kot ile cümle

kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
En kötü muhtemelen bitti.The worst is probably over.
Sonuçlar çok kötüydü.The results were very bad.
Bu ürünü kötüye kullanma.Don't misuse this product!
Bazen iyi bir domuz eti kötü bir domuzdan gelir.Sometimes the best pork comes from a bad pig.
Bu dairede bir kötü ruh yaşıyor.In this flat lives an evil spirit.
Bu apartman dairesinde bir kötü ruh yaşıyor.In this apartment lives a wicked spirit.
Hikayen sadece kötü davranış hakkında benim şüphelerimi doğruluyor.Your story only confirms my suspicions about your bad behavior.
Bu gerçekten kötü bir durum.It's a really bad situation.
Ben daha kötü şeyler duydum.I've heard of worse things.
Biz bazı kötü kararlar verdik.We made some poor decisions.
O senin için kötü.That is bad for you.
Bu giderek kötüleşiyor.It is getting worse.
Maalesef onların her ikisininde kötü bir ünü var.I am afraid they both have a bad reputation.
Tom'un çok kötü bir itibarı var.Tom has a terrible reputation.
Ülkedeki siyasi koşullar gittikçe kötüleşti.The political circumstances in the country got worse and worse.
Kötü bir öfkem var.I have a bad temper.
Gerçekten burası çok kötü kokuyor.It really stinks in here.
Bize büyük bir kötülük yapıyorsun.You're doing us a great disservice.
Mary Tom hakkında kötü konuşuyor.Mary speaks ill of Tom.
Neden benim hakkımda kötü konuşuyorsun?Why are you talking bad about me?
Tom çok kötü yenildi.Tom was beaten very badly.
Tom'un yaraları Mary'nin ki kadar kötü değil.Tom's injuries aren't as bad as Mary's.
O iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey mi?Is that a good or a bad thing?
Onda iyiden daha çok kötü vardı.There was more bad than good in him.
Tom kötü bir sürücü ama iyi bir sürücü olduğunu düşünüyor.Tom is a bad driver, but he thinks that he's a good driver.
Çok kötü değil.It's not so bad!
Biz kötü hava olduğunu duyduk, bu yüzden geziyi iptal etmeye karar verdik.We heard it was bad weather, so we decided to cancel the trip.
O emlakçıya güvenme. O kötü bir kişi.Don't trust that realtor. He's evil.
En kötü durum senaryosu nedir?What's the worst case scenario?
Bu makale kötü yazılmış.This article is badly written.
Bu sadece sorunları daha kötü yapacak.It'll only make matters worse.
Bazen çocuklar kötü seçimler yaparlar.Sometimes kids make bad choices.
Sen sadece işleri daha kötü yapıyorsun.You're only making things worse.
Bu şimdiye kadar yediğim en kötü hamburger.This is the worst hamburger I've ever eaten.
Bunu yapmak kötü bir fikir olurdu.Doing that would be bad idea.
Herkim kendine bakmazsa yaşlandıkları gibi kötüye gidecekler.Whoever doesn't take care of themselves will get worse as they age.
İşler göründükleri kadar kötü değil.Things aren't as bad as they seem.
Ben kötü hissetmiyordum.I didn't feel bad.
Kötü kredim var.I have bad credit.
Kayboldum ve daha da kötüsü, sonra yağmur yağmaya başladı.I got lost, and to make it even worse, it then began to rain.
İki kötülükten daha az olanını seç.Of two evils, choose the lesser.
Et çok kötü kokuyor.The meat smells terrible.
Bu kitap çok kötü değil.This book isn't too bad.
Umarım Tom çok kötü yaralanmamıştır.Let's hope Tom wasn't injured too badly.
Tom'un grubundaki gitarist çok kötü değil.The guitarist in Tom's band isn't too bad.
Eğer kötü bir şey olsaydı bana söylenirdi.If anything bad had happened, I would've been told.
Ben kötü bir insan gibi hissediyorum.I feel like a bad person.
Ne kadar beklersen, o kadar kötüleşir.The more you wait, the worse it's going to get.
Ona söylemek için ne kadar uzun süre beklersen o kadar kötü olacak.The longer you wait to tell her, the worse it's going to be.
Senin için bir kötü haberim var.I've got some bad news for you.
Hava kötü değil mi?Isn't the weather bad?
Hamamböceği yemek kötü bir fikir değil mi?Is it a bad idea to eat cockroaches?
Bunun o kadar kötü olmadığını umuyorum.I hope it isn't that bad.
Onun bana bakma tarzı bana kötü bir his verdi.The way he looked at me gave me a bad feeling.
Sen hem Tom hem de Mary'den daha kötüsün.You're worse than both Tom and Mary.
Ben bunun çok kötü olduğunu düşünmüyorum.I don't think it's too bad.
Tom'a kötü davranıldı.Tom has been mistreated.
Biraz kötü hissediyorum.I'm feeling a bit under the weather.
Tom'un kötü bir adam olduğunu düşünmüyorum.I don't think Tom is a bad guy.
Bu konuda gerçekten kötü hissediyorum.I feel really bad about that.

İlgili Sayfalar