Ulusal Final'in kazananı "Spet (Round and Round)" adlı şarkısıyla Tinkara Kovač olmuştur.Tuolloin Sloveniaa edusti Tinkara Kovač kappaleella "Round and Round".
Süvari tugaylarının durumu bile kovalamaya uygun değildi.Varuskunnan taistelukykyä ei muutenkaan voitu pitää kummoisena.
Bağlanma el kitabı Kovalent BağlarLinkki lupahakemuksen taustoihin Lestijoki
Polis kovalamacaları yaşanır.Poliisit lähtevät tiukkaan ajojahtiin.
Aralarında büyük bir kovalamaca başlar.Κατόπιν ξεκίνησε ένας μεγάλος καυγάς μεταξύ τους.
Ancak hırsızlık yaptığından şüphelenen evin hanımı, onu kovar.Ωστόσο, η κυρία του σπιτιού, υποπτεύεται για κλοπή και την απολύει.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Ο Κλαύδιος ξαφνικά εμφανίζεται πάλι, και διώχνει θυμωμένος τον κατατροπωμένο Νέρωνα.
Vuruş Zirvesi onu kovalar.Οι δανειστές πάλι τον κυνηγούν.
Üçlü arasında bir kovalamaca ve kavga başlar.Γρήγορα μια μάχη μεταξύ των τριών θα αρχίσει.
Cüceleri dağdan kovan ejderha iki yüzyıl boyunca bölgeyi elinde tuttu.Το χιόνι και ο άνεμος κράτησε τους δύο ορειβάτες στο Νότιο Πέρασμα για δύο μέρες.
"Umut umudu kovalıyor".«Η επιμονή προκαλεί και την τύχη».
Çoğu kofaktör bir enzime kovalent bağlı değildir ama ona sıkıca bağlıdır.De fleste cofaktorer er ikke kovalent bundet til et enzym, men er meget tæt tilknyttet.
Tory'yi kovalar.Han holder Cyril fanget.
“Co-axial” makineli tüfek uzun kovan 7.62 mm kullanılmaktadır.Det koaksiale 7,62 mm SGMT maskingevær blev udskiftet med en 7,62 mm PKT maskingevær.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Da Claudio pludselig dukker op igen, sender han vredt den angergivne Nerone bort.
Moleküller birbirlerine kovalent bağlarla bağlanmış atomlardan meydana gelir.Atomkerner består af nukleoner, som er bundet til hinanden af den stærke kernekraft.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Da Marge finder ud af det, er hun vred og smider ham ud .
Böylece kaçan ve kovalayan değişti; kaçan Romalılar kovalayan Helvetler oldu.Ambronerne tabte og flygtede tilbage, med nogle få forfølgende romere.
300 Kovan kadar arıcılık da vardır.Kastelleet husede ca. 300 mand.
Ama Tom ve Jerry'nin kovalamcası üzerine onları uyarır.Det er klart en parodi på Tom og Jerry.
Köyün adı eskiden Kovay olarak bilinirdi.Selskabet var tidligere kendt som Kolavia.
Daha sonra da Jenny'yi kovalar.Han kidnapper Jenny.
O ve mürettebat Nate'in büyükannesine gidiyor, bir gölge ile karşılaşıyor ve kovalamakta, ancak boşuna.Han og mannskapet til Nates bestemor møter en skygge og jager den, men til ingen nytte.
Wesker kaçar, iki ortak kovalar.Kaptein Dawson vil jage paret bort.
Bu yeni anaarı kovanın eski anaarısına saldırır.Her kommer igjen temaet om det gamle mot det nye opp.
Vanita'yı oradaki bir arabaın kendisini kovaladığını sanır.Lena oppdager at en bil følger etter henne.
Tecil süresi sona erdiğinde Koval, Amerika Birleşik Devletleri Ordusu'nda görevlendirildi.Etter fire år med college, vervet Castro seg til US Army.
Kötü ruhları kovar.Den skal blant annet kunne fordrive onde ånder.
Kovalyov bir gazete ofisine gidip kayıp ettiği burnu için bir kayıp esya ilanı koymak ister.Kovaljov setter inn en etterlysning etter nesen i avisa, og anmelder deretter forsvinningen til politiet.
Yıllar yılı kovaladım.Den ble brukt til fangst i flere år.
Depremde ilk belirlemelere göre en çok Kovancılar ilçesine bağlı üç köyde hasar meydana gelmiştir.Folk som opplevde ulykken har fortalt at det var tre kjempebølger som gjorde de største ødeleggelsene.
Böylece üç yüz yıl sürecek kovalamaca başlar.En 600 år lang forfølgelse innledes.
Koval, New York Şehir Koleji'ne girerek elektrik mühendisliği okudu.Han dro til City College of New York for å studere elektroteknikk.
Willow ormanda Warren'ı kovalamaktadır.Så han lar Egon bli igjen i skogen.
Bu nedenle kovan zayıflar.De er derfor ganske flate.
Geminin ön kısımı 64 kovanlı Mk 41 VLS alabilecek kadar geniştir.Bagian depan kapal cukup luas untuk dipasangi Mk 41 VLS sejumlah 64 sel.
101 Aquarii veya b3 Aquarii (101 Aqr), Kova takımyıldızı yönünde bulunan ikili yıldızdır.101 Aquarii atau b3 Aquarii (101 Aqr) adalah bintang ganda pada rasi Aquarius.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.Marge marah besar terhadap Homer dan mengusirnya keluar dari rumah.
Amcası olan Salih Ismail tarafından kovalanmaya başlandı.Ia digantikan oleh saudaranya, as-Salih Ismail.
Kovalent bağ, genellikle benzer elektronegatifliğe sahip atomlar arasında gerçekleşir.Kovalensi yang sangat kuat terjadi di antara atom-atom yang memiliki elektronegativitas yang mirip.
Kötü ruhları kovar.Setan ambil jiwaku.
Kovan temizliği arıların ve larvaların sağlığı açısından çok önemlidir.Kebersihan adalah faktor yang penting untuk kesehatan di sekitar anus.
Aralarında büyük bir kovalamaca başlar.Akhirnya, terjadilah pertempuran hebat di antara keduanya.
Vuruş Zirvesi onu kovalar.Kawanan serigala masih mengejarnya.
Üstelik Rusya gibi Japonları kovan diğer yabanci güçler askeri teknolojiyi amaçladı.Selain itu, kekuatan asing lainnya berusaha untuk teknologi militer, terutama Rusia, untuk menangkis Jepang.
G11'in en zayıf yönü, kovanı olmayan bir mermi kullanmasıdır.Misalnya senapan serbu canggih G11 yang tidak diteruskan.
Irvine 1999 yılında kariyerinin en başarılı dönemini geçirmiş ve şampiyonluğu son yarışa dek kovalamıştır.Eddie Irvine nyaris saja menjadi juara dunia 1999 sebelum akhirnya lagi-lagi gagal di balapan terakhir.
15 gün süre ile Helvetler'i kovalamaya başladılar.Pemenang memburu korban selamat selama 15 hari.
Fakat Kovalyov burununu yüzüne geri takmayı başaramaz.Tapi, Djoko tidak mau ikut-ikutan menggondrongkan rambutnya.
Bu kovalent bağlantı aminoasil tRNA sentetaz tarafından katalizlenir.Film ini dibintangi antara lain oleh Amoroso Katamsi.
Herhangi bir Harrier jeti, silahlı çatışma, araba kovalamacası?"Có máy bay Harrier jet, những cảnh bắn nhau, hay rượt đuổi ô tô nào trong đó không?'
Apollon'dan korkan Daphne kaçmaya başlar, Apollon Daphne'yi kovalar.Nàng Daphne chạy trốn Apollo.
Amy Winehouse'un arı kovanından sonra sanırım ben de bir sarışın bob'um.Nếu Amy Winehouse nổi tiếng với kiểu tóc beehive thì tôi đoán của tôi sẽ là kiểu bob vàng kim.
Aralarında büyük bir kovalamaca başlar.Từ đây bắt đầu mối thù lâu dài giữa họ.
Bariyer aktifken, kapsama alanı içindeki tüm negatif olayları kovar.Trong khi hoạt động, rào cản sẽ cản phá tất cả các sự kiện tiêu cực xảy ra bên trong.
İlk başlarda aralarındaki ilişkiyi onaylamadı ve Pérez'i gruptan kovarak gitti.Lúc đầu cha Selena không tán thành mối quan hệ của hai người và tính chuyện sa thải Pérez khỏi ban nhạc.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Chúng tôi nghĩ rằng chúng tôi cần xung đột, và đuổi theo và hành động.
Gerilim dolu bir kovalamaca yaşanır.Có tập tính săn đuổi mồi.
Kovalamaca uzunca sürer ta ki gizemli bir asker tarafından vurulana kadar.Trong khi bỏ chạy, Huyền Mô bị quân Ngụy truy kích bắn trúng tay.
Bu diol epoksit DNA'ya kovalent bağlanır.Chính epoxit diol này liên kết cộng hóa trị với DNA.