Onları gruptan ayırıp bir test odasına koyduk.Взимаме ги от групата, слагаме ги в стая за тестове.
Onları gruptan ayırıp bir test odasına koyduk.Ми забрали їх із групи та помістили у камеру для дослідів.
Onları gruptan ayırıp bir test odasına koyduk.Мы отделяем их от группы и помещаем в место наблюдения.
Onları gruptan ayırıp bir test odasına koyduk.אנחנו מוציאים אותם מהקבוצה ושמים אותם בחדר הניסוי.
Onları gruptan ayırıp bir test odasına koyduk.نخرجهم من المجموعة، ونضعهم في غرفة اختبار.
Onları gruptan ayırıp bir test odasına koyduk.彼らに与えた課題は
Onların içine ne koyduklarını bilmiyorsun?Em chẳng biết được họ cho vào bao nhiêu đâu.
Onların içine ne koyduklarını bilmiyorsun?Kamu tak tahu berapa banyak mereka menaruhnya kedalam.
Onların içine ne koyduklarını bilmiyorsun?Tu ne sais pas combien ils en mettent dedans.
Onların içine ne koyduklarını bilmiyorsun?.אתה לא יודע כמה עם שמים מזה
Onların içine ne koyduklarını bilmiyorsun?أنت لا تعرف كم وضعوا فيه.
Onların içine ne koyduklarını bilmiyorsun?それに 野菜もそんなに...
Sadece az önce bahsettiğimiz karakteri aldık, kaygan bir yüzeye koyduk ve ortaya çıkan sonuç budur.단지 설명드린 캐릭터를 만들어서 미끄러운 바닥에 올려놓은 것 분인데 이렇게 움직입니다.
Sadece az önce bahsettiğimiz karakteri aldık, kaygan bir yüzeye koyduk ve ortaya çıkan sonuç budur.Met dit personage op een glad oppervlak krijg je dit.
Sadece az önce bahsettiğimiz karakteri aldık, kaygan bir yüzeye koyduk ve ortaya çıkan sonuç budur.On a juste pris ce personnage dont je viens de parler, on l'a mis sur la glace, et voilà ce qui se passe.
Sadece az önce bahsettiğimiz karakteri aldık, kaygan bir yüzeye koyduk ve ortaya çıkan sonuç budur.Po prostu wzięliśmy tę postać, o której mówiłem, postawiliśmy na śliskiej powierzchni — i mamy taki efekt.
Sadece az önce bahsettiğimiz karakteri aldık, kaygan bir yüzeye koyduk ve ortaya çıkan sonuç budur.Sólo usamos este personaje del que hablamos, lo pusimos en una superficie resbaladiza, y esto es lo que pasa.
Sadece az önce bahsettiğimiz karakteri aldık, kaygan bir yüzeye koyduk ve ortaya çıkan sonuç budur.Мы просто взяли персонажа, которого я вам показывал, поставили его на скользкую поверхность, и вот результат.
Sadece az önce bahsettiğimiz karakteri aldık, kaygan bir yüzeye koyduk ve ortaya çıkan sonuç budur.פשוט לקחנו את הדמות שהרגע דיברנו עליה להניח אותה על משטח חלק וזה מה שמקבלים
Sadece az önce bahsettiğimiz karakteri aldık, kaygan bir yüzeye koyduk ve ortaya çıkan sonuç budur.علينا فقط أن نأخذ هذا الشخص الذي تحدثت عنه نضعه على سطح زلق ، وهذا هو ما تحصل عليه
Sadece az önce bahsettiğimiz karakteri aldık, kaygan bir yüzeye koyduk ve ortaya çıkan sonuç budur.つるつるした所に置くと 自然とこうなるのです これがこのアプローチの素晴らしさです
- Şaraba uyku hapı koyduk.Chúng tao đả bỏ thuốc mê vào trong rượu.
- Şaraba uyku hapı koyduk.Dali jsme prášky na spaní do vína.
- Şaraba uyku hapı koyduk.Dosypaliśmy środka nasennego do wina.
- Şaraba uyku hapı koyduk.I-am pus somnifer în vin.
- Şaraba uyku hapı koyduk.Kami memasukkan pil tidur dalam anggurnya.
- Şaraba uyku hapı koyduk.Nous avons drogué le vin.
- Şaraba uyku hapı koyduk.Pusimos un somnífero en el vino.
- Şaraba uyku hapı koyduk.V vino smo ti natresli uspavalo.
- Şaraba uyku hapı koyduk.We hebben een slaappil in zijn wijn gedaan.
- Şaraba uyku hapı koyduk.Сложихме приспивателно във виното.
- Şaraba uyku hapı koyduk.הכנסנו כדורי שינה .ליין
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.Ich bin ehrlich mit Ihnen: wir machen es wegen der Wachstumsmoeglichkeiten .
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.Je vais être honnête avec vous: nous soutenons ce projet à cause des opportunités de croissance des affaires.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.솔직하게 말하자면: 이 문제가 사업을 확장할 수 있는 기회이기 때문에 저희는 이 문제에 집중하고 있습니다.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.Om eerlijk te zijn: we doen dit om ons bedrijf te laten groeien.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.Saya akan jujur kepada Anda: kami tidak melakukannya demi kepentingan bisnis.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.Seré sincero contigo: nos hemos metido en esto por las oportunidades de crecimiento de negocio.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.Tôi sẽ thành thật với anh: chúng tôi tham gia vào việc đó bởi vì những cơ hội phát triển kinh doanh.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.Voi fi sincer cu voi: am intrat în asta datorită oportunităţilor de dezvoltare a facerii.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.Zajmujemy się tym z powodu rosnących możliwości. Zajmujemy się tym z powodu rosnących możliwości.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.Буду з вами відвертим: ми цікавимося цим через можливості росту бізнесу.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.Ще бъда честен с вас: занимаваме се с това заради възможностите за бизнес растеж.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.Я буду честен с вами: мы занимаемся этим из-за возможностей роста бизнеса.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.אני אהיה כן איתך: אנחנו בזה בגלל יכולות גדילה לעסק.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.سأكون صادقا معك : نحن نتحدث عن ذلك بسبب نمو فرص العمل.
Seninle çok açık olacağım: iş büyüme fırsatları sayesinde bu işe baş koyduk.ビジネス成長の機会があるからです これらの問題を解決しない限り 事業の拡大は出来ないでしょう
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.Am adoptat o grămadă de reguli pentru a regla industria financiară ca răspuns la recentul colaps.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.Aprobamos muchas normas para regular el sector financiero en respuesta al reciente colapso.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.Aprovámos uma série de regras para regular a indústria financeira em resposta ao recente colapso.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.Chúng ta thông qua một loạt những luật lệ để điều hành hệ thống tài chính phản ứng lại với sự sụp đổ gần đây.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.우리는 최근 금융위기에 대응하여 금융 산업을 통제하기 위한 수많은 규칙들을 봐왔습니다.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.Nous avons adopté un ensemble de règles pour réguler le secteur financier en réponse à l'effondrement récent.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.Schválili jsme celou řadu pravidel regulujících finanční průmysl jako odpověď na nedávný kolaps.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.Ustaliliśmy zbiór zasad by regulować sektor finansowy w odpowiedzi na ostatni kryzys.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.Vi vedtog en stak regler til at regulere den finansielle industri som svar på det seneste kollaps.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.We hebben een hoop regels om de financiële industrie te reguleren als antwoord op de recente ineenstorting.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.Zaviedli sme celu radu pravidiel regulujúcich finančný priemysel ako odpoveď na nedávny kolaps.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.Περάσαμε ένα κάρο νόμους για τη ρύθμιση του χρηματοπιστωτικού κλάδου ως απάντηση στην πρόσφατη κατάρρευση.
Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk.Мы приняли кучу распоряжений для урегулирования индустрии финансов в ответ на недавний крах.