V-Day kapsamında Vajina Monologlarını sahneye koydukları için hükümetin gazabına uğradılar.V데이 운동 기간 동안 버자이너 모놀로그를 상영하고자 했는데 우간다 정부는 이러한 행동에 분노를 표했습니다.
V-Day kapsamında Vajina Monologlarını sahneye koydukları için hükümetin gazabına uğradılar.W tym roku, kobiety z Ugandy, które podczas V-Day wystawiły Monologi Waginy wzbudziły gniew rządu.
V-Day kapsamında Vajina Monologlarını sahneye koydukları için hükümetin gazabına uğradılar.שתכננו להעלות את מונולוגים מהואגינה בוי-דיי, עוררו את חמת זעם הממשל.
V-Day kapsamında Vajina Monologlarını sahneye koydukları için hükümetin gazabına uğradılar.اللاتي عقدن مناجاة المهبل خلال V-Day فعلاً أثاروا غضب الحكومة.
V-Day kapsamında Vajina Monologlarını sahneye koydukları için hükümetin gazabına uğradılar.政府の逆鱗に触れてしまったそうです 私はこの話が大好きです
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.E pomo-los lá dentro, e o que se vê imediatamente é que há ondas e ondas de inovação.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.우리가 그것을 집어넣으면, 즉시 보이는 것은 혁신의 파도가 있다는 것입니다
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.Li mettiamo dentro, e quello che vedete immediatamente è che ci sono onde e onde di innovazione.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.Los ponemos dentro, y lo que ven inmediatamente es que hay olas y olas de innovación.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.Nous les implantons, et on peut immédiatement voir qu'il y a des flots et des flots d'innovation.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.Și apoi le implementăm, și ceea ce veți vedea imediat este fapul că există mai multe valuri de inovație.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.Umieszczamy je tam i natychmiast widzimy wiele fal innowacji.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.Und wir fügen diese hinzu, und gleich kann man sehen, dass es eine Welle der Innovation nach der anderen gibt.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.Và chúng tôi thử nghiệm nó, và cái mà bạn sẽ nhìn ngay sau đây là luôn luôn có làn sóng đổi mới.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.We zetten ze in en wat je meteen ziet, is dat er golven van innovatie plaatsvinden.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.Και τα βάζουμε μέσα, και αυτό που βλέπουμε αμέσως είναι ότι υπάρχουν πολλά κύματα καινοτομίας.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.Далі ми ввели її в систему і, як ви одразу помітите, одразу почали виникати нові і нові хвилі оновлення.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.И ги поставяме вътре, и виждате в момента, че там има вълни и вълни от иновация.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.Потом мы поместили программы в среду и, как вы видите, она стала всё больше и больше меняться.
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.משהו כמו אלף דורות בשניה. אבל מייד המערכת כאילו אומרת, "איזה מין קוד טיפשי זה היה?
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.ووضعناها معاً , وما تُشاهدونه فوراً أنه يُوجد أمواج وأمواج من الإستحداث
Ve biz onları koyduk ve hemen gördüğümüzün yenilik dalgaları olmasıdır.すぐに新種が どんどん出てきます ところで これは時間を短縮しています
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.Am pus niște gresie pe jos.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.Dan kami meletakkan ubin-ubin kecil ini.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.E abbiamo messo quei mattoncini per fare il pavimento.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.eBay で
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.E colocámos ali umas pequenas lajes.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.En we legden er van die kleine vloertegels in.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.I zanieśliśmy na dół te wszystkie podłogowe klocki.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.그리고 우리는 작은 플로어 타일을 깔았습니다.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.Nahát, ti aztán nagyok vagytok.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.On a posé ces petits carreaux au sol.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.Položili jsme ty malé dlaždičky.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.Tomamos esas baldosas.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.Und wir stellten diese kleinen Bodenfliesen ab.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.Và chúng tôi đặt những miếng gạch lát sàn xuống.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.Και βάλαμε κάτω στο πάτωμα εκείνα τα μικρά πλακάκια.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.И мы сделали там кафельный пол.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.И ние поставихме тези малки подови плочки.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.І ми зробили там кахельну підлогу.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.אז שמנו את האריחים האלה לרצפה.
Ve bu küçük yer fayanslarını koyduk.ووضعنا على الأرضية هذه الكمية القليلة من البلاط.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.Das sind meine traditionellen Schüler, die eine traditionelle Sauce kochen, mit Plastikgabeln.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.Iată studenții mei grozavi fâcând un sos grozav, cu furculițe de plastic.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.저의 소중한 학생들이 소스를 만들어 학교 구내 식당에 내놓았습니다,
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.Mijn eigenste studenten maken onze eigenste saus. We brengen ze naar de cafetaria.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.To so moji dragoceni učenci, ki pripravljajo dragoceno omako s plastičnimi vilicami.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.Это моё наследие, студенты, готовящие соус с пластиковыми вилками.
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.אלה הם תלמידי המורשת שלי שמבשלים רוטב-מורשת, עם מזלגות פלסטיק, ואנו מביאים את זה לקפטריה,
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.وهؤلاء طلاب الإيرلوم يصنعون صلصة الإيرلوم، مع الشوك البلاستيكية، ونأخذها إلى الكافيتريا،
Ve bunlar benim plastik çatallarla heirloom sosu yapan heirloom öğrencilerim ve biz onu kafeteryaya koyduk.プラスチックのフォークでね そんで食堂に運んで 育てた野菜を先生達に食べさせるんだ
Ve sonra olan da, lokumu en üste koyduklarında, zamanları kalmamıştır, ve sonra ne olur?A pak se stane to, že dají marshmallow na vršek, až když mají málo času, a pak?
Ve sonra olan da, lokumu en üste koyduklarında, zamanları kalmamıştır, ve sonra ne olur? Bir kriz.A potom, sa stane to, že ak dajú marshmallow na vrchol, ako im dochádza čas, že príde kríza.
Ve sonra olan da, lokumu en üste koyduklarında, zamanları kalmamıştır, ve sonra ne olur? Bir kriz.Quando eles colocam o "marshmallow" no topo da estrutura, já estão sem tempo de sobra, e então o que acontece?
Ve sonra olan da, lokumu en üste koyduklarında, zamanları kalmamıştır, ve sonra ne olur?E dopo, quello che succede è che quando mettono il marshmallow in cima, non hanno più tempo, e cosa succede?
Ve sonra olan da, lokumu en üste koyduklarında, zamanları kalmamıştır, ve sonra ne olur?És amikor a pillecukrot az építmény tetejére rakják, ahogy épp kifutnának az időből, mi történik?
Ve sonra olan da, lokumu en üste koyduklarında, zamanları kalmamıştır, ve sonra ne olur?Et puis, ce qui arrive, quand ils posent le marshmallow au sommet, ils ne leur reste plus de temps, et alors ?
Ve sonra olan da, lokumu en üste koyduklarında, zamanları kalmamıştır, ve sonra ne olur?I kiedy mocują piankę na czubku, kończy im się czas -- i co wtedy?
Ve sonra olan da, lokumu en üste koyduklarında, zamanları kalmamıştır, ve sonra ne olur?그리고 마쉬멜로우가 꼭데기에 놓여질 때 어떤 상황이었을 까요? 시간이 모자란 거죠. 그래서 어떻게 되었죠?
Ve sonra olan da, lokumu en üste koyduklarında, zamanları kalmamıştır, ve sonra ne olur?Maar wat er dan gebeurt, wanneer ze de marshmallow bovenop leggen, is dat ze geen tijd meer hebben. En dan?