujukan kelas dengan nama-nama yang berbeda.
Ön iki bacak çiftinin femurları tamamen koyu kahverengidir.Kaki kedua mempelai dibungkus dengan selop beludru warna hitam.
Koyun Baba’da Allah her şeye kadirdir dedikten sonra ve kadına bir elma uzatmıştır.Segala sesuatu akan tunduk kepada Allah Bapa, dan demikianlah Ia akan menjadi semua di dalam semua.
Ailesini bulmak için yola koyulur ve yol boyunca diğer birçok sağ kalan kişiyle karşılaşır.Anh lên đường tìm kiếm gia đình mình và gặp được nhiều người vẫn còn sống sót trên đường đi.
Rengi koyu altın olarak geçer.Màu lông biến thiên từ nâu đậm đến vàng sậm.
Uçarlarken kanat altları koyu renk görülür.Ta có thể thấy lông lót cánh màu đen khi bay.
Sığır, koyun, domuz ve kümes hayvanları yetiştiriciliği geniş çapta sürdürülürdü.Những con bò, cừu và lợn xuất sắc đã được giữ.
Kazakça Қасқыр (Ⱪasⱪır: Kurt), Қой (Ⱪoy: Koyun) sözcüklerinde olduğu gibi.Như chữ thành (城) bao gồm thổ (土) là đất (vì thành làm bằng đất) và ngôn (言) là lời (lời nói thành thật).
Japon ve Avrupa versiyonları koyu gri tonlar ve düğmeler ile, daha yuvarlatılmıştır.Chúng được làm sẵn có trong phiên bản màu đỏ, xanh lá cây, xanh dương và vàng mờ với các nút màu.
İki beyaz yumurta bir ağaç sürgünündeki yuvaya koyulur.Con mái thường đẻ hai quả trứng trong tổ trên tán cây cao.
Hazırlıksız yakalanan Yahudiler koyun gibi katledildiler.Tù nhân thì bị người ta giết như giết cừu".
(Diziden ayrıldı) İlyas Keskin (Fatih Koyunoğlu) - Ayşem’in amcasıdır.イサムの母 所長(父)の助手。
Fakat bu Haçlılar onun öğütlerini dinlemeyip kendi bildiklerini yapmaya koyuldular.つんぼう(つんぼ) - 耳の聞こえない者は落語を聴きに来ない。
2006 yılı rakamlarına göre eyalette 500.000 sığır ve 70.000 koyun bulunmaktadır.2006年1月現在、ネバダ州は牛500,000頭及び羊70,000頭がいると推計される.。
1996 - Dolly adı verilen bir koyun, bir erişkin hücreden klonlanmış ilk memeli oldu.1996年 - 羊のドリーが、成熟した哺乳動物で初のクローンとなる。
Koyu renkle yazılanlar kulübün yükselmeye hak kazandığını gösterir.秋色の色彩がショーにぼんやりとした明るさを作り出している。
Hoy, koyun ; özeer, kesmek demektir.螺は貝、鈿はちりばめることを意味する。
İki Elçi, şehrin dışında, koyunlarını otlatan yaşlı bir adamla karşılaştılar.两位先知都曾警告人:上主的日子临近了。
Kızılötesi civarında bulutlar daha koyu görünür çünkü su bu dalgaboyunda solar radyasyonu emer.在近紅外線看,雲會更為黑暗,因為水會吸收這些波長的太陽輻射。
Koyu bir çizgi, at nalı veya bir paraboloit şeklinde parlak bölgeyi çevreler.一个较暗的马蹄形或抛物状斑纹,围绕在明亮的区域。
Ne var ki, yola koyulduktan sonra ikisi de çok hastalandılar.和直樹近距離接觸的時候,兩人都會突然感到頭痛。
Benekli ve kara koyunlarını kendisine verirse, Yakup'ta mal mülk sahibi olabilecekti.占卜到侍奉公子重耳時,結果吉利,他就去侍奉重耳。
Koyu gridir ve genellikle gökyüzünü kaplar.汉末大乱,常慨然有忧天下心。
Emre Koyuncu.本名賴鐵羊。
Kafasında her zaman koyu yeşil bir kar şapkası vardır.頭上總是綁著綠色的頭巾。
Ayrıca Sarıkeçili, Karatekeli ve Kara Koyunlu aşiretleri de vardı.除此之外,还有花菇、黑木耳等土特产。
İngiliz koloniciler bu adada şeker kamışı plantasyonları kurup çok iyi kaliteli şeker üretmeye koyuldular.荷兰殖民者曾经在岛上开辟甘蔗种植园,至今遗址尚存。
Yukarı Koyukonca (İng.(Close-up Ver.)
Ay ve Kun (İnsan veya Koyun) kelimelerinin bileşik biçimidir.달에 대하여, 그는 종원과 주전원 모형을 사용하였다.
Fakat bu Haçlılar onun öğütlerini dinlemeyip kendi bildiklerini yapmaya koyuldular.관군은 이시애에게 대궐에 나아가 자수(自首)할 것을 권하였으나 듣지 않았다.
Koyun ve keçi besiciliği hala önemli bir ekonomik etkinliktir.이 주에서는 양과 염소 목축이 매우 중요한 경제 활동이다.
Koyunların ömürleri 10 ila 12 yıl arasıdır.닭의 수명은 7~12년 정도이다.
Bunun üstüne ara sıra krema ya da dondurma koyulur veya çedar peyniri yanında servis edilmektedir.특별한 경우, 위에 휩트 크림 또는 아이스크림, 체더 치즈와 같이 내놓는다.
Onlar da kız kardeşlerini aramaya koyulurlar.예쁜 내 딸들도 너를 기다리고 있단다.
OVA'da saç rengi biraz daha koyudur.새끼의 털 색은 좀더 짙다.
Shirou bunların üzerine herkesin güvenliğini sağlamak amacıyla işe koyulur.셜리는 이 부족들의 병력을 원정에 활용하려는 생각했다.
Deoksihemoglobin koyu kırmızı renktedir.헤모글로빈의 산소가 소진되어 어두운 붉은 색을 띤다.
Bazı kaynaklara göre paranın gözlemevine koyulmasına Stalin bizzat yardım etmiştir.חלק מהמקורות טוענים כי סטלין עצמו עזר בהעברת הכסף למצפה המטאורולוגי.
Koyun iki yanı dağlardan görülebilir veya yürüyerek geçilebilir.ניתן לראות את השרטון מההרים המתנשאים משני צדי המפרץ וניתן לטייל לאורכו ברגל.
Ölümüne ilişkin iki görüş öne sürülmüştür: Leucate koyunda gemisi batmış ve ölmüştür.הו, נטפי שני שותת, שם קברניטי על הסיפון קר נופל ומת.
Yaprakları parlak koyu yeşildir.צבעיו הם סגול כהה וירוק בהיר.
Cuon alpinus sumatrensis; Sumatra; kısa, açık kızıl tüylü, yanaklarında koyu renkli bir sakalı vardır.Cuon alpinus sumatrensis, מצוי בסומטרה, לו פרווה קצרה בצבע אדום בהיר ושיער כהה בפניו.
Koyun, kıl keçisi ve sığır en çok beslenen hayvanlardır.Nauta, vuohi ja lammas ovat tärkeimmät karjaeläimet.
Her iki cinste de gözden başlayıp alt solungaç kapaklarına kadar gelen koyu bir çizgi bulunur.Ulkoreunan tuntumassa on sekä etu- että takasiivissä rivi nuolenkärkeä muistuttavia tummia täpliä.
Hiçbir disk kendisinden küçük bir diskin üzerine koyulamaz.Δεν μπορεί να τοποθετηθεί μεγαλύτερος δίσκος πάνω από μικρότερο δίσκο.
Leonara, Padre Guardino, Fra Melitone ve diğer keşişler bir ayine başlayıp dua etmeye koyulurlar.Η Ελεονώρα, ο Γκουαρντιάνο, ο φρα Μελιτόνε και οι άλλοι μοναχοί προσεύχονται από κοινού.
Edward çok koyu Hristiyan dindardı.Ο Αράτωρ ήταν χριστιανός κληρικός από τα Μεδιόλανα.
Ferhad büyük bir coşku ile işe koyulur ve bir süre sonra işin sonuna yaklaşır.Ο Φερχάτ ρίχτηκε με πολύ μεγάλο ενθουσιασμό στη δουλειά και μετά από ένα διάστημα κόντευε να την ολοκληρώσει.
Ayrıca koyun da bulunmaktadır.Επίσης εμφανίζεται στο Σον το πρόβατο.
Kız ise hiçbirini istemez, çünkü kalenin eteklerinde koyunlarını otlatan bir çobanı sevmektedir.Εκείνη όμως δεν νοιώθει καμία χαρά γιατί αισθάνεται σαν φυλακισμένη μέσα στα τείχη του παλατιού.
Öğrencilerin şehit olduğu haberi okula ulaşınca, okul koyu bir yas havasına bürünür.Λέει ότι όταν το αγόρι γύρισε στην τάξη μετά τη συνάντηση, η ανάσα του μύριζε οινόπνευμα.
Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu.Γνωρίζει ανθρώπους διαφορετικών νοοτροπιών και μοιράζεται τις απόψεις του μαζί τους.
Gezegenin koyu bir yüzeyi vardır.Η Θάλασσα έχει ακανόνιστο σχήμα.
Keenan konserin çoğunu "izleyicilere bir koyun gibi meleyerek geçirdi.".Keenan brugte derfor det meste af tiden i showet på at bræge som et får af publikum.
Sonra Fransızlar beklemeye koyuldular.Franskmændene blev inviteret til at stoppe det.
En çok tutulan etler koyun (özellikle de kuzu) etidir.Gnaverne er den største (artsrigeste) orden af pattedyr.
Gençler daha koyu-gri renktedir.De unge stære er ret ensfarvet gråbrune.