Onlar gelecek hafta "Romeo ve Juliet"i sahneye koyacaklar.They are going to perform "Romeo and Juliet" next week.
Tom ve Mary kızlarına Alice adını koyacaklar.Tom and Mary are going to name their daughter Alice.
Tom ve Mary oğullarına John adını koyacaklar.Tom and Mary are going to name their son John.
Göktaşına bir delik açıp içine nükleer bomba koyacaklar.- Up?
Amazon, ürünleri sitelerine nasıl koyacaklarını anlamak için verileri kullanır.Amazon uses data to understand how to place products on their website.
Bütün eve el koyacaklar.They would have essentially gotten all my equity for free.
Kandillikle takımlarını deri bir örtüye sarıp sedyenin üzerine koyacaklar.They shall put it and all its vessels within a covering of sealskin, and shall put it on the frame.
Özel güçleri geçtikleri zaman bombayı koyacakları yer çıkar ve bombayı koyarlar.Vastaavasti erikoisjoukkojen tulee purkaa pommi jos se on viritetty.
Özel güçleri geçtikleri zaman bombayı koyacakları yer çıkar ve bombayı koyarlar.Når politiet finner dem, utløser terroristene en bombe.
Transfer gerçekleşirse koyacaklardı, gerçekleşmezse koymayacaklardı.計画は出されるが実行はされなかった。
‹‹Altın sunağın üzerine lacivert bir bez serip üzerine deri bir örtü örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.또 금단 위에 청색 보자기를 펴고 해달의 가죽 덮개로 덮고 그 채를 꿰고
‹‹Altın sunağın üzerine lacivert bir bez serip üzerine deri bir örtü örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.ועל מזבח הזהב יפרשו בגד תכלת וכסו אתו במכסה עור תחש ושמו את בדיו׃
‹‹Altın sunağın üzerine lacivert bir bez serip üzerine deri bir örtü örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.وعلى مذبح الذهب يبسطون ثوب اسمانجون ويغطونه بغطاء من جلد تخس ويضعون عصيه.
‹‹Altın sunağın üzerine lacivert bir bez serip üzerine deri bir örtü örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.在 金 壇 上 要 鋪 藍 色 毯 子 、 蒙 上 海 狗 皮 、 把 杠 穿 上
‹‹Altın sunağın üzerine lacivert bir bez serip üzerine deri bir örtü örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.在 金壇 上 要 鋪藍 色 毯子 、 蒙上海 狗皮 、 把杠 穿上
Amazon, ürünleri sitelerine nasıl koyacaklarını anlamak için verileri kullanır.Amazon nutzt Daten um zu verstehen, wie Produkte auf ihrer Webseite platziert werden müssen.
Amazon, ürünleri sitelerine nasıl koyacaklarını anlamak için verileri kullanır.Amazon používá data k pochopení, jak rozmístit produkty na jejich webové stránce.
Amazon, ürünleri sitelerine nasıl koyacaklarını anlamak için verileri kullanır.Amazon usa i dati per capire come piazzare i prodotti nel proprio sito
Amazon, ürünleri sitelerine nasıl koyacaklarını anlamak için verileri kullanır.Amazon utilise les données pour comprendre comment placer leurs produits sur leur site.
Amazon, ürünleri sitelerine nasıl koyacaklarını anlamak için verileri kullanır.Amazon używa danych, aby zrozumieć, jak umieszczać produkty na swoich stronach
Amazon, ürünleri sitelerine nasıl koyacaklarını anlamak için verileri kullanır.Amazon использует данные, чтобы понять, как размещать продукты у себя на сайте.
Amazon, ürünleri sitelerine nasıl koyacaklarını anlamak için verileri kullanır.機械学習の技術は そうしたことを実現可能にする技術です
‹‹Askerleri gidip tapınakla kaleyi kirletecek, günlük sunuları kaldırıp yıkıcı iğrenç şeyi koyacaklar.군대는 그의 편에 서서 성소 곧 견고한 곳을 더럽히며 매일 드리는 제사를 폐하며 멸망케 하는 미운 물건을 세울 것이며
‹‹Askerleri gidip tapınakla kaleyi kirletecek, günlük sunuları kaldırıp yıkıcı iğrenç şeyi koyacaklar.וזרעים ממנו יעמדו וחללו המקדש המעוז והסירו התמיד ונתנו השקוץ משומם׃
‹‹Askerleri gidip tapınakla kaleyi kirletecek, günlük sunuları kaldırıp yıkıcı iğrenç şeyi koyacaklar.وتقوم منه اذرع وتنجس المقدس الحصين وتنزع المحرقة الدائمة وتجعل الرجس المخرب.
‹‹Askerleri gidip tapınakla kaleyi kirletecek, günlük sunuları kaldırıp yıkıcı iğrenç şeyi koyacaklar.他 必 興 兵 、 這 兵 必 褻 瀆 聖 地 、 就 是 保 障 、 除 掉 常 獻 的 燔 祭 、 設 立 那 行 毀 壞 可 憎 的
‹‹Askerleri gidip tapınakla kaleyi kirletecek, günlük sunuları kaldırıp yıkıcı iğrenç şeyi koyacaklar.他 必興兵 、 這兵 必褻 瀆聖 地 、 就是 保障 、 除掉 常獻 的 燔祭 、 設立 那 行 毀壞 可憎 的
Bilim adamları Jeff ve Jason bir tuna balığını su kanalına eş değer bir banda koyacaklarJeff en Jason zijn wetenschappers die een tonijn in een goot, het equivalent van een loopband, plaatsen.
Bilim adamları Jeff ve Jason bir tuna balığını su kanalına eş değer bir banda koyacaklarJeff és Jason van a képen. Mindketten tudósok, és éppen úsztató csatornába teszik az egyik tonhalat.
Bilim adamları Jeff ve Jason bir tuna balığını su kanalına eş değer bir banda koyacaklar제프와 제이슨은 과학자로 참치를 잡아서 러닝머신 같은 기구에 넣습니다
Bilim adamları Jeff ve Jason bir tuna balığını su kanalına eş değer bir banda koyacaklarДжеф и Джейсън са учени, които биха взели тази риба тон и биха я сложили в изкуствен воден поток.
Bilim adamları Jeff ve Jason bir tuna balığını su kanalına eş değer bir banda koyacaklarג'ף וג'ייסון הם מדענים שהולכים לקחת טונה ולשים אותה במקבילה של ההליכון, תעלה,
Bilim adamları Jeff ve Jason bir tuna balığını su kanalına eş değer bir banda koyacaklarجيف وجايسون أنهم علماء اللذان سيأخذان التونة ويضعانها فيما يشبه طاحونة الدوس ,الوهد
Bilim adamları Jeff ve Jason bir tuna balığını su kanalına eş değer bir banda koyacaklarマグロを取り出して 踏車のような人工水路に入れます マグロは日本へ連れて行かれると 思うかもしれませんが
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.I rozciągną na tem oponę szarłatową, a przykryją to przykryciem skór borsukowych, i założą drążki do niego.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.홍색 보자기를 그 위에 펴고 그것을 해달의 가죽 덮개로 덮은 후에 그 채를 꿰고
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.Rồi trải trên các vật đó một tấm nỉ màu đỏ sặm , đắp một tấm phủ bằng da cá nược và xỏ đòn khiêng vào .
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.Rồi trải trên các vật đó một tấm nỉ màu đỏ sặm, đắp một tấm phủ bằng da cá nược và xỏ đòn khiêng vào.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.и возложат на них одежду багряную, и покроют ее покровом из кожи синего цвета, и вложат шесты его;
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.и върху тях ще разпрострат червен плат, и него ще покрият с покрив от язовски кожи, и ще проврат върлините й.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.ופרשו עליהם בגד תולעת שני וכסו אתו במכסה עור תחש ושמו את בדיו׃
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.ويبسطون عليها ثوب قرمز ويغطونه بغطاء من جلد تخس ويضعون عصّيه.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.在 其 上 又 要 蒙 朱 紅 色 的 毯 子 、 再 蒙 上 海 狗 皮 、 把 杠 穿 上
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.在 其上 又 要 蒙 朱紅色 的 毯子 、 再 蒙 上海 狗皮 、 把杠 穿上
Bütün eve el koyacaklar.Họ sẽ hoàn toàn nắm được số vốn chủ sở hữu của tôi mà không tốn chút chi phí nào.
Bütün eve el koyacaklar.Sie würden im Wesentlichen bekommen habe alle meine Aktien gratis.
Bütün eve el koyacaklar.V podstatě by dostali veškeré moje vlastní jmění zadarmo.
Bütün eve el koyacaklar.Στην ουσία θα έχουν αποκτήσει τα ιδία κεφάλαιά μου δωρεάν.
Bütün eve el koyacaklar.Вони по суті отримали весь мій капітал безкоштовно.
Bütün eve el koyacaklar.Они бы по существу получил все мои акции бесплатно.
Bütün eve el koyacaklar.この状況では、銀行はかなり、うまく仕事をしました。
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Akadályozó tárgyakat fognak maguk és a kihallgató személy közé tenni.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Berou různé věci a stavějí je mezi sebe a člověka, který se jich vyptává.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Biorą do ręki przedmioty, żeby postawić barierę między sobą a rozmówcą.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.De kommer att använda saker som barriärer och hålla dem mellan sig själva och intervjuaren.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.De vil bruge barriere objekter og sætte dem mellem sig selv om personen der interviewer dem.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Folosesc obiecte ca barieră între ei și cel cu care discută.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Họ sẽ đặt rào chắn giữa bản thân mình với người phỏng vấn họ.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.Ils vont prendre des objets barrière et les mettre entre eux et la personne avec qui ils parlent.
Engelleyici nesneler alacaklar ve onları, kendileri ile onları sorgulayan insan arasına koyacaklardır.그들은 방어를 할 수 있는 것을 찾아 그것을 자신들과 면접을 진행하는 사람 사이에 놓을 것입니다