döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.και εθεσαν τα στεατα επι τα στηθη, και εκαυσε τα στεατα επι του θυσιαστηριου
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.и като туриха тлъстините върху гърдите, той изгори тлъстините върху олтара.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.и положили тук на грудь, и он сжег тук на жертвеннике;
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.וישימו את החלבים על החזות ויקטר החלבים המזבחה׃
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.ووضعوا الشحم على الصدرين فاوقد الشحم على المذبح.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.把 脂 油 放 在 胸 上 、 他 就 把 脂 油 燒 在 壇 上
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.把 脂油 放在 胸 上 、 他 就 把 脂油 燒 在 壇上
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.De tidiga Romarna skapade ett siffersystem som vi fortfarande använder ibland.
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.Die frühen Römer kreierten das Zahlensystem, dass wir noch heute kennen.
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular. Diğer sembollerin yanısıraA rómaiak olyan számrendszert alkottak, amit még ma is ismerünk.
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular. Diğer sembollerin yanısıraI primi romani crearono un sistema numerico che vediamo ancora oggi insieme con altri simboli
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.Les romains créèrent un système de numération que nous utilisons encore aujourd'hui
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.Los romanos crearon un sistema numérico que aún vemos hoy en día.
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.Người La Mã cổ đã tạo một hệ thống số mà chúng ta vẫn thấy đến ngày nay
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.Orang di peradaban Romawi awal membuat suatu sistem angka yang masih bisa kita lihat ada hari ini
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.Os antigos Romanos criaram um sistema numérico que nós ainda vemos hoje.
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.Prví Rimania vytvorili číselné sústavy, ktoré stále vidíme aj dnes.
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.První Římané vytvořili číselné soustavy, které stále vidíme dnes.
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.Wcześni Rzymianie stworzyli system który wciąż widzimy dziś
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.Древние римляне создали числовую систему, которой мы пользуемся до сих пор.
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.Древните римляни създали системата, която виждаме и днес.
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.הרומאים הקדומים ייצרו שיטת ספירה שאנו עדיין רואים אותה כיום
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.والرمان القدماء اخترعوا نظام أرقام ومازلنا نراه اليوم
Eski Romalılar da bugün bildiğimiz bir sayı sistemi ortaya koydular.今でも使われているものだ。 他のシンボルに加え、
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.A truhlu Hospodinovu položili na voz i skriňku i zlaté myši i podoby svojich prýšťov.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.Au pus în car chivotul Domnului, şi lada cu şoarecii de aur şi chipurile umflăturilor lor.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.A vstavili truhlu Hospodinovu na vůz, i škřiňku i myši zlaté, a podobizny zadků svých.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.Chúng để hòm của Ðức Giê-hô-va lên trên xe luôn với cái trắp có con chuột bằng vàng, và hình trĩ lậu.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.Chúng để hòm của Ðức_Giê - hô-va lên trên xe luôn với cái trắp có con chuột bằng vàng , và hình trĩ lậu .
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.Daarna werden de ark van de HERE en de kist met de gouden muizen en gezwellen op de wagen geplaatst.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.Derpå satte de HERRENs Ark på Vognen tillige med Skrinet med Guldmusene og Bylderne.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.És feltették az Úrnak ládáját a szekérre és a táskát az arany egerekkel és fekélyeiknek képmásával.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.In skrinjo GOSPODOVO nalože na voz, tudi skrinjico z zlatimi mišmi in podobami svojih tvorov.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.Ja he panivat Herran arkin vaunuihin ynnä lippaan, kultahiiret ja paiseittensa kuvat.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.여호와의 궤와 및 금쥐와 그들의 독종의 형상을 담은 상자를 수레위에 실으니
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.Potem wstawili skrzynię Pańską na wóz, i skrzynkę, i myszy złote, i podobieństwa zadnic swoich.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.Quindi collocarono l'arca del Signore sul carro con la cesta e i topi d'oro e le immagini dei bubboni
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.Så satte de Herrens ark på vognen og likeså skrinet og gullmusene og billedene av sine bylder.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.И положиха на колата Господния ковчег, и ковчежеца със златните мишки и подобията на хемороидите си.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.и поставили ковчег Господа на колесницу и ящик с золотыми мышамии изваяниями наростов.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.וישמו את ארון יהוה אל העגלה ואת הארגז ואת עכברי הזהב ואת צלמי טחריהם׃
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.ووضعوا تابوت الرب على العجلة مع الصندوق وفيران الذهب وتماثيل بواسيرهم.
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.把 耶 和 華 的 約 櫃 、 和 裝 金 老 鼠 並 金 痔 瘡 像 的 匣 子 都 放 在 車 上
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.把 耶和華 的 約櫃 、 和 裝金 老鼠 並金 痔瘡 像 的 匣子 都 放在 車上
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.A spravili dve pletivá zo zlata a dve obrúčky zo zlata a dali dve obrúčky na dva konce náprsníka.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Cũng làm hai cái móc và hai cái khoanh bằng vàng , để hai khoanh nơi hai góc đầu_bảng đeo ngực ;
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Cũng làm hai cái móc và hai cái khoanh bằng vàng, để hai khoanh nơi hai góc đầu bảng đeo ngực;
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Derpå lavede de to Guldfletværker og to Guldringe og satte disse to Ringe på Brystskjoldets øverste Hjørner,
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Dibuat juga dua gelang emas yang dipasang di kedua ujung atas tutup dada itu
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Fecero due castoni d'oro e due anelli d'oro e misero i due anelli alle due estremità del pettorale
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.또 금테 둘과 금고리 둘을 만들어 그 두 고리를 흉패 두 끝에 달고
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.On fit deux montures d`or et deux anneaux d`or, et on mit les deux anneaux aux deux extrémités du pectoral.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Sprawili też dwa haczyki złote, i dwa kolce złote, i przyprawili one dwa kolce do obu krajów napierśnika.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Udělali také dva haklíky zlaté, a dva kroužky zlaté, a připjali ty dva kroužky na dvou krajích náprsníku.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.und zwei goldene Fassungen und zwei goldene Ringe und hefteten die zwei Ringe auf die zwei Ecken des Schildes.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.и сделали два золотых гнезда и два золотых кольца и прикрепили два кольца к двум концам наперсника;
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.Направиха и две златни гнездица и две златни колелца, и туриха двете колелца на двата края на нагръдника.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.ויעשו שתי משבצת זהב ושתי טבעת זהב ויתנו את שתי הטבעת על שני קצות החשן׃
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.وصنعوا طوقين من ذهب وحلقتين من ذهب وجعلوا الحلقتين على طرفي الصدرة.
İkişer tane altın yuva ve halka yaptılar. Göğüslüğün üst iki köşesine birer halka koydular.又 作 兩 個 金 槽 、 和 兩 個 金 環 、 安 在 胸 牌 的 兩 頭