kot ile cümle
kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom onun kötü bir fikir olduğunu söyledi.Tom said that was a bad idea.
Hangisinin daha kötü olduğundan emin değilim.I'm not sure which is worse.
Ben bunun gerçekten kötü olduğunu düşündüm.I thought it was really bad.
Ben onun gerçekten kötü olduğunu düşünüyorum.I think that was really bad.
Sanırım bu bizim kötü şansımızdı.I guess it was our bad luck.
Ben bu insanlar için kötü hissediyorum.I feel bad for those people.
Kötümser görünmek istemiyorum.I don't want to sound pessimistic.
Ona böyle korkunç şeyler söyledim. Ben çok kötü hissediyorum.I said such horrible things to him. I feel so awful.
Sen ve Tom hakkında böylesine kötü şeyler söylediğime üzgünüm.I'm sorry that I said such mean things about you and Tom.
Onlar benim hakkımda böylesine kötü şeyler söyledi.They said such mean things about me.
George W. Bush, Amerikan tarihindeki en kötü başkandı.George W. Bush was the worst president in American history.
Irak işgali, bir Amerikan başkanı tarafından alınan en kötü dış politika kararıydı.Invading Iraq was the worst foreign policy decision ever made by an American president.
Ben onun kötü bir işaret olduğuna inanıyorum.I believe that's a bad sign.
Bir zamanlar kötü bir adam vardı.Once upon a time, there was a bad man.
Tom kötü başladı.Tom got off to a bad start.
Tom kötü bir başlangıç yaptı.Tom got off to a bad start.
Çok kötü hissettiğini fark etmedim.I didn't realize that you were feeling so bad.
Para iyi bir uşak ama kötü bir efendi.Money is a good servant but a bad master.
Bu fotoğrafta gerçekten çok kötü çıktım.I came out really badly in this photo.
Oldukça kötü hissettim.I felt pretty bad.
Bugün daha kötü hissediyorum.I feel worse today.
Meg kot giyen tek kızdı.Meg was the only girl wearing jeans.
Tom bana daha kötü zarar verebilirdi.Tom could've hurt me worse.
En iyi yolsuzluk, en kötüdür.The corruption of the best is the worst.
Bir kötümser, hiç kimse tarafından öpülmeyi ummaz.A pessimist doesn't expect to be kissed by anyone.
Bunun kötü bir rüya olduğunu düşündüm.I thought it was a bad dream.
Bunun kötü bir fikir olduğunu sanmıyorum.I don't think it's a bad idea.
Sanırım en kötüsü şimdi bitti.I think the worst is over now.
Tom sadece kötü bir gün geçiriyordu.Tom was just having a bad day.
Bunun o kadar kötü bir fikir olduğunu sanmıyorum.I don't think it's such a bad idea.
Bu, şimdiye kadar gördüğüm en kötü filmlerden biri.This is one of the worst movies I have ever seen.
Bu o kadar kötü değil, iyi.This is so bad, it's good.
Ben satrançta çok kötüyüm.I'm terrible at chess.
Ben kötü bir anne değilim, sadece yoğun biriyim.I'm not a bad mother, just a busy one.
Sorun kötüleşmeye devam ediyor.The problem just keeps getting worse.
Bugün dün hissettiğimden çok daha kötü hissediyorum.I feel much worse today than I did yesterday.
Ben bunun kötü bir çözüm olduğunu düşünüyorum.I think that's a bad solution.
Bazı turistlerin kötü davranışları var.Some tourists have bad manners.
Bu, dünyadaki en kötü yerdir.This is the worst place in the world.
Onun kötü birçok fazla şarap içme alışkanlığı var.He has a bad habit of drinking too much wine.
Sen, kendi en kötü düşmanınsın.You are your own worst enemy.
Kötü! Çok kötü! Korkunç!It's bad! Very bad! Horrible!
Mary kot giyen tek kızdı.Mary was the only girl wearing jeans.
Ben bir kötümser değilim.I am not a pessimist.
Ben kendimin en kötü düşmanıyım.I'm my own worst enemy.
Mary kendi en kötü düşmanıdır.Mary is her own worst enemy.
Teknoloji iyilik için kullanılmalı, kötülük için değil.Technology must be used for good, not evil.
Hangisi daha kötü bilmiyorum: parçalara ayrılmak veya boğulmak.I don't know what's worse: being dismembered or suffocated.
Hiç herhangi biri sana kötü bir davranışın olduğunu söyledi mi?Has anyone ever told you that you had a bad attitude?
O, 1990'ların en kötü televizyon dizilerinden biriydi.It was one of the worst TV shows of the 1990s.
Kötü bir şey düşünmeyin.Don’t think of anything bad.
Tadı kötü olduğu için alkolden hoşlanmıyorum.I don't like alcohol because it tastes bad.
Bunun kötü olduğunu kim söyledi?Who said it is bad?
Kötü olduğunu kim söyledi?Who said it is bad?
Biz kötü alışkanlıkları bıraktık.We gave up the bad habits.
Tom sadece kötü bir gün geçirdi.Tom just had a bad day.
Tom'un durum kötüye gitmektedir.Tom's condition is worsening.
Tom'un durumu kötüleşmektedir.Tom's condition is worsening.
Bu kötü bir kayıp.That's a bad loss.
Bu kötü bir noktadır.That's a bad spot.