20 Ocak 1567'de Fransızlara karşı galip gelen Estacio de Sa Fransızları Brezilya'da kovdu.Konečného vítězství nad nimi dosáhl až 20. ledna 1567, kdy byly francouzské síly vytlačeny z Brazílie.
9 Av - (1290) Yahudiler İngiltere'den kovuldu.1290 - vyhnání Židů z Anglie Eduardem I.
Gresham yasası, "kötü paranın iyi parayı kovması" yasasıdır.Thomas Gresham to nazval „vytlačování dobrých peněz špatnými“.
Ama Müslüman kadınların tiyatroda oynamasının yasak olduğu gerekçesiyle polis kovuşturmasına uğradı.V souladu s islámskou tradicí nebylo muslimkám povoleno vystupovat na divadle.
Sadece bir pozisyon tahmini hesaplanmayacak, ancak yeni bir kovaryans da hesaplanacaktır.Samozřejmě nesčítáme po jedné, ale sčítáme mezisoučty.
Daha sonra yönetim tarafından Hurûfîler kovuşturmaya uğramış ve dağıtılmışlardır.Poté byli vyhnáni od plotu zřízencem.
1945 ve 1946 yılında, 53.000 insanın üzerinde etnik Alman bölgeden kovuldular.V období let 1945 až 1948 bylo z regionu vysídleno na 53 000 Němců.
Sonra zaten piyesler birbirini kovaladı''.Pak malby opadávaly, až zašly."
Ancak burada kargaşa çıkardığı için kovuldu.Odtud ho ale záhy vyhodili, protože si zahrával s drogami.
Herkül'ün daha önce Stymphales Gölü çevresinden kovduğu kuşlar buraya yerleşmişlerdir.Mnoho vodních ptáků migrujících od Aralského jezera tady našlo svůj domov.
Hafifçe bastırılır ve süzgeçli kovayla sulanır.Zlehka ji naplní a ledabyle zatřese.
Bu nedenle kovan zayıflar.Bez ní jsou slabé.
Bunlar ancak iki yıl yönetimde kalabilmiş, sonra şehrin halkı tarafından kovulmuşlardır.Dva roky žil jako poustevník, teprve pak mu bylo dovoleno vrátit se do města.
Kötü ruhları kovar.Zbožných duší úl.
Ottery St.Catchpole’un yakınlarındaki bir kasabada Kovuk adındaki 3-4 katlı ve köhne bir evde yaşarlar.Diggoriova rodina žil v nebo blízkosti obce Ottery St Catchpole.
Büyük bir kova içinde yanında yemek için gerekli aletler ile gelir. ^Ti si s sebou do pevnosti přinesli velkou zásobu potravin.
21 Haziran Raw'da Virgil'i kovdu ve yerine senaryodaki sevgilisi Maryse'i aldı.21. června na Raw Ted DiBiase vyhodil Virgil a Maryse se stala jeho novou osobní asistentkou.
Kovada Gölü'nün sularını da düdenler boşaltır.Problémy vysušuje Aralské jezero.
Adını, bal arılarının arı kovanı etrafında sallanarak dönüşlerinden almıştır.Název Žďár je odvozen od toho, že se v blízkosti vypalovaly (žďárovaly) kořeny.
Blair onu kovar.Adam ji vyžene.
Ancak bazı kovuşturmalar dışında bu konuda özel bir mevzuat bulunmamaktadır.V této souvislosti již o nějakých reminiscencích zvláštního postavení nelze vůbec mluvit.
Robin ise zaten onun yanında olduğunu hemen arkasından da kovulduğunu söyler.Roza pozná, že je od něj a s pohrdáním mu jej vrací.
Ürünler kova formalı tub paketlerde satılıyor.Sušené v surové podobě jsou prodávané stočené do klubíček.
Bir kovboy şapkasıdır.Pocházel z rodiny kloboučníka.
Beni kovmak mı istiyorsunuz?Vreți să mă concediați?
Beni kovmak zorunda kalacaksınız!Va trebui să mă concediați!
Eger X ve Y bağımsızlarsa o zaman kovaryansları sıfır olur.Dacă X și Y sunt independenți, atunci covarianța lor este zero.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Ne-am gândit că avem nevoie de conflict, urmăriri și acțiune.
Erişim tarihi: 8 Ocak 2011. ^ "Stefan Kovács".Accesat în 8 ianuarie 2011. ^ „Stefan Kovács”.
Adler ertesi Temmuz'da kovuldu ve yerine The Cult'tan Matt Sorum geldi.Adler a fost dat afară din trupă în următoarea lună iulie și înlocuit de Matt Sorum din formația The Cult.
Ama yayımlandıktan henüz 1 ay sonra, Mart'ta Engels ve Marx Belçika’dan kovuldular.În martie, atât Marx, cât și Engels au fost expulzați din Belgia.
Klein, bisikletle kaçan Kubiš'i kovalamaya çalıştı fakat geri döndü.Klein s-a întors din încercarea eșuată de a-l prinde pe Kubiš, care a fugit de la locul faptei cu bicicleta.
Kıpçak’ı annesi, bir adanın ortasında bulunan ağacın kovuğunda doğurmuştur.A moștenit de la tatăl său o moșie la Adâncata (Hliboca) în apropiere de Cernăuți (Bucovina).
Bu kovalent bağlantı aminoasil tRNA sentetaz tarafından katalizlenir.Această legătură covalentă este catalizată de o aminoacil ARNt sintetază.
Herhangi bir Harrier jeti, silahlı çatışma, araba kovalamacası?"Ceva Jet-uri, împușcături sau curse de mașini?'
Gresham yasası, "kötü paranın iyi parayı kovması" yasasıdır.În economie, legea lui Gresham este un principiu monetar care spune că „banii răi alungă banii buni”.
Erişim tarihi: 6 Mart 2016. KB1 bakım: Tanımlanamayan dil (link) ^ "New Coach Niko Kovac". eintracht.de.Accesat în 6 martie 2016. Mentenanță CS1: Limbă nerecunoscută (link) ^ „New Coach Niko Kovac”. eintracht.de.
Bunun üzerine Pascual kovuldu.Hecht a fost concediat.
2009'da WWE tarafından kovulmuştur.În luna August a anului 2009 a fost angajată de WWE.
Kral, tazminat olarak koversolara 20 yıl dini özgürlük verdi.Dar un rege dorește ca Mary să fie eliberată după 20 de ani pentru bună purtare.
İlk başlarda aralarındaki ilişkiyi onaylamadı ve Pérez'i gruptan kovarak gitti.La inceput, tatăl său nu era de acord cu relația lor și a mers până la a-l concedia pe Pérez.
Kovulan Yahudilerin büyük bölümü Polonya'ya kaçmıştır.Mulți dintre evreii expulzați au fugit în Polonia.
Bu arada annesi onu evden kovdu.A fost dată afară din locuință.
Rejim karşıtı olarak birçok kez kovuşturmaya uğradı.Guvernul spaniol a trebuit să declare de mai multe ori faliment.
Ekim 1941'e kadar geçen sürede 15.000 Yahudi Bratislava'dan kovulup çalışma kamplarına gönderildi.Până în octombrie 1941, 15.000 de evrei au fost expulzați din Bratislava.
Kovalamacanın sonunda bir barakada karşılaşırlar.Oamenii din taxi se urcă, în cele din urmă, într-un metrou.
Yabancı olan erkekler güreşebilir, birbirlerini kovalayarak ısırabilir.Masculii mai puternici se pot lua la bătaie, fugări și mușca unul pe altul.
Olasılık teorisi ve istatistikte, kovaryans iki değişkenin birlikte ne kadar değiştiklerinin ölçüsüdür.În teoria probabilității și statistică, covarianța este măsura de variație comună a două variabile aleatorii.
Agonistik davranışlar genellikle tehdit gösterisinde bulunma, kovalama ve fildişleri ile hafif çarpışmalardır.Întâlnirile agonistice constau, în general, din posturi amenințătoare, urmăriri și lupte minore cu colții.
Bu kovulabilmesi korkularına neden oldu.Acest lucru ar fi culminat cu concedierea ei.
Boş olmayan bütün kovaları sırala.Meciuri consecutive fără gol scăpat.
Kovulan Yahudilerin bu tarihten ne kadar sonra bu dili konuşmayı bıraktıkları bilinmemektedir.Nu se va ști niciodată câți evrei au fost omorâți în ziua aceea și câți mai târziu.
Kovboy Bebop, (カウボーイビバップ, Kaubōi Bibappu), Sunrise tarafından yapılmış bir anime serisidir.Cowboy Bebop (カウボーイビバップ, Kaubōi Bibappu?) este o serie anime japoneză.
İki Yahudi kabilesi kovuldu biri de yok edildi.Un număr de călugări disidenți au fost torturați și executați.
Tecil süresi sona erdiğinde Koval, Amerika Birleşik Devletleri Ordusu'nda görevlendirildi.Imediat după absolvire, Gadsden a intrat în Armata SUA.
Kız ise büyücüler tarafından kovalandığını söyler.Vrăjitoarea află că și-a pierdut puterile magice.
Blair onu kovar.Tony îl trântește la pământ.
Ermenileri kovar.Eroi contrafăcuți.
Cena tekrar kazanınca Jericho, Raw Genel Müdürü Eric Bischoff tarafından kovuldu.Seara următoare, la RAW, Austin a fost concediat de către Eric Bischoff.
Modern kovanlarla arıcılık yapılmaktadır.Poeți bistrițeni contemporani.