Tom eşyalarını kutulara koyuyor.Tom is packing his things into boxes.
Tom başını yastığın altına koyu.Tom laid his head down on the pillow.
Koyunlarımızı çalan kişi Tom.Tom is the one that's been stealing our sheep.
Yola koyulalım.Let's hit the road.
Tom kahveyi çok koyu yaptı.Tom made the coffee too strong.
Tom koyu renkleri giymeyi seviyor.Tom likes to wear dark colors.
Şirket tarafından koyulan kurallar çok serttir.The rules established by the company are very strict.
Bir kapta şeker ve mısır nişastasını çırpın. Bir kenara koyun.Whisk sugar and cornstarch in a bowl. Set aside.
O, çantaya ne koyuyor?What is she putting into the bag?
Birçok kişi, sosyal medya üzerinde çok fazla kişisel bilgi koyuyor.Many people put too much personal information on social media.
Tom gözlerini kapatıp koyun saymaya başladı.Tom closed his eyes and began to count sheep.
2009 yılında, çakallar Montana eyaletinde 2.500 koyun ve 12.000 kuzu öldürdü.In 2009, coyotes killed 2,500 sheep and 12,000 lambs in the state of Montana.
Bizim hiç koyunumuz yok.We don't have any sheep.
Silahlarınızı yere koyun.Put down your weapons.
Tom bir koyun çiftçisi.Tom is a sheep farmer.
En koyu renkli inek bile yalnızca beyaz süt verir.Even the blackest cow only gives white milk.
Bana bir koyun çiz...Draw me a sheep...
Bana o koyun etinden biraz ayır. Bir parça et için açlıktan ölüyorum.Save me some of that mutton. I'm starving for a bit of meat.
Lütfen silahınızı yere koyun.Please put your weapon on the ground.
Tom seni aptal yerine koyuyor.Tom is playing you for a fool.
Ayağımı yere koyuyorum.I'm putting my foot down.
Parmağınızı buraya koyun.Put your finger on this.
Anahtarı kontağa koyun ve motoru çalıştırın.Put the key in the ignition and start the engine.
Bir sürü insan şekerli koyu kahve içer.A lot of people drink coffee black with sugar.
Islak şemsiyenizi bu çantaya koyun.Put your wet umbrella in this bag.
Tom'un gözlerinin altında koyu renkli halkalar vardır.Tom has dark circles under his eyes.
Koyunlar ot yer.Sheep eat grass.
Tom'a Alzheimer tanısı koyulduTom has been diagnosed with Alzheimer's.
Onun beyaz ayakkabıları koyu kırmızı izler bırakıyor.Her white shoes leave dark red traces.
Onun uzun kirpikli güzel koyu gözleri vardı.He had handsome dark eyes with long lashes.
Tom, koyununun şap hastalığına yakalandığını düşündü.Tom thought his sheep were infected with foot-and-mouth disease.
Tom koyun gibi sırıttı.Tom grinned sheepishly.
Dan hastalık bulaşmış tüm koyunları öldürdü.Dan killed all the infected sheep.
Tom ve çalışanları tüm enfekte koyunları öldürdü.Tom and his workers killed all the infected sheep.
Jackson'lar evlerini koyu kahverengiye boyattı.The Jacksons had their house painted dark brown.
O her zaman koyu kahve içer.He always drinks black coffee.
Tom kahvesini her zaman koyu ve şekersiz içer.Tom always drinks his coffee black with no sugar.
Sen her şeyi koyu renklerde görüyorsun.You see everything in black colours.
Koyunlar ağılda.The sheep are in the pen.
Koyun gözlerinin etrafında siyah halkaları olan beyaz bir koyun.The sheep is white with black rings around her eyes.
Bebek çıngırağı ağzına koyuyor.The baby is putting the rattle in its mouth.
Notebookların bir çekmeceye koyulmaları gerekir.The notebooks should be put in a drawer.
Koyun damla hastalığından ölüyor.The sheep is dying of gid.
Koyu bir fincan kahve uyanık kalmama yardım eder.A strong cup of coffee helps me wake up.
Bir aslanın yelesi daha koyu olsa dişileri için daha çekici olur.The darker the mane of a lion is, the more attractive to females it is.
Beni aptal yerine mi koyuyorsun?Do you take me for an idiot?
Bazı çiftçiler koyunlarını vahşi köpeklerden korumak için eşekleri kullanıyorlar.Some farmers are using donkeys to protect their sheep from wild dogs.
Tom'un şapkayı önüne koyup kendisiyle yüzleşmesi lazım.Tom needs to take a long, hard look at himself.
Koyun meler.The sheep bleats.
Mary'nin uzun koyu renk saçları ve koyu renk gözleri var.Mary has long dark hair and dark eyes.
Çay içerken kırmızı ( koyu kırmızı; kıpkırmızı) patates yemeyi severim.I eat red potatoes while drinking tea.
Sivrisinekler koyu giysiler giyen insanlar için daha çekici görünmektedir.Mosquitoes seem to be more attracted to people wearing dark clothes.
Tom nadiren koyu renkler giyer.Tom rarely wears dark colors.
Tom her zaman koyu elbiseler giyer.Tom always wears dark clothes.
Demli ve koyu kahvemi sevme tarzımdır.Dark and strong is how I like my coffee.
Kahvemi koyu ve sert severim.I like my coffee dark and strong.
Çoğu yün koyundan gelir.Most wool comes from sheep.
Koyun kırpan kimse koyunları kırptı.The shearer sheared the sheep.
Bunu kaçıncı sıraya koyuyorsun?How do you rank that?
Bu dersle ilgili olmayan her şeyi çantanıza koyun.Please put everything not related to this class in your bags.