Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.No dia em que eu clamei, atendeste-me; alentaste-me, fortalecendo a minha alma.
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.Sinä päivänä, jona minä huusin, sinä vastasit minulle; sinä rohkaisit minua: minun sieluni sai voiman.
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.Toen ik U aanriep, hebt U mij antwoord gegeven. U gaf mij nieuwe moed en kracht om verder te gaan.
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.Trong ngày tôi kêu cầu, Chúa đáp lại, Giục lòng tôi mạnh mẽ.
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.Trong ngày tôi kêu_cầu , Chúa đáp lại , Giục lòng tôi mạnh_mẽ .
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.V dan, ko sem vpil, si mi odgovoril: vdahnil si mi pogum, duša se mi je pokrepčala.
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.V ktorýkoľvek deň som volal, ohlásil si sa mi a obdaril si moju dušu silou.
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.Waktu aku berseru kepada-Mu, Engkau menjawab, Kaukuatkan hatiku sehingga aku menjadi berani
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.W dzień, któregom cię wzywał, wysłuchałeś mię, a posiliłeś mocą duszę moję.
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.Wenn ich dich anrufe, so erhörst du mich und gibst meiner Seele große Kraft.
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.Καθ' ην ημεραν εκραξα, μου εισηκουσας με ενισχυσας με δυναμιν εν τη ψυχη μου.
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.В деня, когато извиках, Ти ме послуша; Ободрил си ме със силата в душата ми.
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.ביום קראתי ותענני תרהבני בנפשי עז׃
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.في يوم دعوتك اجبتني. شجعتني قوة في نفسي
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.我 呼 求 的 日 子 、 你 就 應 允 我 、 鼓 勵 我 、 使 我 心 裡 有 能 力
Seslendiğim gün bana yanıt verdin, İçime güç koydun, beni yüreklendirdin.我 呼 求 的 日子 、 你 就 應允 我 、 鼓勵 我 、 使 我心裡 有 能力
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.ai şezut pe un pat măreţ, înaintea căruia era întinsă o masă, pe care ai pus tămîia şi untdelemnul Meu.
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.És ültél pompás kerevetre, s terített asztal vala az elõtt, és az én füstölõ szeremet és olajomat arra tevéd;
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.화려한 자리에 앉아 앞에 상을 베풀고 내 향과 기름을 그 위에 놓고
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.Mầy ngồi trên giường sang trọng, trước giường dựng một các bàn, nơi bàn đó mầy đã đặt hương ta và dầu ta.
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.Mầy ngồi trên giường sang_trọng , trước giường dựng một các bàn , nơi bàn đó mầy đã đặt hương ta và dầu_ta .
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.Sadla si si na slávnej posteli, a pripravený stôl pred ňou, a položila si na ňu moje kadivo i môj olej,
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.U zat op een pronkbed en legde mijn reukwerk en mijn olie op een tafel, die voor u stond.
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.וישבת על מטה כבודה ושלחן ערוך לפניה וקטרתי ושמני שמת עליה׃
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.وجلست على سرير فاخر امامه مائدة منضّضة ووضعت عليها بخوري وزيتي.
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.坐 在 華 美 的 床 上 、 前 面 擺 設 桌 案 、 將 我 的 香 料 膏 油 擺 在 其 上
Şık bir divanın üzerine oturdunuz, önüne bir sofra kurup üzerine buhurumu, zeytinyağımı koydunuz.坐在 華美 的 床上 、 前面 擺設 桌案 、 將 我 的 香料 膏油擺 在 其上
Ve koydunuz.Dan, Anda lakukan.
Ve koydunuz.E, lo avete fatto.
Ve koydunuz.En dat deed je dan.
Ve koydunuz.És feltették.
Ve koydunuz.Et... vous l'avez fait.
Ve koydunuz.I wy to zrobiliście.
Ve koydunuz.그리고, 여러분들은 그렇게 해주셨습니다.
Ve koydunuz.Şi, le-aţi pus.
Ve koydunuz.Und ihr habt es getan.
Ve koydunuz.Và họ đã làm.
Ve koydunuz.Και το κάνατε.
Ve koydunuz.И вие го направихте.
Ve koydunuz.И вы это сделали.
Ve koydunuz.І ви виклали.
Ve koydunuz.ואתם ביצעתם.
Ve koydunuz.و فعلتم.
Ve koydunuz.ありがとうございます
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.3つめは
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Así que tomábamos la hoja, y simplemente la dejábamos a un lado.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Csak elvette a lapot és félretette.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Deci iei hârtia și o pui într-o parte.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Il prenait juste la feuille et la mettait de coté.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Jadi Anda mengambil kertas, Anda hanya menaruhnya di samping.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Je nam een blad en legde het naast je neer.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.그러니까, 종이를 가져다가 그냥 옆에다 쌓아놓는거죠.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Như vậy bạn lấy tờ giấy, bạn chỉ đặt nó sang một bên.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Po prostu brał kartkę i odkładał ją na bok.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Portanto, pegava-se na folha e colocava-se a folha de lado.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Prende un foglio e lo mette da parte.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Prostě vezmete list a jen ho dáte na stranu.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Så han tog bara papperet, och lade det åt sidan.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Så man tager et stykke, man lægger det bare til side.
Yani bir parça alıp, sadece kenara koydunuz.Sie nehmen also ein Blatt und legen es zur Seite.