Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Ha a jog uralma megfelelően érvényesül, akkor védi a szegényeket, kiszolgáltatottakat.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Ist der Rechtstaat solide, so beschützt er die Armen und Verletzlichen.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;법률로 건전하게 통치된다면 가난하고 취약한 사람이 보호받을 수 있습니다.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Nếu có luật pháp nghiêm chỉnh, nó sẽ bảo vệ người nghèo và nó sẽ bảo vệ người yếu đuối.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Peraturan hukum terdengar melindungi orang miskin, dan melindungi orang yang rentan.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Se lo stato di diritto è forte, protegge i poveri e i più deboli.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Si las leyes funcionan, protegen a los pobres y vulnerables.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Si l'état de droit est sain il protège les pauvres, et il protège les vulnérables.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Sprawiedliwe prawo chroni ludzi bezbronnych. Sprawiedliwe prawo chroni ludzi bezbronnych.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Εάν το κράτος δικαίου είναι η ορθό, προστατεύει τους φτωχούς, και προστατεύει τα ευάλωτα άτομα.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Ако законовото управление е стабилно то закриля бедните и закриля уязвимите.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Если закон правильный, он защищает бедных, и он защищает уязвимых.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;Якщо закон працює, він захищає бідних і вразливих.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;אם יש שלטון חוק הוא מגן על העניים, ומגן על הפגיעים.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;إذا كان القانون منطقيا فهو سيحمي الفقير المعوز، وسيحمي الغير مستقر.
Eğer yasanın kuralları yoksulu ve savunmasızlığı koruyorsa;貧困者や社会的弱者も守れるはずです しかし汚職がはびこり
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.GB: Bom, é claro que a identidade nacional continua importante.
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.GB: Bueno, desde ya, la identidad nacional es importante.
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.GB:
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.GB: De nationale identiteit blijft natuurlijk belangrijk.
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.GB:
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.GB: 물론 국가의 정체성은
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.GB:
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.GB: Ừm, đương nhiên bản sắc dân tộc luôn rất quan trọng.
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.Ma accettare delle responsabilità globali non sottrae niente alla gente.
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.Oui, bien sûr, l'identité nationale demeure importante.
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.Pai, bineinteles, identitatea nationala ramane importanta.
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.ГБ: Безусловно, национальное единство продолжает оставаться очень важным.
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.ГБ: Е, разбира се, националната идентичност остава важна.
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.גורדון בראון: ובכן, כמובן שזהות לאומית היא עדיין חשובה.
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.غوردن: حسناً، بالطبع تظل الهوية الوطنية مهمة.
Elbette ulusal kimlik önemini koruyor.でも それでグローバルな責任を 犠牲にするべきではない
Eversmann'ın Dördüncü Mangası Wolcott'un enkazının çevresini koruyor.DiTomasso er i den nærliggende bygning.
Eversmann'ın Dördüncü Mangası Wolcott'un enkazının çevresini koruyor. DiTomasso yan binada.Enote Chuck 4 so postavile začasno varovanje tu okoli mesta padca.
Eversmann'ın Dördüncü Mangası Wolcott'un enkazının çevresini koruyor.El Pelotón de Eversmann estableció un perímetro alrededor del sitio de caída.
Eversmann'ın Dördüncü Mangası Wolcott'un enkazının çevresini koruyor.Eversmannův 4-oddíl se opevnil okolo vraku tady,
Eversmann'ın Dördüncü Mangası Wolcott'un enkazının çevresini koruyor.O Eversmann estabeIeceu um perímetro á voIta do IocaI da queda do WoIcott.
Eversmann'ın Dördüncü Mangası Wolcott'un enkazının çevresini koruyor.Plutonul lui Eversman a creat un perimetru în jurul locului accidentului lui Wolcott, aici,
Eversmann'ın Dördüncü Mangası Wolcott'un enkazının çevresini koruyor.Η Διμοιρία 4 του Εβερσμαν έστησε άμυνα στη συντριβή Γουολκότ.
Eversmann'ın Dördüncü Mangası Wolcott'un enkazının çevresini koruyor.Група 4 на Евърсмън е отцепила района около катастрофата на Уилкот, ето тук.
Eversmann'ın Dördüncü Mangası Wolcott'un enkazının çevresini koruyor.כיתה 4 של אוורסמן אבטחה שטח .סביב אתר ההתרסקות של וולקוט
Eversmann'ın Dördüncü Mangası Wolcott'un enkazının çevresini koruyor.إنتظر!
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.Eles também preservam artefactos para a posteridade.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.Họ cũng bảo tồn các vật tạo tác cho thế hệ mai sau
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.Ils doivent protéger les artefacts pour la postérité.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.Inoltre, conservano i reperti per i posteri.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.만약 코드를 구할 수 없으면
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.Meg is őrzik tárgyaikat az utókor számára.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.Sie bewahren auch Artefakte für die Nachwelt.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.También conservan artefactos para la posteridad.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.Ze bewaren voorwerpen voor het nageslacht.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.Διαφυλάττουν τα αντικείμενα για τις επόμενες γενιές.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.Вони також зберігають артефакти для нащадків.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.Они также сохраняют артефакты для потомства.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.הם גם משמרים את הפריטים למען הדורות הבאים.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.كما تحافظ على القطع الأثرية للأجيال القادمة.
Gelecek nesiller için eserleri de koruyorlar.ただし ビデオゲームのメーカーは
Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.인더스 문명은 아직도 침묵을 지키고 있습니다.
Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.Men Induskulturen är fortfarande tyst.
Gelgelelim İndus Uygarlığı suskunluğunu koruyor.אבל תרבות האינדוס נותרה שקטה.