koyacaksın ile cümle
koyacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın.وها انت ستحبلين وتلدين ابنا وتسمينه يسوع.
Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın.你 要 懷 孕 生 子 、 可 以 給 他 起 名 叫 耶 穌
Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın.你 要 懷孕 生子 、 可以 給 他 起名 叫 耶穌
Başka bir satır isterseniz oraya da koyacaksınız. 'sum' değişkenine koyuyor줄을 넘겨서 주석을 달려면 #를 다시 달아 주고 ... # "sum" 변수에 그 값을 담는다.
Başka bir satır isterseniz oraya da koyacaksınız. 'sum' değişkenine koyuyorTakže pokud chci jít na další řádek, musím použít další hash. "... a umístí ho do proměnné 'sum'."
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın. Bruno Giussani:Pune degetul mare aici.
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.엄지손가락을 이 위에 올려놓으세요.
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.Metti il pollice qui sopra.
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.Plaats hierop je duim.
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.Steck mal deinen Daumen da drauf.
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.Vamos a poner tu pulgar aquí arriba.
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.Vous allez mettre votre pouce ici.
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.Έτσι εσείς θα βάλετε τον αντίχειρά σας πάνω σ' αυτό.
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.Положите большой палец сюда.
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.Ще сложиш палеца си в горната част на това.
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.כולל הדופק שלך, ואת כמות החמצן
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.لذا كنت تنوي وضع الإبهام على رأس هذا.
Başparmağını bunun üstüne koyacaksın.これでいいかな?
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.37 מעלות צלזיוס,
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Colocamos isso num dispositivo parecido com um forno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Je plaatst het in een oven-achtig apparaat.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.이 완성된 골격을 오븐처럼 생긴 기기에 넣어 둡니다.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Man placerer dette i et ovn-lignende apparat.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Man ska sedan placera denna i en slags ugn.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Ora piazzerete questa in un dispositivo che è come un forno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.O s-o punem într-un dispozitiv cu rol de cuptor.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Pondremos esto en un aparato similar a un horno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Se laitetaan tähän uunin kaltaiseen laitteeseen.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Vous allez le mettre dans une sorte d'étuve.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Θα το τοποθετήσεις σε μία συσκευή που μοιάζει με φούρνο.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Все це ми кладемо в таку собі "пічку".
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Теперь ложим ее в устройство похожее на печь.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Това ще се постави в подобно на пещ устройство.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.ثم نضعها في جهاز مثل الفرن.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.人間の体内環境と同じで
Çoktan yayınlandı. Duruma nasıl el koyacaksın?Már az egész országban megjelent, milyen intézkedést tudnál még megtenni?
Çoktan yayınlandı. Duruma nasıl el koyacaksın?جميع قنوات البلاد اذاعة الخبر, ماذا بقي لنا لنفعله؟
Diğer hepsini nasıl koyacaksınız?Cheia este, cum pui toate celelalte?
Diğer hepsini nasıl koyacaksınız?De vraag is hoe je alle andere er in zet?
Diğer hepsini nasıl koyacaksınız?La clé est, comment mettons-nous tous les autres?
Duruma nasıl el koyacaksın?Τι δύναμη έχεις για να διορθώσεις την κατάσταση;
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››A klásti budeš na ten stůl chleby předložení před tvář mou ustavičně.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››A na stôl dáš chlieb tvári Božej, aby bol predo mnou ustavične.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››en zorg ervoor dat geregeld toonbroden voor Mij op de tafel liggen.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››E sobre a mesa porás os pães da o proposição perante mim para sempre.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››I kłaść będziesz na ten stół chleby pokładne przed twarz moję ustawicznie.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››In položi na mizo kruhe obličja, ki naj bodo pred obličjem mojim neprestano.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Ja pidä aina minun edessäni pöydällä näkyleivät.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››상 위에 진설병을 두어 항상 내 앞에 있게 할지니라
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Meja itu harus ditaruh di depan Peti Perjanjian, dan di atas meja itu harus selalu tersedia roti sajian.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Och du skall beständigt hava skådebröd liggande på bordet inför mitt ansikte.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Og på bordet skal du alltid legge skuebrød for mitt åsyn.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››På Bordet skal du altid have Skuebrød liggende for mit Åsyn.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Să pui pe masă pînile pentru punerea înainte, ca să fie necurmat înaintea Mea.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Sulla tavola collocherai i pani dell'offerta: saranno sempre alla mia presenza
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››tégy az asztalra szent kenyeret, [mely] mindenkor elõttem [legyen].
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Trên bàn ngươi sẽ để bánh trần thiết cho có luôn luôn trước mặt ta.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Trên bàn ngươi sẽ để bánh trần_thiết cho có luôn_luôn trước mặt ta .
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Tu mettras sur la table les pains de proposition continuellement devant ma face.
Ekmekleri sürekli olarak huzuruma, masanın üzerine koyacaksın.››Und sollst auf den Tisch allezeit Schaubrote legen vor mir.