Ana içeriğe geç
Sözlük

kova ile cümle

kova kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu dağlar büyükten küçüğe Gölgeli Dağı, Kovantaş Dağı ve Kobaklı Dağıdır.이곳은 첩첩이 산봉우리가 있고, 산이 높으며 계곡이 깊다.
Kovalamaca uzunca sürer ta ki gizemli bir asker tarafından vurulana kadar.그는 회복된 후 며칠 뒤 정찰조의 일원으로 농가를 수색하다가 운 나쁘게 저격수에 의해 목에 총상을 입는다.
Bu bağ, doğadaki en güçlü kovalent bağlardan biridir.이 결합은 골반에서 가장 강력한 결합이다.
450 kovan mevcuttur.면적은 450㎡ 이다.
Ardından Jax, Bliss'i arka alana kadar kovaladı.이후, 죠크가 바이스톤 웰에 돌아 갈 때까지 지원해준다.
Daha sonra Ay Yüzlü tarafından ormanda kovalanır.후의 숲의 현자로서 각성한다.
Tinkara Kovač (3 Eylül 1978, Koper, Slovenya) Sloven şarkıcı.틴카라 코바치(Tinkara Kovač, 1978년 9월 3일 ~ )는 슬로베니아의 가수이다.
Bir kısmı avlarını kovalayarak veya üzerlerine sıçrayarak yakalar.'침해'란 수력에 의하여 물건의 효용의 일부 또는 전부를 멸각(滅却)시키는 것이다.
Ayrıca 990 adet fenni kovan mevcuttur.그 외에도 109개의 땀본이 있다.
Ancak ejderha köpeği kovalamayı bırakıp kendisine dönünce görevi esnasında yandı.그 뒤 향교를 복구하였지만 임진왜란 때 또다시 불타버렸다.
Kulübeye kadar kovalarlar.עד שמשכו לבית הכסא.
Taifliler onları kovarak, taşa tuttu.הוא מהמם את כולם וגונב את האבן.
Buna kızan gergedanlar onu kovalar.ומה על נקמתו באלו אשר רודפים אחריו?
300 Adet fenni arı kovanı bulunur.נמצאו גם כ-300 דבורים עשויות זהב.
Jim Bravura -Max'in patronudur ve ilk oyunda Max'i uzun süre yakalamak için kovalamış kişidir.ג'ים בראוורה - מפקד המשטרה שמנהל מצוד אחר מקס במשחק הראשון, לאחר שזה האחרון הפך לנמלט.
Öğrencisi olan Sofia Kovalevskaya'ya düşkündü.נוטה להעריץ את קובלסקי.
Olasılık teorisi ve istatistikte, kovaryans iki değişkenin birlikte ne kadar değiştiklerinin ölçüsüdür.בתורת ההסתברות ובסטטיסטיקה, השונות המשותפת (covariance) היא מדד לקשר בין שני משתנים מקריים.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.כשבני מבין לבסוף, הוא מתרגז ומגרש את סאם מהבית.
Altı küçük zenci kovanla oynadı, bir balarısı, içlerinden birini soktu, kaldı beş.שישה כושים קטנים בכוורת שיחקו בלי בושה, דבורה עקצה אחד מהם, שרדו רק חמישה.
Bu sıkı bağlanan inhibitörler, kovalent tersinmez inhibitörlere benzer kinetik özelliklere sahip olabilir.המעכבים שנקשרים כה חזק יכולים להראות קינטיקה דומה לזו של מעכבים קוולנטים בלתי הפיכים.
Onu kovalamayı bıraktığım anda biliyordum ki beni sonsuza kadar kavrayacaktı.חששתי שאאבד אותו לתמיד.
"Umut umudu kovalıyor".נראה שביב של תקווה.
Her ev yaklaşık olarak 8-10 arı kovanına sahiptir.בכל פרח יש 8–10 אבקנים.
Ayı Mime'yi kovalamaya başlar.ומתחיל מרדף אחרי ביל.
Bu kandillerden doğacak yangın riskine karşı birkaç oda yüzlerce su kovası ile doldurulmuştur.כדי למנוע סכנת שריפה, מולאו כמה חדרים במאות דליי מים.
Henüz yarış başladığında ilk viraj geçilirken Heikki Kovalainen kaza geçirmiş ve yarış dışı kalmıştır.אולם, מיד בתחילת המרוץ היא נפלה בירידה טכנית קצרה ונכנסה לפיגור.
Kedi-fare kovalamacası başlar.תהליך גיבוש הזהות ההומוסקסואלית מתחיל.
Jenifer ormana doğru kaçmaya başlar, market sahibinin oğlu da peşinden onu kovalar.גריגורי נמלט בקפיצה מחלון הפונדק, והשוטרים יוצאים בעקבותיו.
Etrafa bakınmak için TARDIS'ten çıkar ve o sırada Chang Lee'yi kovalayan gangsterler Doktor'u vurur.בלילה ולוצירפטורים שיוצאים לצוד הורגים את קינג.
Dünyaya hakim olan nefreti kovalım!ההכרה היהודית השתלטה על העולם.
Geldiğinde Carrie'nin üstünde domuz kanı dolu sarkan bir kova görür.אחרי רבנותו בסאנטוב כיהן כרבה של קאריי (קראלי).
Aynı tur içinde Kovalainen motor problemi yaşayınca aracını kenara çekerek yarışa daha fazla devam edemedi.בעיה במנוע במהלך הקפת החימום מנעה ממנו להשתתף במרוץ בסופו של דבר.
Bazıları da kovalent olarak kapalı uçlu çizgisel genoma sahiptirler (Poxviridae ve Phycodnaviridae).Други имат линейни геноми с ковалентно затворени краища (Poxviridae и Phycodnaviridae).
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Трябва конфликт, гонитба и действие.
Daha sonra arkasından Naomi göründü ve Marie'yi kovalamaya başladı.Тогава Наоми се появява и започва да преследва Мари, преминавайки през ринга.
Bunlar onu sürekli kovalayacak sevgililerdi.Тя има две приятелки, който я следват непрекъснато.
Okul koridorlarında yeni bir kovalamaca başlar.Завършва начално училище в Ловеч.
Bir Vikan, kovan olabileceği gibi, yalnız da olabilir.Също като Скреч, той е празноглав и може да се самосглобява.
Fakat Freddy kaçmaya başladı ve motorlu bir kovalamaca başladı.Джери изважда щепсела от контакта и се започва щура гонитба.
Biz kediyi kovaladık.Бягахме след котката.
Donna Anna gorunur; maske giymis Don Giovanni'yi kovalamaktadır.Изведнъж и двамата се появяват – Дон Жуан маскиран, а Дона Анна го държи за ръката.
Tek kovalent bağ, iki atom tarafından bölünmüş yani ortaklaşa kullanılan bir elektron çiftinden ibarettir.Прости, ако между двата атома е образувана само една обща електронна двойка.
Polis kovalamacaları yaşanır.Оцелява от преследването с глутницата.
Kovalar, kürekler, çanaklar.БАХЧАЛЪК. – градините, бахчиите.
Kendi gerçeğinizin peşinden kovalarken, kimi zaman rehberliğe ihtiyacınız olabilir.При необходимост поради неговата нетрайност може да бъде фиксирана самата рисунка.
Bu sayılar, borular içindeki akışkanın, kovan içindeki akışkan boyunca kaç kez geçiş yapacağını belirtir.Odnosi se na broj puta koliko fluid u cijevi prođe kroz fluid u ljusci.
Kalığ Ükekleri (Hava Burçları); İkizler, Tartı ve Kova'dır.Turpije se razlikuju veličinom, oblikom (presjekom) i zupcima (nasjekom).
Milo Parker rolü Hugh Apiston, karnında arı kovanı bulunan bir çocuk.Milo Parker kao Hugh Apiston, gospodar pčela.
Romalılar ve müttefikleri bu nedenle Helvetler'i kovalamayı durdurdular.Stoga su se Rimljani htjeli riješiti protivnika.
Onu kovalamayı bıraktığım anda biliyordum ki beni sonsuza kadar kavrayacaktı.U tom groznom trenutku, počela sam shvaćati što sam izgubila zauvijek.
Geriye sadece üç genç kalır ve bir kovalamaca başlar.Poslije tri mjeseca provedena u jazbini, mladi je napuštaju i počinju pratiti čopor.
Biraz siperlerde gezdim ve kovan topladım.Za boravka u Šibeniku bavio se veslanjem.
Aralarında kovalent-polar bağ yaparlar.Medzi nimi je súhvezdie Hadonos.
Kız ise büyücüler tarafından kovalandığını söyler.Hovorí sa o nej, že vie čarovať.
Onu kovalamayı bıraktığım anda biliyordum ki beni sonsuza kadar kavrayacaktı.Už ju nemusím naháňať; zmocnila sa ma navždy, to viem naisto...
Bu sırada Prens avcılarının başında, kovaladığı bir beyaz geyik arkasından sahneye girer.Medzitým sa pri rybníku objaví Princ so svojou loveckou družinou.
Litvanyada kütükten yapılmış kovanlar.Drevené kostolíky na Slovensku.
Deneyin sonucunda filler %74 en çok elma bulunan kovayı seçti.V prieskume agentúry Median ich označilo za najobjektívnejšie 24% opýtaných.
Kale'nin eski dönemlerdeki adı Kovanstır.Najstarší názov uličky bol Zlatnická.
Kova burcudur.Bravó Kližan!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod